X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Halk türkülerinin esareti son buluyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Halk türkülerinin esareti son buluyor

  • Giriş Tarihi: 14.10.2013

Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı depolarında 50 yıldır çürümeye mahkum edilen halk türküleri arşivi, dijital ortama aktarılacak

Elli yıla yakın süredir Ankara Devlet Konservatuvarı depolarında çürümeye mahkum edilen halk türküleri ve folklor arşivi, Hacettepe Üniversitesi'nin farklı kurumlardan alacağı destekle dijital ortama aktarılmaya hazırlanıyor. Halil Bedii Yönetken, Muzaffer Sarısözen, Nida Tüfekçi ve Bela Bartok gibi yerli ve yabancı sanatçılar tarafından 1937-1970 yılları arasında ilk 16 yılı köy köy gezilerek yapılan arşiv, resmi ve özel derlemelerden oluşuyor.

SESLİ HAFIZA

Tel, balmumu ve makara bantlara yapılmış tamamı orijinal ve tek nüsha ses kayıtları, farklı yörelerden edinilen etnografik eşyalar, enstrümanlar, türkü derleme fişleri, anket raporları, notalar, binlerce fotoğraf, dergi ve kupürlerin yer aldığı arşiv, Anadolu kültürü ve türkülerinin "sesli hafızası" olarak değerlendiriliyor.

AYDINLANACAK

Arşivle ilgili olarak şimdiye kadar yapılmış en kapsamlı araştırmanın sahibi İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Sanatçı Öğretim Görevlisi Dr. Süleyman Şenel, arşivin dijital ortama aktarılması ve araştırmacıların kullanımına açılmasıyla birlikte Türk müzikoloji tarihinde cevabı bulunamayan pek çok sorunun belgeleriyle aydınlanacağını söyledi.

GİZLİ BİR HAZİNE

Uzun yıllar yaptığı araştırmaları İstanbul Alan Araştırmaları adlı kitabında toplayan Şenel, bugünkü TRT Müzik Dairesi Başkanlığı Türk Halk Müziği repertuvarında yer alan 6 bin civarındaki türkü notasının büyük çoğunluğunun kaynağının da bu arşiv olduğuna dikkat çekti. Bugüne kadar arşivde çalışmak isteyen araştırmacıların hep eli boş döndüklerini ifade eden Şenel, Ankara Devlet Konservatuvarı Folklor Arşivi'ni gizli bir "hazine"ye benzetti.

MÜZEYE DÖNÜŞMELİ
Şenel, "90 yaşına erişen Cumhuriyetimiz ne bir müzik veya Ses Müzesi'ne ne de bir Ses Arşivi'ne sahip. Bu arşiv bir fırsattır. Her şeyden önce uygun bir fiziki mekanda hizmet veren bir müzeye dönüşmeli. Kitaplar, CD'ler hazırlanmalı, ses kayıtları acilen notaya alınmalı. Araştırmacılara mekanik ve elektronik erişim imkanı sağlanmalı ve Müzik Müzesi haline getirilmeli. Kayıtlara nın herkes erişilebilmeli" dedi.


kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.