X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Savaş uçağından okul sıralarına
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Savaş uçağından okul sıralarına

  • Giriş Tarihi: 23.5.2013

68 yaşındaki Kıbrıs Gazisi pilot Mehmet Yılmaz Pekkaya, içindeki eğitim aşkıyla memleketinden ayrılıp Ankara'da üniversite okumaya başladı

Kıbrıs Muharip Gazisi, Emekli Hava Pilot Kurmay Yarbay Mehmet Yılmaz Pekkaya, 68 yaşından sonra yeniden okul sıralarına döndü. Yorucu bir meslek hayatının sonunda emeklilik günlerinin tadını çıkarmak varken, içindeki eğitim aşkıyla çok sevdiği eşini ve bahçesini kilometrelerce uzakta bırakarak Ankara'da bir öğrenci yurdunda kalmaya başlayan Pekkaya, şimdi Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 1. sınıfında okuyor. Lise eğitiminden sonra kazandığı fakat maddi imkansızlıklardan dolayı devam edemediği İlahiyat Fakültesi'nin içinde hep bir ukde olarak kaldığını söyleyen Pekkaya, "Allah kısmet etti, ömrümüz vefa etti, 68 yaşında geldik, okuyoruz" dedi.

F84 VE F100'LERİ UÇURDU

1968 yılında pilot teğmen olarak memleketi Malatya'daki Erhaç Havaalanı'na atanan Pekkaya, F84 ve F100 savaş uçaklarında pilotluk yaptı. Beş yıl sonra Konya'da öğretmen pilot olarak görev yapmaya başlayan Pekkaya, kurmay rütbesini de bu dönemde aldı. 1974 yılında Kıbrıs Barış Harekatı'na da Konya'dan katılan Pekkaya, beraberinde bulunan üç uçakla toplam 7 sorti yaptı ve Kıbrıs Gazisi oldu. F16 uçaklarının harekat planlarını hazırladı ama ABD'de gerçekleştirilen F16 eğitimlerine katılacak personel listesinden ismi son anda silindiği için bu uçakların uçuşlarına hiç katılamadı. Pekkaya daha sonra Hava Kuvvetleri'nden emekli olarak 10 yıl kadar özel havayollarında çalıştı.

HEP OKUYUP YAZIYOR

57 yaşında Malatya'daki evine dönen Pekkaya, askerliği süresince komutanlarının "Sen hiç aramıza katılmıyorsun. Ya namaz kılıyorsun ya kitap okuyorsun" uyarılarını dikkate almadan sürdürdüğü okuma ve yazma alışkanlığını burada da bırakmadı. Şiir ve denemelerini kitap haline getirdi. Son olarak ciddi bir rahatsızlık geçiren ve 40 gün kadar hastanede yatan Pekkaya, yataktan kalktıktan sonra lise yıllarından bu yana hep yapmayı düşündüğü ama bir türlü fırsat bulamadığı ilahiyat öğrenimine başlamaya karar verdi.

OKUL, YURT, CAMİ ARASINDA
Pekkaya'nın öğrencilik hayatı okul, yurt, cami ve kütüphane arasında geçiyor. Çoğunlukla kaldığı yurda yakın olan Hamamönü'ndeki Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Mehmet Akif Edebiyat Müze Kütüphanesi'ne gidiyor. Burada ders çalışan ve kitap okuyan Pekkaya, vakit bulduğunda kütüphane personeliyle sohbet ediyor. Pekkaya'ya "Mehmet Amca" diye hitap eden kütüphane personeli, onun pilotluk anılarını dinlemekten keyif aldıklarını söylüyor. Pekkaya, şöyle konuşuyor: "Seyahati çok seviyorum. Bir bahane bulursam gezmeye çıkıyorum. Küçük yaşlardan beri böyleydim. Takdir edersiniz ki bir pilotun özgürlüğüne düşkün olması kadar da doğal bir şey yoktur. Bir yerde 40 günden fazla kalınca oradan uzaklaşma ihtiyacı duyuyorum. Eşim de beni anlayışla karşılıyor sağ olsun. Pilotluk yaparken de 'bana maaş vermeseler de keyif için uçarım' diyordum. O kadar seviyorum. Şimdi de İlahiyat Fakültesi'nde Kur'an-ı Kerim ne diyor, Peygamber Efendimiz nasıl yaşamış onları öğreniyoruz. Benim zaten yıllardır okuduğum konular. Tabi bunların yanında Arapça öğreniyoruz. Biraz zorlanıyorum ama hocalarımız çok yardımcı oluyor. İngilizcem vardı, yanına bir dil daha ekleyebilirsem ne mutlu. Genç arkadaşlarımla birlikte yurtta kalıyorum."

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.