X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Aziz SERÇE: Şehir otelinde iftar…
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Aziz SERÇE: Şehir otelinde iftar…

  • Giriş Tarihi: 27.6.2015
Aziz SERÇE: Şehir otelinde iftar…
Aziz SERÇE: Şehir otelinde iftar…

Ramazan ayında görüldüğü üzere, yazılı, görsel medyada, sosyal paylaşım sitelerinde yer alan haberlerde en az inanç ve manevi boyutu kadar yeme içme meseleleri de yer alır. Yeme içme şeklinden, nerede yenileceğinden, nasıl yenileceğinden, ne yeneceğinden tutun da verilen iftar davetlerine kadar renkli, ilginç, tartışmalı, sosyolojik ve dini boyutları içe- ren haberleri görmek mümkün. Ancak sanırım yorumlarda bazen kantarın topuzu kaçırılabiliyor. Yapılan değerlendirmelerin, yorumların kimisi iftarın yapıldığı yere göre, kimisi davetlilere göre, kimisi amacına göre farklı bakış açılarına göre yapılabiliyor.
Özellikle beş yıldızlı otellerde yapılan iftarlar çoğu zaman haksız eleştirilerin hedefi haline gelebiliyor. Oysa ki herhangi bir otelde yapılan bir organizasyonda; düğün, nişan, toplantıda olduğu gibi iftar yemeğinde de verilecek yemeğin içeriğini ve bütçesini daveti veren belirler.
O daveti verenlerin kendi yaşam alanlarındaki organizasyonları (düğünü, nişanı, toplantısı) için yaptıkları harcamalara paralel bir harcama olur. Bizim dışarıdan eğlencesi ve inancı için harcadığı para için olumlu veya olumsuz bir değerlendirmede bulunmamız, çok objektif olmaz gibi geliyor bana... Özellikle de bu yorumlardan sonra daveti verenden çok o oteller kurumlar zarar görüyorsa… Aslında özellikle şehir otelleri mahallemizin bakkalı, manavı, kasabı gibi şehrimizin restoranı rolünü üstlenmiş durumda.
Orada konaklamak gerekmiyor.
Restoranlarında bireysel ya da gruplara, özel günlerde, Ramazan'da şehir sakinlerine iftar, diğer günlerde kahvaltı, akşam yemeği vs. hizmeti veriyorlar.
Bana göre şehir otellerine hak ettikleri değeri vermek, onlara şans vermek ve onlara haksızlık etmemek gerekiyor.
Bütün bu düşünceler doğrultusunda ben de bu hafta iftar menüsünü görmek ve tatmak için, The Marmara'yı ziyaret ettim.
Yaklaşık on yıldır tanıdığım Yiyecek İçecek Müdürü Serhat ve ödüllü şef Kerim'e misafir oldum. İftar menülerinde Osmanlı mutfağı ve Anadolu geleneklerine uygun yemeklere yer vermişler. İftariyelikler, kendi imalatları baharatlı ve çapata ekmeği; zencefilli, tarçınlı, erikli Osmanlı şerbeti bu yemeğe yakışır bir içecek seçeneği ile masada hazır bekliyor. Hatay'dan ev yapımı tarhanadan yapılmış tadı, kıvamı tam yerinde sıcak çorba gayet güzel… Çorbadan sonra el yapımı mantı evdeymiş hissi vermeye devam ediyor. Serhat'ın güzel ifadesi ile annemizin yaptığı gibi kaşık salata, tadı görüntüsü ile bu deyimi hak ediyor. Osmanlı mutfağı olunca hünkar beğendisiz olmuyor elbette.
Beğendisi ve etleri ayrı ayrı ve bütün olarak sunumu ile birlikte görülmeye ve tatmaya değer. Yine ayrı bir seçenek olabilecek, güzel sunumu ile adına yakışır kıvamı, sosu ve tadı ile fırında kuzu tandırı da beğendim. Ramazanın olmazsa olmazı güllaç ve ekmek kadayıfı ile güzel bir final iftar menüsünü tamamlıyor.
Kurumsal ve kendini kanıtlamış olan The Marmara'da tedarikçilerin bile denetlendiğini, gıda güvenliğine çok önem verildiğini duymak; kendisini kanıtlamış güvenilir tedarikçilerle çalışılıyor olması, kalite, hijyen ve gıda güvenliği ile ilgili tereddüt yaşamadan yemek yemek büyük bir keyif ve rahatlığı sunuyor.
The Marmara isminin verdiği güven, deneyimli, işine hakim Serhat, ödüllü aşçısı Kerim ve ekibinin hazırladığı iftar menüsü ile Ramazan da şehir otelinin sunabileceği kaliteyi, lezzeti, güveni fiyat kalite dengesi açısından uygun, rahatlıkla ulaşabilir, keyifli iftarlar yapabileceğini düşünüyorum.
İyi Ramazanlar…

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.