X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Üniversiteler artık özgür
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Üniversiteler artık özgür

  • Giriş Tarihi: 25.5.2015
Üniversiteler artık özgür
Üniversiteler artık özgür

Başkentteki üniversitelerde yaşanan zihniyet değişimini SABAH'a anlatan Hacettepe Üniversitesi Rektörü Murat Tuncer "13 yılda demokratik ve özgür bir üniversite ortamı sağlandı" dedi

13 yılda 19'a yükselen üniversite sayısı ile , üniversiteleşmede birinci il olurken, 'üniversite şehri' olarak anılmaya başlandı. Üniversitelere son 13 yılda 3.1 milyar TL yatırım ödeneği sağlandı

Başkent, son 13 yılda yapılan eğitim yatırımlarıyla adeta çağ atladı. "Memur kenti" olarak bilinen Ankara, 13 yılda 19'a yükselen üniversite sayısı ile Türkiye genelinde üniversiteleşmede birinci il olurken, başkent "üniversite şehri" olarak anılmaya başlandı. Üniversitelere son 13 yılda 3.1 milyar TL yatırım ödeneği sağlandı. Ankara'daki üniversitelerde 2002 yılında 145 bin 612 olan öğrenci sayısı 2014 yılında 211 bin 906'ya ulaştı. 2002 yılında başkentte 9 üniversite varken, son 13 yılda 9'u vakıf, 1'i devlet üniversitesi olmak üzere kurulan 10 yeni üniversite ile başkentteki üniversite sayısı 19'a yükseldi. Böylelikle Ankara'da öğrenci nüfusu artarken memur şehri imajı kırıldı ve başkent üniversite şehri oldu.

'PATİNAJ YAPIYORDU'
Türkiye'de istikrarlı siyasi iktidarın üniversitelere büyük katkı sağladığını ifade eden Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Tuncer, "Ankara, üniversiteler açısından Türkiye'de büyük bir öneme sahip. Üniversiteleşmede Türkiye birincisi bir il. Fakat 2002 öncesinde üniversiteler adeta patinaj yapıyordu. İstikrarlı bir yönetimle işler hızlandı. YÖK'teki yenilenme ve siyasi istikrara paralel olarak üniversitelerin birçoğu kendini toparladı" dedi. 13 yılın ilk dönemlerinde çoğu üniversitenin finansal açıdan sıkıntılı olduğunu, Hacettepe'nin 13 yıl öncesi SGK ve Sağlık Bakanlığı ile ilişki kurmadan yönetildiğini söyleyen Tuncer, dolayısı ile buralardaki gelişmelerin de hep gerisinde kalındığını, şimdi ise ülkedeki değişime ayak uydurabilen üniversitelerin kalkındığını ifade etti. Tuncer, Ankara'daki çoğu üniversitenin devletin finansal değişimine ayak uydurarak kendi ayakları üzerinde durmayı öğrendiğini belirtti.

DAHA MUTLU ÖĞRENCİLİK
"Üniversiteler özgürlükçü bir ortam kazanamasaydı üretici de olamayacaktı" diyen Tuncer şöyle konuştu: "Eski dönemlerde üniversiteler sıkıntılardan ötürü iki günün bir günü kapalı olurdu. Öğrenciler verimli eğitim alamazlar, ideolojilerin arasında boğulup kalırlardı. 13 yıllık sürede ise öğrencilerin daha mutlu bir öğrencilik yaşamına kavuştuğunu görüyoruz. İmkânlar öğrencilerin daha çok ihtiyaçlarını karşılar hale geldi." "Biz öğrencilerin ne düşündüğüyle ilgilenmeyiz fakat şiddete de izin vermeyiz" diye konuşan Tuncer, şunları belirtti: "Bir rektör olarak bizim görevimiz öğrencilere demokratik, rahat bir ortamda ders yapabilecekleri üniversite ortamı sağlamaktır. İşte 13 yılda Ankara'daki öğrenciler daha demokratik ve daha rahat bir ortamda üniversite eğitimi almaya başladı. Eski dönemlerde olduğu gibi korkunun, gayri demokratik ortamın, şiddetin ve ideolojik savaşın olduğu kampuslar yok artık. 2011 yılında yürürlüğe konulan başörtüsü yasağının kalkması mükemmel bir gelişme oldu. Nasıl ki kot, etek giyenlere saygı duyuluyorsa başörtülü öğrenciler de bu demokratik gelişmeden nasiplendi. 2012'den önce 28 Şubat'ın eseri olan, Hacettepe'nin girişindeki heykelde Thomas Aquinas'ın 'Tek Kitaplı İnsandan Korkarım' yazısının yer aldığını belirten Tuncer, "Biz bunu kaldırarak heykele Mevlana'nın, Yunus Emre'nin, Atatürk'ün ve İbn-i Sina'nın sözlerini yazdık. Köhne ve gerici düşünceye son verdik. 13 yılda üniversitelere ibadet özgürlüğü geldi. Hacettepe'ye 3 bin kişilik Gazze Camisi yapıldı" dedi.

13 YIL ÖNCE DEVLET DESTEĞİ AZDI
"Eski dönemde bize lanse edildiği gibi vakıf üniversiteleri artık devlet üniversitelerinin önünde değil, asla da olmadı" diyen Tuncer şunları anlattı: "Her zaman devlet üniversiteleri güçlüydü fakat devlet 13 yıl öncesine kadar yeterince üniversitelerini desteklemiyordu. Eski dönemlerde hep bize Amerika'yı örnek göstererek başarı Vakıf Üniversitelerinde algısı yarattılar. Hiç Kanada'yı, İngiltere'yi örnek göstermediler. Çünkü orada çok iyi üniversiteler devlet üniversiteleri. Türkiye'de Vakıf Üniversitelerinin tekrar tanımını yapmak gerekiyor. Acaba bunların bir kısmı Vakıf Üniversitesi mi, Şirket Üniversitesi mi?"

ÖĞRENCİLERE YAŞAM KOLAYLIĞI SAĞLANDI
Harçların kaldırılmasının öğrenciler adına mükemmel bir şey olduğunu belirten Tuncer, "Dünyada az bir ülkede harçsız eğitim vardır. Yine 13 yıllık dönemde burs miktarlarının artması, başarılı öğrencilere karşılıksız burslar verilmesi, öğrencilere part-time çalışma ücretlerinin devlet tarafından verilmesi öğrencilerimize büyük yaşam kolaylığı sağladı. Yurtların kapasitesinin artırılması, taban puan getirilmesi, kontenjanların azaltılması, öğrenci başına düşen öğretim üyelerinin artması üniversiteleri 13 yılda çok rahatlattı. Teknokentler üniversite ve sanayi iş birliğinin en büyük değişimi oldu. Türkiye'nin ilk elektrikli otomobili, nano teknolojiyle ürettiğimiz kurşungeçirmez hafif yelekler, radarın görmediği boyalar, tank parçaları, insansız keşif uçakları Teknokentlerimizde üretildi" şeklinde konuştu.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.