X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Tiyatro kostümlerine onlar hayat veriyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Tiyatro kostümlerine onlar hayat veriyor

  • Giriş Tarihi: 21.10.2014
Tiyatro kostümlerine onlar hayat veriyor
Tiyatro kostümlerine onlar hayat veriyor

Devlet Tiyatroları'nın Macunköy'deki atölyelerinde terziden ayakkabı ustasına, kuaförden şapka tasarımcısına kadar tüm teknik ekip yeni bir dünya kuruyor

Sanat sezonu boyunca Türkiye'nin farklı sahnelerinde onlarca eseri tiyatroseverlerle buluşturan Devlet Tiyatroları (DT), eserlerin tüm kostümlerini ve aksesuarlarını kendi ekibiyle üretiyor. Macunköy'deki atölyelerde her temsil öncesi harıl harıl çalışan terziden ayakkabı ustasına, kuaförden şapka tasarımcısına tüm teknik personel, hem hayal güçlerini hem de deneyimlerini sahneye yansıtıyor.

20 ESER İÇİN ÇALIŞIYORLAR

Atölyelerden sorumlu Sanat Teknik Müdürü Hakan Dündar, tesiste marangoz, boya, terzi, demir, kundura, heykel ve mask atölyeleri ve idari birimler gibi toplamda 25 bölümün yer aldığını ve bu atölyelerde çalışan 287 kişinin tüm yıl aynı hızda "ter dökmeye" devam ettiğini söyledi. Oyunlar için gerekli tüm aksesuar ve dekorların "işinin ehli ellerde" şekillendiğini kaydeden Dündar, üretimlerin sadece İstanbul ve İzmir dışında DT sahnesinin olduğu tüm şehirleri kapsadığını anlattı. Dündar, bir sanat sezonunda yaklaşık 80-100 yeni prodüksiyon sunan DT için eylül ayı başından itibaren atölyelerde 20 eser için dekor ve kostüm üretimi yaptıklarını belirtti.

TESİSTE BÜYÜK BİR DEPO VAR
DT'nin kapalı gişe oynayan eserlerinde kullanılan kıyafet ile aksesuarların bakımının yapıldığı ve korunduğu büyük bir deponun da tesis içinde yer aldığına dikkat çeken Hakan Dündar, binlerce eşyayı muhafaza ettiklerini anlattı. Dündar, bölgelerin, oyunlar bittikten sonra, sandıklar içinde tüm aksesuar ve kıyafetleri kendilerine gönderdiğini kaydetti.

"CANLA BAŞLA ÇALIŞIYORUZ"
Perukacı Canip Yücel de her oyunda birkaç peruka olmak üzere bir sezonda 300 civarında peruka hazırladıklarını bildirdi. Bir perukanın profesyonel elde üç günden önce tamamlanmayacağını söyleyen Yücel, atölyede iplikten naylona, keçi tüyünden, yüne hem sentetik hem doğal saçtan her türlü malzemenin kullanıldığını belirtti.

"TİYATRODA USTALIK FARKLI"
Atölyelerin aynı zamanda bir eğitim alanı olduğunu söyleyen Hakan Dündar, "Bir marangoz ya da terzi gelir gelmez bize adapte olamıyor. Tiyatro bakışı farklı, tiyatroya dikilecek ceket, yapılacak mobilya farklı. Gün geliyor 16. yüzyıldan bir kıyafet dikiyorsunuz. O yüzden bir zanaatkarın 'ben bu işi yaparım' diyebilmesi için atölyede uzun yıllar geçirip sistemin içinden yetişmesi gerekli. Ayrıca hem malzeme hem estetiği kendi içinde özümsemesi lazım" diye konuştu.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.