X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Amacım sektörün kalitesini artırmak
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Amacım sektörün kalitesini artırmak

  • Giriş Tarihi: 30.12.2013

Türkiye'nin en çok ilgi gören balık restoranlarından Trilye'nin sahibi Süreyya Üzmez, "Amacımız sektörün kalite çıtasını yükseltmek" dedi

"Sağlık için balık ye, balık için Trilye…" sloganıyla yola çıkan Süreyya Üzmez, dünyada eşine rastlanmayacak konsepte oluşturduğu Trilye restoranda birbirinden güzel ve ilginç sunumlar eşliğinde meze ve balıklarını misafirleriyle buluşturuyor.
Sizi tanıyabilir miyiz?
* Ben, Trilye restoranın işletmecisiyim, yöneticisiyim, restoranın her yerinde koşturan birisiyim. Kah mutfakta kah serviste, ekip arkadaşlarıma her zaman en büyük desteği veren yardımcıyım. Tek başına beni Trilye'nin sahibi olarak görmeyin, restoran hepimizin. Trilye Ankara'nın ve tüm Türkiye'nin restoranı.
Burayı tek başına restoran olarak tanımlamak güç. Burası benzerlerinden çok farklı. Nedir sizi faklı bir yer yapan?
* Burayı tek bir tanıma sığdırmak güç. Gurme insanların toplandığı bir yer mi, bir kulüp mü, yoksa Ankara'ya dışarıdan gelen konukların ağırlandığı özel bir ev mi? Tek bir kalıba sokmak neredeyse imkansız. 12 yıldır çıktığımız bu yolculukta birçok ilklere imza atmanın mutluluğunu yaşayarak her geçen gün kendimizi geliştiriyoruz.
Bu anlamda neler yapıyorsunuz?
*
Yeme içme sanatlarıyla ilgileniyorum. Bildiklerimi halka aktarayım diye kitaplar yazıyorum. Biliyorum ki bilgi paylaşıldıkça çoğalır. Gazetelerde yazılar yazıyorum. TRT'de iki dönemdir program yapıyorum.
Programınızın konsepti nasıl?
* "Balık Ankara'da Yenir" diye başladığımız programımıza bu yayın döneminde "Dünya'nın Türk Şefleri" diye devam ediyoruz. Türk mutfağı şu anda tam bir sıçrama tahtası üzerinde. Yunanistan'ın ekonomik krizden dolayı mutfağının gerilemeye başladığı, İtalyan mutfağının sadece un ve irmikten ibaret olduğu bir dönemde bu programı yapmaya soyundum. Dünyanın her ülkesindeki sanatını en iyi şekilde icra eden, Anadolu lezzetlerini, aromalarını dünyaya tattıran Türk şeflerle bir yılı aşkın süredir dünyayı karış karış gezerek program yapıyorum.
Yaptığınız röportajlardan örnekler verebilir misiniz?
*
TRT Türk'te her pazar saat 10.00'da yayınlanan "Dünyanın Türk Şefleri" programımızda Japonya'da Mehmet Dikmen diye bir aşçıyla röportaj yaptım. İlginç bir hikayesi var. Japon bir kızla evli olan Dikmen'in küçük bir lokanta işletmeciliği yaparken eşinin televizyondaki bir yemek yarışmasına başvurmasıyla beraber kaderi değişiyor. O yarışmada birinci oluyorlar ve bir milyon dolar para kazanıyorlar. O parayla Tokyo'nun en lüks semtlerinden biri olan Azabujuban'da restoran açıyorlar. Yine Tokyo'da Elazığ'dan çıkıp gelmiş Elif Agafur hanım var. Her yemeği o kadar özenle yapıyor ki başarısının sırrı buradan geçiyor. Amerika'da Orhan Yegen, Elbe nehri kıyısında Le Canard Nouvea adlı lüks restoranın sahibi ve Michelin yıldızı kazanan ilk Türk aşçı Ali Güngörmüş diye liste birbirinden ünlü Türk aşçılarımızla uzayıp gidiyor.

Ne yaparsan yap, her şeyin en iyisini yap

Sizin hikayeniz de çok ilginç… Askerlikle başlayan kariyerinize restoran işletmecisi olarak devam ettiniz. Farklı iki uçta bulunan bu mesleklerdeki başarınızın temelinde ne var?
* Ne yaparsan yap, en iyisini yap. İlk açıldığımızdan bugüne kadar ekonomik kaygı duyarak ne hizmetimizden ne de ürün kalitemizden taviz vermedik. Hedefimiz çıtayı hep daha yükseğe taşımaktı. Türkiye, cennet. En iyi meyve ve sebzeler bizde yetişiyor, ürün gamı ise oldukça geniş. Her bir yanımız denizlerle çevrili, dünyanın en kaliteli balıkları bizim sularımızdan çıkıyor. Genel Kurmay'da Sosyal Hizmetler Başkanı'ydım. Bu dönemde özellikle yabancı ülkelerden gelen konukları ağırlayacak restoran bulmada çektiğimiz güçlük ve mutfağa olan merakım beni restoran işletmeciliğine yöneltti. Sektördeki eksikliği iyi bildiğim için hayalini kurduğum, ülkemize, özellikle Başkentimize yaraşır restoranı Trilye'yi kurarak gerçekleştirdim. O günden bugüne kadar çıta yükseldi. Sektörün kalitesinin artması misyonunu üstlendim. Bunun için kitaplar yazıyorum, gazetelerde makalelerim yayımlanıyor. Televizyonda programlar yapıyorum.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.