X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Fecir ALPTEKİN: Oscar amca katarsisi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Fecir ALPTEKİN: Oscar amca katarsisi

  • Giriş Tarihi: 26.1.2013

Benim hayatta hiç hakiki amcam olmadı… Bildiğim tek amca Amerikan sinemasının alametifarikası Oscar amca!
Evet bu yılın Oscar adayları geçen hafta açıklandı ve ödüller her zamanki gibi görkemli bir törenle 24 Şubat'ta sahiplerini bulacak. Ben de bu vesileyle küçük Oscar notlarım ve duygularımı aktarmak istedim sizlere:
* Oscar'a "amca" deyişimiz boşuna değil… "Oscar amca" tabiri, Amerikan Film Akademisi'nin kütüphanecisi ve eski yöneticisi Margaret Herrick'in ödül heykelciğini Oscar amcasına benzetmesi ve bunun bir gazetecinin kulağına çalınmasıyla başlamış dillerden dillere dolaşmaya… Ve 1934'te Katharine Hepburn'un ödülü kazanmasıyla ilgili gazete haberinde ilk kez yazılı olarak "Oscar Amca" ifadesi kullanılmış; 1939'da da Akademi tarafından ödül ismi resmen "Oscar" olarak kabul edilmiş…
* Oscar törenleri 1972'de ilk kez televizyondan canlı yayınlanmış.
* Tören bugüne dek üç kez ertelenmiş: 1938'de Los Angeles'ta meydana gelen sel felaketi, 1968'de suikasta kurban giden Martin Luther King'in cenazesi ve 1981'de ABD Başkanı Ronald Reagan'a suikast girişimi nedeniyle…
* Evet, biliyorum Oscar da tıpkı bizim Eurovision şarkı yarışmalarımız gibi siyasi ya da popülist yaklaşımlarıyla çok tartışılan bir ödüllendirme… Ama yine de tıpkı Eurovision gibi, alışmışız ve sevmişiz bir kere… Hatta artık törenlerin bizden de canlı yayınlanıyor olmasıyla, tam bir seyirlik eğlence! Hem şovlar müthiş hem heyecan var; mesela sabaha kadar kendi Oscar totonuzu oynayarak, yanına da yiyecek içek takviyesiyle süper bir ev aktivitesi yaratabilirsiniz… Ama bence en önemlisi- ki bunu bir sinema aşığı olarak söylerken tüm sinemaseverlerin de aslında siyasi vs eleştirilerine rağmen olaydan aynı noktada keyif aldıklarını düşünüyorum- çok sevdiğiniz, saydığınız, hayranlık duyduğunuz sinema insanlarını filmde izlemenin ya da dergide okumanın ötesinde onlarla "şimdi"yi paylaşabiliyor, aynı "anda" buluşabiliyorsunuz…
* Ve tabii Oscar konuşmaları da çok önemli… Sevdiğiniz sinemacıların hem doğal halini görmek hem de her biri başlı başına şova dönüşen teşekkür mesajlarına tanık olmak… İnsanız, katarsis yumuşak karnımız! Zevk alıyoruz… Annesine teşekkür edeniyle, fakir geçmişinden bahsedeniyle, ödülünü ezilmişlere adayanıyla özdeşlik kurup yine beraber duygulanıyoruz… Yani kim bilir, o gece Oscar'ı aynı zamanda biz de alıyor ya da en azından bir şeyleri başarıp yumruğumuzu havaya kaldırma ve kürsüden haykırma duygusunu biz de yaşıyoruz belki de…

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.