X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ankara, bizim için çok özel
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ankara, bizim için çok özel

  • Giriş Tarihi: 19.5.2013

Kazakistan Sefiresi Janna Yensebayeva için Ankara'nın yeri ve önemi başka çünkü oğlu Eldan'ı yıllar önce burada dünyaya getirdi

"Kardeş ülke" Kazakistan'ın Büyükelçisi Canseyit Tüymebayev'in eşi Janna Yensebayeva ile Or-an'daki rezidansta bir aradayız. İlk kez bir sefire ile karşılıklı Türkçe konuşuyoruz. Kültürlerin, dilin benzerliği hemen kendini gösteriyor. 2.5 yıldır Türkiye'de olan Sefire Yensebayeva, buraya hiç yabancı değil. İlk kez 1993'te Ankara'ya adımını atan Sefire için buranın yeri ve önemi çok başka zira kızı Eldana henüz 3 yaşındayken oğlu Elnar, Başkent'te dünyaya gelmiş ve hatta üniversite eğitimini Bilkent'te almış.

OĞLUMUN MEMLEKETİ
"Oğlumun memleketi Ankara" diyen Sefire, 1990'lı yıllarda gördüğü Ankara ile şimdiki arasındaki farkı "inanılmaz" buluyor. Ankara halkını da çok sevdiğini dile getiren Sefire, kentle ilgili tek sorunun ise sokak hayvanları olduğunu anlatıyor. Eşiyle birlikte yürüyüş yapmayı sevdiğini belirten Sefire, "Vali'ye mektup yazdık ama kimse bir şey yapmadı. Yürüyüşü seviyoruz ama köpeklerden korkuyoruz" diyor.

SANAT YÜKSEK KALİTEDE
Kendisi Doğu Bilimleri Uzmanı olan Sefire Janna Yensebayeva, Kazakistan'da bir sanat galerisine sahip. Türkiye'de ise sanat galerilerini takip ediyor, Cern Modern'i çok beğeniyor, Türk sanatlarının yüksek kalitede olduğunu ifade ediyor. Kazak Sefire Yensebayeva'nın Ankara ve Türkiye'ye ilişkin düşünceleri, neler hissettiği keyifli sohbetimizle ortaya çıkıyor…

Değişimler inanılmaz
İki ülke arasındaki benzerlikler neler sizce?
Çok benzerlikler var gerçekten. Türkiye tam ortada, Avrasya'da. Biz de kendimizi öyle hissediyoruz, Avrupa'da ve aynı zamanda Asya'da, bundan dolayı çok yakınız.
1990'lı yıllarda gördüğünüz Ankara ile şimdiki arasındaki ne gibi farklar gördünüz?
Çok şaşırdım. Nüfus 1 milyondu şimdi 5 milyon, inanılmaz büyümüş. Kent daha iyiye gitmiş, o zaman sadece Atakule, Beğendik vardı ve biz hep oraya gidiyorduk. Sinemaya sadece Kızılay'a gidiyorduk. Kennedy Caddesi'nde oturuyorduk ve Eldana 3 yaşındaydı, Kuğulu Park'a gidiyorduk, park o zaman büyüktü. Ankara'ya daha sonra eşim Kazakistan'da Eğitim Bakanı iken resmi ziyaret için gelmiştik ve Kuğulu Park'a gittiğimizde küçüldüğünü gördük.
O dönemde şehir merkezinde yaşamışsınız… Peki, Ankara'nın diğer ilçelerini hem o zaman hem de yakınlarda gezdiniz mi?
Tabii… O dönemlerde piknik alanlarına çok giderdik. 'Kendin pişir kendi ye' yerleri vardı. Şimdi gidemiyoruz çocuklar yok zaten. Genel anlamda Ankara'yı beğeniyorum. Astana'ya benziyor. Kayak için geçen yıl Elmadağ'a gittik. Türkiye'de arabayla gezmek kolay, şehirler birbirine yakın.

Anıtkabir, Atatürk'e layık bir anıt mezar
Ankara'da en çok nereleri seviyorsunuz?
Samimiyetle söylüyorum ki Ankara'yı ve halkını çok seviyorum. Hem görevimiz icabıyla devlet yönetiminin yanı sıra şehrin halkıyla da iç içe olmaya çalışıyoruz. Bir diğer sebebi ise Elnar'ın Ankara'da doğması. Oğlumun memleketi Ankara olduğundan ailemiz için bu şehrin özel bir önemi var. Ankara'da beğendiğimiz birçok yer var, bunların başında şüphesiz Anıtkabir geliyor. Anıtkabir, Türkiye ve Türk dünyasında önemle anılan Atatürk'e layık bir anıt mezar. Ailemle burayı ziyaret ediyorum ve Kazakistan'dan gelen konuklarımız da burayı görüyor. Beğenerek gittiğim diğer yerler ise Ankara Kalesi ve Atatürk Orman Çiftliği. Bunlar sadece Ankara'nın değil, Türkiye'nin önemli yerleri. Ama Ankara'nın hazinesi Ankaralılar'dır.
Çocuklarınız Ankara'da yaşamak ister mi? Öyle bir istekleri olursa siz ne düşünürsünüz?
Hiç konuşmadık, bilmiyorum ama Ankara'yı seviyorlar.
Bu şehri İstanbul'a göre 'soğuk' bulanlar var… Sizce nasıl?
İstanbul'u seviyorum. Eşim orada konsolos olarak çalıştı ve ben oradayken çok gezdim. Burası gezmek için çok zor. Ormana yürüyüşe bile gitmekte zorlanıyoruz. Köpekler var, yürüyüş yapamıyoruz. Vali'ye mektup yazdık ama kimse bir şey yapmadı. Yürüyüşü seviyoruz ama köpeklerden korkuyoruz.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.