X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Antalya polisinden teröre büyük darbe
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Antalya polisinden teröre büyük darbe

  • Giriş Tarihi: 20.5.2016
Antalya polisinden teröre büyük darbe
Antalya polisinden teröre büyük darbe

Antalya polisinin operasyonuyla yakalanan zanlılar hakim karşısına çıktı. Operasyonla, DAEŞ’in ABD’nin Konsolosluğu’na bombalı saldırısının önlendiği ortaya çıktı

Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü ekiplerince Aralık ve Ocak ayında Antalya, Mardin, ve Osmaniye'de DAEŞ'e yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 9'u tutuklu 10 sanığın yargılanmasına başlandı. Davada biri uyruklu 10 sanığa yöneltilen suçlamalar arasında en dikkat çekeni ABD'nin Adana Konsolosluğu'na sansasyonel bir bombalı saldırı hazırlığında bulunmak oldu.

DOSYA BİRLEŞTİRİLDİ
DAEŞ'e eleman temin etmek ve terör örgütünün hedefleri doğrultusunda sansasyonel eylemlerde bulunmak amacıyla ABD Konsolosluğu'na bombalı saldırı hazırlığında bulundukları iddiasıyla haklarında 15 yıldan 36 yıla kadar ağır hapis cezası istenen sanıkların Antalya 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanması başladı. Davada, 21 Ocak 2016 tarihinde Osmaniye ve Adana'da gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alınarak Antalya'ya getirilen ve tutuklanan Muştak Batan, Yunus Karakoç, Selahattin Bulandı, İbrahim Gök, Nureddin Algan, Harun Uygur, Ömer Yiğit ile uyruklu Abdülkader Alaboud'un 25 Aralık 2015 tarihinde Mardin'de yakalanıp tutuklanan Emrullah Oğuz ve Emin Can Özdemir'le irtibatlı olduklarının tespit edilmesi üzerine iki dosya birleştirildi. Böylece sanık sayısı sayısı 10'a çıktı.

BOMBALI EYLEM
Suriye uyruklu tutuklu sanık Abdulkader Alaboud duruşmada yaptığı savunmada kendisinin geçmişte Suriye ordusunda görev yaptığını, ardından da Özgür Suriye Ordusu'na katıldığını söyledi. Tercüman eşliğinde verdiği ifadesinde dosyadaki askeri üniformalı fotoğrafların da DAEŞ saflarındayken değil Özgür Suriye Ordusu saflarındayken çekildiğini ileri süren Alaboud, kendisinin Adana'da ABD Konsolosluğu'na bombalı saldırı düzenleme konusunda telefonla görüştüğü Abdürrezzak isimli birinden para talep ettiğini bildirdi. Amacının, bombalı saldırı için para alıp Avrupa'ya kaçmak olduğunu ileri süren Alaboud, "Ben bunu para için söyledim. Bu bir oyundu. Benim hedefim parayı alıp gitmekti. Ben davanın sanıklarından sadece Ömer Yiğit'i Facebook'tan tanıyorum. Ben Özgür Suriye Ordusu'ndan sonra Türkiye'ye geldim. Türkiye'de hiçbir eyleme katılmadım" dedi. Davada örgüt yöneticisi olmakla suçlanan Ömer Yiğit ise kendisinin DAEŞ'li değil üniversite öğrencisi olduğunu söyledi. Yiğit Bartın'da üniversitede eğitim görürken tatil için gittiği Adana'da gözaltına alındığını ifade etti. Sanıklardan Selahattin Bolandı da diğer sanıklardan bazılarıyla ABD'nin Adana Konsolosluğu'na saldırı eylemi hazırlığında bulunduğuna dair iddiaları kabul etmedi. Bolandı Expo 2016'nın inşaatında da çalıştığını bildirdi. Ağzından ABD Konsolosluğu diye hiç laf çıkmadığı halde böyle bir suçlamayla karşılaştığını iddia eden Bolandı diğer sanıklarla da iş görüşmeleri yaptığını söyledi.

'PAPA'LI SAVUNMA
Sanıklardan Emrullah Oğuz ile Emin Can Özdemir duruşmaya Malatya cezaevinden SEGBİS üzerinden katıldı. Kendisinin Mardin'de ağaç budamaya giderken arazi kavgası yüzünden muhtarın şikayeti üzerine DAEŞ üyesi olduğu iddiasıyla yakalanıp tutuklandığını, belirten Emrullah Oğuz, suçlamaları kabul etmedi. Fransa'daki bombalı saldırıyla ilgili sevinç duymasına iddianamede yer verildiğini anlatan Oğuz, "Birçok insan bundan sevinç duydu. Papa da bununla ilgili değerlendirmede bulundu. Papa'da mı DAEŞ'çi oldu" dedi. Diğer sanıklar da suçlamaları kabul etmeyip tahliye talebinde bulundu. Mahkeme duruşmayı 14 Haziran tarihine erteledi.