X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Özel sanat sektörü gelişmeli
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Özel sanat sektörü gelişmeli

  • Giriş Tarihi: 27.1.2015
Özel sanat sektörü gelişmeli
Özel sanat sektörü gelişmeli

Ünlü besteci Musa Göçmen, sanatta özel girişimciliğin çok önemli olduğuna dikkat çekerek, "Özel sanat sektörünün mutlaka gelişmesi gerekiyor" diye konuştu

Musa Göçmen, 14 yaşında Askeri Mızıka Okulu'nda başladığı müzik hayatına bugün kendi senfonik orkestrasıyla devam ediyor. Bugüne kadar sayısız başarıya imza atan sanatçının yurt içi ve yurt dışında 5 solo albümü var. Birçok belgesel, film, dizi, reklam ve televizyon müziğinin de bestecisi. 2011 Japonya depremi için tüm dünya sanatçılarının katılımıyla gerçekleştirilen "Shine" isimli şarkıya ülkemizden davet alan tek sanatçı olan Göçmen ile SABAH için görüştük.

14 YAŞINDA TANIŞTIM

Müziğe ne zaman başladınız?

Ben müzikle ilk 13-14 yaşlarında Askeri Mızıka Okulu'nda tanıştım. Aileden de müzik geçmişim vardı. Babam Köy Enstitüsü mezunu. O zamanki Köy Enstitüsü mezunları apayrı bir yapıda. Her şeyi biliyorlar. Bahçecilik de, duvar örmeyi, denizcilikten, müzikten anlıyorlar. İleri derecede folklor bilgisi vardı. Yaylı tambur çalardı. 14 yaşında Ankara'daki Askeri Mızıka Okulu'na girdim. 6 ay sonra ilk eserimi yazdım ve bu eser seslendirildi. O zamandan itibaren besteciliğe yönlenmiş oldum. Okulda orkestra şefliği başladı. Mezun olduktan sonra askeri bandolarla ilgili çalışmalarda bulundum. Eser yazımlarım devam etti. Daha sonra yurt dışında birçok festival, eğitim ve workshop çalışmalarına katıldım. 15 yıl orduda çalıştım ve 15'inci yılın sonunda istifa ettim. İstifa ettikten sonra kendi müzik yapım şirketimi ve ardından orkestramı kurdum.
Yurt dışı çalışmalarınızdan bahseder misiniz?
Yurt dışına orkestra ile çıkmıyorum. Daha çok oradaki orkestraları yönetmeye gidiyorum. Mısır'da Kahire Senfoni Orkestrası'yla konser yaptık ve İstanbul şarkıları çaldık. Eserler öyle iyi yorumlandı ki gelen Türklerden bir tanesi 'Hocam birkaç kişi gördük onlar Mısırlıydı galiba' dedi. Normalde orkestranın tamamı Mısırlıydı. Bizim evrensel üslupta yazılmış eserlere ihtiyacımız var.

DAHA FAZLASI ŞART

Çocuklarla ilgili projeler yapıyorsunuz. Bu çalışmalarda hedefiniz ne?
Ne kadar proje yaparsak yapalım aslında çocuklar için az, daha fazlasını yapmamız lazım. Her şeyden önce hepimiz için geleceğe büyük yatırım. Bizler konserler seyrediyoruz ve bu konserlerden büyük zevk alıyoruz. Bizim ileride konser verebilmemiz için dinleyicilerimiz olması gerekir. Kimdir bunlar? Tabi ki çocuklarımız. Yaptığım gösteride klasik müziği sevdirme çabası gütmüyorum. Gösterimiz Bach'tan başlıyor ve günümüz club müziğine kadar uzanıyor. İçinde rock da var film müziği de Aşık Veysel de... Benim orada önemsediğim şey çocuğun geldiği bu gösteriden zevk alması ve güzel bir tat alarak oradan ayrılması. O içinden hangi türü seçmek istiyorsa onu seçiyor. Geçenlerde bin 200 kişilik bir gösteri yaptık. Topluluk karşısına çıktım ve dedim ki 'Arkadaşlar, biz burada güldük eğlendik. Farklı türlerde birçok müzik dinledik. Ama biliyorum ki içinizde 10 kişi var veya 5…Onlar bunu çok farklı bir şekilde dinliyor ve algılıyorlar. Belki onlar diyecekler ki ben bir gün bir gösteriye gittim ve orada bir keman sesi duydum ve o keman beni öyle etkiledi ki çalıştım, çabaladım şimdi iyi bir keman virtüözü oldum.' Aslında genel anlamda toplumsal olarak sevdirme, öğretme, eğlendirme amacı güdülen bu gösteri diğer anlamda da sanata hizmet etmiş oluyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.