Hüseyin KOCABIYIK: Ankara'nın yeni silüeti

Giriş Tarihi: 19.3.2013
Çocukluk ve gençlik çağlarımızdan biliyoruz… Ankara'ya doğu, batı, güney, kuzey yönünden baktığınız vakit Kızılay'daki Gökdelen'i görürdünüz. Gökdelen… Bize bulutları delip geçen bir bina gibi görünürdü. Seksenli yıllarda "Atakule" girdi hayatımıza. Değişim dönemini haber veren bir işaretti sanki.

***

Ancak hayat öyle hızlı akıyor… Değişim çarkları öyle hızlı dönüyor ki… Gözlerimizle takip etmekte zorlanıyor etrafımızdaki fiziki gelişmeleri. Kızılay'daki "Gökdelen" Ankara'nın göbeğinde lüzumsuz bir yapıya dönüşmüş. "Atakule" işlevsiz, sembol özelliğini kaybetmiş bir beton yığını. Çünkü Ankara'ya silüet kazandıran devasa bir imar ve inşa faaliyeti sürüyor.

***

İşin gerçeği şu: Ankara'nın İstanbul gibi, İzmir gibi, Konya ve Mardin gibi bir silüeti yoktu. Bugün Başkent metropollere özgü bir siluetin sahibi oluyor. Eskişehir Yolu'ndan, yani batı yakasından baktığız vakit göğe tırmanan yapılarıyla bir büyük şehir görüyorsunuz. Batıdan baktığınız zaman aynı yapıların Ankara'yı bir hilal gibi kuşattığının farkına varıyorsunuz. Aslında hangi yönden bakarsanız bakın, Ankara'nın artık bir silueti olduğunu görüyorsunuz. Şehir tarihçileri muhtemelen iki binli yıllarda Ankara'nın yeni silüetini not düşecekler.
ARKADAŞINA GÖNDER
Hüseyin KOCABIYIK: Ankara'nın yeni silüeti
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz