X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Opera'ya adanmış bir ömür
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Opera'ya adanmış bir ömür

  • Giriş Tarihi: 5.11.2014
Opera'ya adanmış bir ömür
Opera'ya adanmış bir ömür

Başkent'in tanınmış opera sanatçılarından M. Soprano İpek Böler, sanat hayatını SABAH Ankara'ya anlattı

Ankara Devlet Opera ve Balesi sanatçısı, Leyla Gencer Sahnesi yöneticisi, M.Soprano İpek Böler, sanat yaşamını ve tecrübelerini SABAH Ankara'ya anlattı. Ailesinden aldığı müzik terbiyesi ve teşvikiyle konservatuvara giren Böler, sonraki yıllarda pek çok başarılı proje ve kitap çalışmalarına imza attı. Böler, özellikle çocuklar için proje üretmeye devam ediyor

Müzik ve opera ile tanışmanız nasıl oldu?

Aile olarak müzikle iç içe yaşıyorduk. Babam piyano ve mandolin, annem mızıka, amcalarım ise akordeon çalardı. Yazın okullar tatil olduğunda halama giderdim. Kuyruklu kocaman bir piyanosu vardı. O piyanoda 'Buruk Acı'yı çalardım. Evimizde de piyanom vardı. Küçük yaşta piyano, mandolin, melodika derslerini aldım. Yine müziğin yanı sıra tiyatro ile de ilgili idim. Bir gün annem müzik öğretmenimle konuşmuş, ders alarak konservatuara hazırlamamı istedi. O ilk adımımız oldu. Ondan sonra sınavı kazanarak Ankara Devlet Konservatuarı'na başladım. Tiyatro Bölümü'nü de kazandım, hatta Cüneyt Gökçer anneme babama rica etmişler, 'Lütfen Tiyatro Bölümü'ne verin' diye ama annem de babam da opera okumamı istediler. Çünkü benim operaya olan aşkımı biliyorlardı.

Ankara Devlet Opera ve Balesi'nde sınava girip kazanmışsınız ancak başlamanız biraz ilginç olmuş. O dönemden biraz bahseder misiniz?

Okulumun son senesine başlamak üzereydim ki şan hocam Yalçın Davran opera korosunda Alto ihtiyacı olduğunu ve sınav açılacağını, benim hemen sınava girmemi söyledi. Daha okulum bitmemişti. Hem okuyup hem de operada olabilirim diye düşündüm. Sınavı kazandım. Annemlere Opera korosu sınavını kazandığımı söyledim. Ben okulu sevinçten unuttum tabi. Ailem Manisa'da oturuyordu. Annemle babam hemen Manisa'dan Ankara'ya gelerek o zamanın Genel Müdürü Rahmetli Ferit Tüzün'e gitmişler ve okulumun bitmesi gerektiğini anlatmışlar. Benim opera sevincim kursağımda kaldı o sene. Ferit Tüzün beni çağırıp 'Kadronu tutacağım. Sen de okulunu bitirip operaya geleceksin tamam mı?' dedi. El sıkıştık ayrıldık. Ertesi sabah Ferit Tüzün'ün vefatını duyduk. Şok geçirdim. O kadar üzüldüm ki anlatamam. Kendileri çok istedi okulumu bitirerek operaya girmemi ve en son imzaladığı evraklar benim evraklarımdı. Nurlarda yatsın. Ben de okulumu bitirdim ve opera korosunda çalışmaya başladım. Ondan sonra koro, solo, yurt dışı, yurt içi konserler, operalarla yıllarca emek verdim.

BANA MEVLANA VE YUNUS YOL GÖSTERDİ

Mevlana hakkında bir eseriniz var. Pek çok defa sahnelendi. Biraz bilgi verir misiniz?

Çocukluğumda evimizde Mevlana'dan çok bahsedilirdi. Küçükken Konya'ya gidip Şeb-i Aruz' u izlemeyi o yüzden çok isterdim. Kendi kendime de 'Niye başka şehirlerde de Şeb-i Aruz yapılmaz ki?' diye düşünürdüm. O kadar doluydum ki Mevlana ile. Yıllar sonra onun sözlerini okudukça arya tınılarında Mevlana şarkıları yazasım geldi kendiliğinden. Danslarıyla, sema ayiniyle, şiirleriyle çok keyifli bir eser oldu. Ankara'da üç temsil yaptık. Bunların ikisi Türkiye Barolar Birliği'nde, diğeri de zamanın TBMM Başkanı Köksal Toptan'ın eşinin himayelerinde gerçekleşti. Denizli, Manisa, İzmir, Ordu, Antep, Urfa, Hatay, Çanakkale ve birçok şehirde bu eseri sergiledik. Böyle bir şeyi gerçekleştirebildiğim için çok mutluyum.

Yunus Emre'yle ilgili çalışmanızı da benzer sebeplerle hazırladınız sanırım?
Yunus Emre benim için aynı Mevlana gibi çok önemli. Çünkü felsefesi insan sevgisidir ve ayrıca edebiyata katkısı çok büyüktür. Zamanımızda sevginin yerini maddiyat aldı. Bu nedenle maneviyat unutulur hale geldi. Oysaki Hak aşkı her daim benimsenmeli ve Hak yolunda insanlar arınmalı. Bu yüzden Yunus'un özellikle gençler adına da çok önemli olmasını diledim. Kültür Bakanlığı Müsteşarı Özgür Eraslan Bey beni davet ederek Yunus Emre'yi sahneye koymamı istedi. Haziran 2014'te Resim Heykel Müzesi'nde dansları, semah gösterisi, şiirleri ve arya tınılarındaki ilahilerle dopdolu olarak sahnelendi. Teftiş Kurulu Başkanı Asım Keser Bey, sanata ve sanatçıya değer verir. Kendisine desteği için teşekkürler.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.