X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Milletçe alkışlıyoruz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Milletçe alkışlıyoruz

  • Giriş Tarihi: 20.4.2015
Milletçe alkışlıyoruz
Milletçe alkışlıyoruz

7 Haziran Genel Seçimi için 'Milletçe alkışlıyoruz' sloganını seçen CHP'nin, 'daki 5 yıllık Mustafa Akaydın yönetiminin karnesi, Antalyalılara 'Pardon neyi alkışlıyoruz' dedirtiyor

Büyükşehir Belediyesi'nde Mustafa Akaydın yönetiminde geçen 5 yılda yaşanan tablo, CHP'nin yerel yönetim karnesini ortaya koyuyor. Hal böyle olunca CHP'nin 7 Haziran Genel Seçimleri için seçtiği 'Milletçe alkışlıyoruz' sloganı, Antalyalılar için kötü bir şaka olmaktan ileri gidemiyor. 5 yılda yerel yönetim yetersizliği nedeniyle adeta 15 yıl geriye giden Antalya'da vatandaş, "Pardon ama neyi alkışlıyoruz" diyor.

HOCA KİME ŞİFA OLDU

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2014 yerel seçimleri öncesinde "Bütün Antalya'ya belediye başkanı olarak şifa dağıtacak" sözleriyle Büyükşehir Belediyesi'nin CHP'li eski Başkanı Mustafa Akaydın'a destek vermişti. Ancak Sayıştay raporları 2009-2014 döneminde Hoca'nın kime şifa olduğunu ortaya koydu.

100 YIL FATURASI AĞIR

Sadece 100'üncü Yıl Projesi'nin iptalinin faturası bile belediyeye ağır oldu. 100'üncü Yıl projesinin iptali için açılan davada mahkeme planının bütününü değil 'blok boyu ve derinliği aranmaz' şeklindeki plan notunu iptal etmesine rağmen Akaydın yönetimi bu mahkeme kararlarına gerekçe teşkil eden düzenlemeyi değiştirmek yerine, alt ölçekli planları belediye meclis kararları ile iptal etmişti. İptalle ilgili davalar devam ederken, belediyenin kasasından şimdiye kadar 11 milyon ihale bedeli yanında, faiz ve inkar tazminatıyla birlikte 27 milyon 85 bin lira çıktı bile. Belediyeden talep edilen toplam tazminat bedeli ise 277 milyon seviyesinde.

'HOCA BİZİ KANDIRDI'
Akaydın döneminde iptal edilen 33 bin kişilik stat inşaatını kapsayan 100'üncü Yıl Projesi nedeniyle Sayıştay, temyiz yolu açık olmak üzere 2010 yılında 4 milyon 960 bin 643, 2011 yılında 558 bin 119 TL ve son olarak da 354 bin 965 TL kamu zararı tespit etti. Sayıştay, zararın imar değişikliğini onaylayan meclis üyelerinden müşterek tahsiline hükmederken, bu durum CHP'li meclis üyelerinin 'Hoca bizi kandırdı' isyanına neden oldu.

İHALELERDE VURGUN
Akaydın'ın verdiği zarar 100. Yıl'la da sınırlı kalmadı. Belediye'de yapılan ihaleler birden 4-5 kat fiyatla bitmeye başladı. Akaydın döneminde, belediye seralarında üretilen çiçekle yüzde 70 tasarruf sağladıkları söyleminin doğru olmadığı ortaya çıkmıştı. Akaydın öncesi park ve bahçelerin bakımının 5.1 milyon liralık ihale ile yapıldığı ifade edilirken, Akaydın'ın gelmesinden sonra ise çiçek işinin 20.3 milyon liraya ihale edildiği anlaşılmıştı. Menderes Türel'in yeniden seçilmesi ile ihalelerdeki vurgunun boyutu da daha net ortaya çıktı. Büyükşehir yeni dönemde, sadece otomobil kiralama işinden Akaydın'ın son yılına göre yüzde 53 kar etti. 2014'te kiralanan araçlar için 3.7 milyon ödenirken, 2015'te ise 1.8 milyon lira ödendi.

SOSYAL TESİS Mİ HANIMIN ÇİFTLİĞİ Mİ

Akaydın dönemindeki pek çok kötü yönetim modeli de Türel'in tekrar seçilmesi ile ortaya çıkmıştı. Bunlardan biri de Antalya Engelli ve Engelli Yakınları Sosyal Tesisi ve Uygulama Merkezi'nin Akaydın döneminde tam anlamıyla çiftlik haline geldiğinin anlaşılmasıydı. Çalışanlar ve velilerin katkıları ile hazırlanan raporda okulun, Mustafa Akaydın'ın eşi Günseli Akaydın tarafından kişiye özel bir kurum haline getirildiği anlatıldı.

PERSONEL SAVURGANLIĞI

Akaydın dönemiyle ilgili ortaya çıkan bir başka gerçek de gereksiz yere 4 bin kişinin işe alınmış olmasıydı. CHP'li Büyükşehir Belediyesi yönetiminin 5 yılda bu personele 470 milyon lira aktardığı tespit edildi. Söz konusu para ile Antalya'ya 80 yeni kavşak yapılabileceği vurgulandı. Gereksiz personel alımlarının bir başka yönü de müfettiş raporlarına yansıdı. Akaydın döneminde daire başkanlarına ikişer sekreter atandığı ve ayrıca hiçbir iş yapmayan bankamatik memurları yaratıldığı da ortaya çıkmıştı.

LİMANDA ÇÜRÜTTÜ

Akaydın yönetiminin bir başka marifeti de Belediye'ye ait deniz otobüslerini limanda çürümeye terk etmesiydi. Akaydın'ın Akdeniz'de çalışmayacağını öne sürdüğü deniz otobüslerini Menderes Türel göreve gelir gelmez sefere koydu ve doğru fiyat politikası ile Antalya-Kemer arasında sezon süresince rekor sayıda yolcu taşındı.

KÖPRÜLER YAPILMADI YOLLAR KİLİTLENDİ
CHP'li Akaydın yönetiminin merkezi yönetim tarafından yapılacak köprülü kavşaklara izin vermemesi ve kendi yapması gereken kavşakları da yapmaması bir başka marifeti olmuştu. Akaydın döneminde Antalya'da yaşanan trafik felakati sık sık gazete manşetlerine yansımıştı. Türel'in göreve gelir gelmez başlattığı kavşak inşaatları, Akaydın döneminde başlatılmış olsaydı Antalya bugün yaşadığı sıkıntıları çoktan aşmış olacaktı.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.