X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yaban hayatı koruma Antalya'ya değer kattı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yaban hayatı koruma Antalya'ya değer kattı

  • Giriş Tarihi: 8.2.2016
Yaban hayatı koruma Antalya'ya değer kattı
Yaban hayatı koruma Antalya'ya değer kattı

Antalya'nın sahip olduğu ender güzelliklerden birisi de kent merkezine 18 kilometre uzaklıkta bulunan Düzlerçamı denilen bölgede 1966 yılında kurulmuş olan alageyikleri koruma alanıdır

Son yıllarda nüfus artışı ve hızlı sanayileşme ile yaşanan bir takım olumsuz koşullar, dünya genelinde memeli türlerden bazılarının neslinin azalmasına veya yok olmasına yol açtı. Nesli önemli ölçüde tükenme tehdidi altında bulunan alageyikler, Türkiye'de doğal yaşam alanı olarak yalnızca Antalya Düzlerçamı bölgesinde yaşamaktadır. Alageyik ve dağ keçilerinin neslinin korunmasına yönelik kurulmuş Düzlerçamı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası, alageyiklerin dünyada doğal olarak yaşadığı tek alandır. Saha, bu iki ana türün yanında domuz, tavşan, tilki, sansar, karakulak ve keklik varlığına sahiptir. Özellikle dağ keçisi ve alageyik gibi türlerin kolaylıkla izlenebildiği Düzlerçamı sahası, her yıl çok sayıda yerli yabancı ziyaretçi tarafından gezilmektedir.

NASIL BAŞLADI?

Düzlerçamı'nda 1966 yılında, 14 bin 500 hektar üzerinde, kuruluşu planlanarak 1974 yılında faaliyete geçirilen alageyik üretme istasyonunda, nesilleri gittikçe azalan av hayvanlarımızdan alageyik ve dağ keçisinin sayılarını arttırmak ve ilerde av turizmine arz edilmek gayesiyle korunmaya alınmıştı. 1966 yılında 7 alageyik ve 200 dağ keçisi ile korunmaya başlayan bu saha; iyi ve etkin bir korunma yapılmasıyla 1981 yılında 450 alageyik ve 4 bin adet dağ keçisi sayısına ulaşmıştı. Sayıları normal düzeye çıkan dağ keçisi yaşam ortamına zarar verecek ve salgın hastalıklara karşı hassas duruma gelmesi dolayısıyla, 1981 yılından itibaren Düzlerçamı Bölgesi, belirlenen aylar içinde her yıl av turizmine sunulmuştu. Yetkililerin verdiği bilgiye göre; zamanla hayvan sayısının artması, uzun yıllar yoğun kullanım sonucunda doğal besin maddesinin kalmayışı ve alan darlığı gibi nedenlerle, mevcut 64 adet alageyik, 2003 yılında doğal yaşama ortamı içinde seçilen yeni alana taşınmıştır. Doğal ortam özelliklerini taşıyan 430 hektarlık yeni üretme istasyonunda, iyileştirme çalışmaları ve yazın yem desteği yapılarak taşıma kapasitesinin 100 alageyik olarak sınırlandırılması uygun görülüyor. Sayının artması halinde fazla hayvanların, doğaya salınması ya da önceden yaşadığı bilinen diğer bölgelere dağıtımı yapılıyor.

SON ÇALIŞMALAR

1999-2000 yıllarında, üretme istasyonu içerisinde, alageyik sayısının istasyonda taşıma kapasitesinin üzerine çıkması ve doğal besin bitkilerinin azalması ile birlikte, stres ve kolay hastalanma gibi sorunlar baş gösterdi.. Çevre ve Orman Bakanlığı'nca yürütülen bir proje çerçevesinde; beslenme çeşitliliği ve yoğunluğu açısından daha zengin olan Düzlerçamı Eşenadası bölgesi, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nce, Eşenadası Alageyik Üretme İstasyonu olarak 15 Temmuz 2002 tarihinde kuruldu. 521 hektar alana kurulan istasyon alanının ilk etapta 430 hektarlık bölümü kafesli tel ile çevrildi ve eski istasyonda bulunan 64 adet alageyik 6 Kasım 2003 tarihinde yeni istasyona başarılı bir şekilde taşındı. İstasyon içerisinde bulunan 4 adet açıklığa, her yıl, fiy, yonca gibi besin bitkileri ekilerek, Alageyiklerin beslenmesine katkıda bulunuluyor.

BUGÜNKÜ DURUM

Antalya bölgesinde farklı büyüklüklerde ve büyük bir çoğunluğu yaban keçisinin yaşam alanı olan toplam 8 adet yaban hayatı geliştirme sahası bulunuyor. Bunlardan Düzlerçamı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası diğer sahalardan farklı olarak Alageyik türünün yaşama alanıdır. Düzlerçamı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası'nda 2002 yılında tescili yapılan 521 hektar büyüklüğünde, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Antalya Şube Müdürlüğü'nden aldığım bilgiye göre bugün Alageyik üretme istasyonunun telle çevrilmiş alanı içerisinde 89 adet alageyik var. Alageyikler gece beslenip, gündüzleri dinlenirler. Yaz aylarında su ve bitki bulabilecekleri, yüksek noktalara giderler. Saha, alageyik türünün beslenmesine oldukça uygun, maki elemanları açısından zengin, Güver ve Mecine kanyonları ile Gürkavak Pınarları'nda yaban hayvanlarına yetecek kadar su mevcuttur. Sahanın yerleşim yerlerine yakınlığı nedeniyle; kaçak avın önlenmesi için yerel halkın bilinçlendirilmesi yönünde çalışmalar yapılmaktadır.

ANSİKLOPEDİK BİLGİ: ALAGEYİK
Alageyikler (Dama dama) sakin sık, çevresinde yer yer açıklıklar ile çalılar bulunan ormanlarda bir arada yaşar. Fakat tabiatta daha çok küçük sürüler halinde dolaşır, gündüzleri de sık çalıların arasında gizlenirler. Alageyik'in dallı boynuzları enli ve yassıdır, uçlarında da bir elin parmakları gibi açılmış dişler bulunur. Bu geyiğin rengi yazın beyaz lekelerle süslü açık sarımsı kahve, kışın ise grimsidir. Bütün hayvanın siyahımsı kahverengi olduğu zamanlar da vardır. İri bir erkek alageyik omuz hizasında 90 santim boyunda ve 100 kilo ağırlığındadır. Dişi geyikler ise 130- 150 santim uzunluğunda, 75-85 santim omuz boyunda ve 30-50 kilo ağırlığındadır. Çiftleşme ekim ayındadır ve bir ay kadar sürer. Bu devrede alageyiğin derin homurtular veya havlamalardan meydana gelen çiftleşme çağırışı 3 - 3.5 kilometre uzaklıktan duyulabilir. Geyik, bağırdığı zaman boynunu ileri uzatır, normalden daha aşağı eğik başını da birden yukarı atar. Tek yavru haziranda dünyaya gelir. Doğduklarında 30 santim boyunda ve 4,5 kilo ağırlığında olur. Tek yavru haziranda dünyaya gelir. İkizler enderdir. Dişi alageyik yavrusuyla pek fazla ilgilenmez. Bir tehlike karşısında onu ya yanına alır, ya da çalıların arasına gizledikten sonra bir daha arkasına bakmadan kaçar. Yaşam süreleri 12 yıl kadardır.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.