X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İşimiz çocuk oyuncağı değil
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İşimiz çocuk oyuncağı değil

  • Giriş Tarihi: 14.10.2013

Türkiye'nin en önemli çocuk oyun parkı üreticilerinden Dündar Çevre Tasarım'ın sahiplerinden Hilal Dündar, "Çocuk oyuncağı üretiyoruz. Ancak işimiz çocuk oyuncağı değil" diye konuştu

Hayatta herkesin en az bir kere gittiği yerlerden birisi çocuk parkları… Parka girdiğimizde geçmişe yolculuğumuz başlar. Çocukluk anılarımız gözümüzün önünden film şeridi gibi geçer. Bu röportajı yaparken ben de çocukluğuma gittim. Sallandığım, kaydıraktan kaydığım günleri hayal ettim. 'Dündar Çevre Tasarım'ın sahiplerinden Hilal Dündar ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Bize kendinizden bahseder misiniz? n 1981 Ankara doğumluyum. İlkokulu Yükseliş Koleji'nde, orta ve lise öğrenimimi Büyük Kolej'de yaptım. Daha sonra Çankaya Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü'ne girdim.

İş hayatına girişiniz nasıl oldu?
Çocukluğumdan bu yana her tatilde babamla birlikte işe giderdim. O kadar eğlenceli gelirdi ki anlatamam. İmalat, şantiyede montaj, koşuşturmaca… Yani aslında hep fabrikadaydım. Hep bir şeylerin ucundan tutardım. Resmi olarak 2000 yılından bu yana firma bünyesinde Satış ve Pazarlama ekibi içindeyim.
Kaç yıldır bu sektördesiniz?
Aslında bu soruyu cevaplamak için babam Mehmet Dündar'dan ve sektördeki azimli duruşundan biraz bahsetmem gerekiyor. Babam, mimarlık eğitimini gece aldı. 10 yıl gündüzleri büyükbabama ait mobilya ve dekorasyon firmasında çalışmış, ardından da 1986'da arkadaşıyla ilk firması olan "Dündar Çevre Tasarım"ı kurarak peyzaj-çevre düzenleme uygulamaları yapmaya başlamış. Keçiören Belediyesi'ne iş yaparken o tarihte Belediye Başkanı olan Melih Gökçek, yapılan işleri çok beğenmiş. Babam ehmet Dündar'a yabancı bir firmanın katalogunu vererek, bu kalitede "Çocuk Oyun Ekipmanları" imalatı yapıp yapamayacağını sormuş. Babamın bu sektöre yönelişi Gökçek sayesinde olmuş. O güne dek profesyonel anlamda tasarım ve imalatın Türkiye'de yapılmamış olması sektörel bir açığın olduğu konusu babamın dikkatini çekmiş. 1986 yılından itibaren sektörün öncüsü olarak tasarımlarımızı ve imalatlarımızı yapmaya, sektörü yönlendirmeye başlamış.
Oyuncakları imal ederken neleri göz önüne alıp üretim yapıyorsunuz?
1997 yılına kadar Türkiye'de özellikle çocuk oyun elemanları alanında herhangi bir standart ve bilgili bir kurum yoktu. Ürünlerimizin detay ve ölçüleriyle ilgili araştırma yaparken yurt dışı kaynaklardan faydalandık. Türkiye'de ise TSE'nin 1176 normlarını getirmesi ile Avrupa standartlarında üretim yapılmaya başlandı. Ancak, belgeli olduğu halde uygunsuz imalat yapan firmaların ürünlerinde herhangi bir kontrol yok. Bu ise sektörde uygun üretim yapan firmaların ciddi sorun yaşamasına neden oluyor. Bu tür imalatlar ise ciddi üretim yapan firmaları sıkıntıya sokuyor. Ancak bunun dışında görülmesi gereken daha büyük bir sorun var. Mevcut standartlara uyma zorunluluğu kurumların zorlamasıyla değil vicdanın zorlamasıyla olmalı. Üretim konumuz çocuk oyuncağı. Ancak işimiz çocuk oyuncağı değil.
Son zamanlarda medyada sıklıkla oyuncakların kanserojen madde taşıdığıyla ilgili haberler yer alıyor. Bu konuda anne babalar nelere dikkat etmeli?
Piyasada irili ufaklı yaklaşık 200 firma var. Haksız rekabet had safhaya geldi. Ucuza mal etme, çok kar sağlama amacı taşıyan bazı firmalar kullanıcıların sağlığını tehdit eden hammaddelerin piyasaya kontrolsüz girmesini sağlıyor. Özellikle yurt dışından gelen ürünlerde kontrolün olmaması sağlığa uygun olmayan ürünlerin kullanıma girdiği doğru. Müşterilerimiz en değerli varlıklarımız, çocuklarımız. Anne-babaların bu konuda duyarlı olması, kurumlara baskı ve şikayette bulunmalarını öneriyorum.
Hedefleriniz neler?
Gelecekte de sektördeki öncülüğünü, tasarım, kalite ve güvenilirlik anlamında sürdürmek, özellikle ihracatımızın geliştirilmesi yolunda yatırımlarımızı geliştirmek öncellikli hedefimizdir.

Engelsiz oyun parklarını ilk biz imal ettik...
Ne tür ürünler yapıyorsunuz?
Firmamızın ana faaliyet alanı çocuk oyun parkları ve kent mobilyaları. Bunun yanında açık alan spor aletleri ve müşteri istekli özel imalatlarımız bulunuyor. 2006'da Serebral Palsili Çocuklar Derneği (SERÇEV) için fiziksel zorluklar çeken çocuklarımızın da engelsiz bir şekilde salıncakta sallanabileceği, kaydıraktan kayabileceği ENGELSİZ park tasarımı yaptık. Bunu sizinle paylaşmak istedim. Aynı zamanda kendi enerjisini üretebilen çok fonksiyonlu spor aletleri tasarladık. Kullanım sırasında kullanıcıların hareketlerinden doğan enerjiyi, alet içerisine monte edilmiş bir şanzıman ve dinamo sayesinde gün boyu üretilen elektriği sistem içerisindeki aküye depolayıp hava karardığında spor aletine entegre edilmiş aydınlatma elemanı sayesinde kullandık.

Sektörün geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Amerika gibi kalabalık nüfuslu ülkelerde bizim sektörümüzden firma sayısı çok az. Ancak Türkiye'de bu sektörde çok fazla firma var. Her geçen gün de sayı artıyor. Aslında bunun hem iyi hem kötü tarafları var. Bu kadar kalabalık bir sektörde hala ismi bilinen birkaç firmanın içinde olmanın haklı gururu ile söyleyebilirim ki; küçük atölyelerde standart dışı ve ucuz imalat yapan firmaların ömrü fazla olmuyor. Zaten sektörde geçirdikleri zaman içerisinde de bilinçsiz müşterilere iş yapabiliyorlar. Anne babalar bu konuda duyarlı olmalı.

Disneyland Ankara için doğru bir karar
Ankara'ya yapılması düşünülen Disneyland projesi hakkında neler söylemek istersiniz?
Türkiye'de özellikle Ankara'da bu tür bir projenin yapılması doğru bir karar. Biliyoruz ki dünyada bu tarz eğlence alanlarının var olması bölgeye turizm hareketliliği sağlıyor. Bundan örnek alınarak, bu tür projelerin yaygınlaştırılması gerekiyor.
Aile şirketinde çalışmaktan mutlu musunuz?
Tabii ki memnunum. Kardeşim de Atılım Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü'nde okuyor. Mezun olduktan sonra o da aramıza katılacak. Bu şirket babamın çocuğu. Bizim de kardeşimiz gibi... Ancak hep birlikte bir arada olursak güçlü durabiliriz.
Kendinize ayırdığınız zamanlarda neler yapıyorsunuz?
Kendime ve aileme yeterli zamanı ayırdığım söylenemez. İşten kalan zamanlarımda eğitimimle ilgili şeyler yapıyorum.
Hobileriniz var mı?
En büyük hobim hayvanlar. Çocukluğumdan beri beslemediğim hayvan kalmadı. Hayvanlardan aldığım enerjiyi hayatta hiçbir şeyden alamıyorum.Tüm yorgunluğumu onlarla atıyorum.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.