X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ahmet TEZCAN: 23 Nisan ama büyüklere!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ahmet TEZCAN: 23 Nisan ama büyüklere!

  • Giriş Tarihi: 23.4.2015

95 yıl önce bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) faaliyete başladı.
TBMM'nin açılışı, çocukların "Bugün 23 Nisan neşe doluyor insan" çocuksuluğunun çok ötesinde, çok ciddi, çok hayati bir başlangıç, adeta bir milattır bu millet için. Ama biz, bu çok önemli ve çok tarihi günü, sadece çocuklara armağanı noktasında anlar, algılar ve çocuksuluğuna takılır kalırsak bugünden bir anlam çıkaramayız.
Her yeri çocuklarla dolduralım, çocukları önemseyelim, onları sonuna kadar mutlu edelim ama 23 Nisan'ı da gereği gibi anlayalım. 23 Nisan, çocuklara olduğu kadar büyüklere de anlatılmalıdır.
TBMM'nin oluşması, açılışı, grupları ve tüm gündemi didik didik, dizi dizi anlatılması öğrenilmesi gereken tarihi, siyasi milli bir olaydır.

***

TBMM'yi anlamadan bugünü anlamak ve yorumlamak mutlaka eksik kalır. Meclis-i Mebusan Başkanı Celalettin Arif Bey kim mesela? Milli hukukun müdafaası için TBMM'nin oluşmasında ne gibi gayretleri olmuş kim biliyor?
Birinci Meclis'teki gruplar nasıl oluştu, başkanı gibi hareket eden Hüseyin Avni Bey kim? İkinci Meclis nasıl ve kimlerden oluştu? Bunları bilen varsa kim, nerede, nasıl anlatıyor?
Bu olayı tarihi, belgesel dizi yapmayı düşünen ciddi senaristler, yönetmenler, ciddi tarihçiler var mı acaba? Yoksa bu iş de yine TRT'ye mi kalacak? (Bir kısım küfürbaz, daha doğru ifadeyle 'boşboğaz' ve 'Magazin Tarihçileri' zaten bu işlerin dışında düşünüyoruz.)
***

Türkiye'nin yakın tarihiyle ilgili sayısız makale ve kitap yayınlanmıştır.
Bir yığın eserin sadece "övgü" veya sadece "sövgü" için yazıldığı düşünülürse bu tarihi süreci anlamamıza ne katkısı olacağı haklı olarak sorulmaktadır.
Ama ben bugün bir eserden söz edeceğim, üstelik çok yeni bir eser de değil. Pınar Yayınları'ndan çıkmış, adı 'Cumhuriyetin Tarihi', yazarı Ahmet Cemil Ertunç. En önemli özelliği, gizli ya da açık "övgü ve sövgü" kapanına yakalanmamış oluşu. Bu özellikteki tek eser değildir şüphesiz ama dipnotlarına varana kadar okuyucuyu alıp götüren ve tekrar tekrar okutan önemli bir eser. Tavsiye ederim...
100 yıldır yaşadıklarımızı daha iyi anlayabilmek için...

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.