X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hayalim Endülüs'ün romanını yazmak
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hayalim Endülüs'ün romanını yazmak

  • Giriş Tarihi: 11.6.2015
Hayalim Endülüs'ün romanını yazmak
Hayalim Endülüs'ün romanını yazmak

Yüksek İhtisas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Canbolat, SABAH 'ya üniversitenin çalışmaları ve özel hayatına dair bilinmeyenleri anlattı. En büyük hayalinin Endülüs'ün romanını yazmak olduğunu belirten Canbolat, tıp çalışmalarında gelinen son nokta hakkında bilgiler verdi

Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olduktan sonra biyokimya alanında uzmanlaşan Prof. Dr. Orhan Canbolat, Şubat 2015'ten itibaren Yüksek İhtisas Üniversitesi'nde rektörlük görevini yürütüyor. Akademik ve yöneticilik geçmişinin yanı sıra edebiyata ilgisiyle de dikkat çeken Canbolat'ın en büyük hayali Endülüs konusunda bir romana imza atmak.
Bir roman çalışmanız olmuş, biraz anlatır mısınız?
Evet zor ve zaman alan bir süreçti. Roman yaklaşık üç yıl sürdü. Yazmadan önce iki kere hikayenin geçtiği yer olan Suriye'ye gittim, bahsi geçen coğrafyayı, mekanları görmek istedim. Roman geçmişle şu an arasında yaşananlara da ışık tutuyor. Yaklaşık 90 yıl geçmesine rağmen coğrafyanın acılarını anlatması bakımından önemli. Roman, Osmanlı'nın son savaşı olan Nablus savaşına katılan bir Osmanlı zabiti etrafında şekilleniyor. Gerçek bir hayat hikayesinin öyküsü.
Roman konusunda başka çalışmalarınız var mı?
En büyük hayalim Endülüs'ün romanını yazmak.
Endülüs'le ilginiz nedir, neden o konu hakkında yazmak istiyorsunuz?
2011'de İspanya - Granada Üniversitesi Institute of Biotechnology , Biomedical Research Center, Health Sciences Technology Park'ta misafir öğretim üyesi olarak ortak araştırma projesine katıldım. Evim Elhamra'nın bahçe duvarına bitişik tarihi bir binaydı. Vega ovasını bakan ve Nevada dağlarına sırtını dayamış bir yerdeydi. Muhteşem bir manzarası vardı. Granada'nın havasını solumak, bu medeniyeti anlamaya çalışmak için uzun bir vaktim oldu. Hem akademik alanımı geliştirmek, hem de Batı'ya ulaşmış İslam medeniyetin zirvesini yaşamış bu topraklarda değişik şehir ve kasabalara ziyaretlerde bulunmak bu yazma isteğini doğurmuş olabilir.
Endülüs konusu bizde bir hayal gibi anlatılır. Bu konuda fikirleriniz nedir?
Granada bizim söyleyişimizle 'Gırnata', Endülüs'ün son gülü. Andalusia'nın ikinci büyük şehri, El Hamra'nın sahibi. Avrupa'nın ortaçağında Avrupa'daki en büyük medeniyeti ortaya çıkaran Endülüs'ün pırlantası. Granada deyince simge haline gelen El-Hamra esasen bir yerleşim alanı. Yaklaşık 150 dönüm genişliğindeki bu alan dış surlarıyla ve dış surlarının etrafındaki yaşam alanlarıyla Endülüs'ün göz bebeği ve 1984'te UNESCO tarafında dünya mirası olarak korumaya alınmış. Bir vesileyle oralara gidip hikayelerin fısıltılarını yerinde dinlemek gerekli, belki o zaman sözlerim daha iyi anlaşılabilir.
Peki üniversite sizin için ne anlam taşıyor?
Üniversitenin kelime anlamı 'evrenin şehri' demek. Bu anlamda üniversite evrenselliği ifade eder. Üniversitenin olumlu etkileri ülkeler için anlam ifade etse dahi esas olarak üniversiteler ürettikleri bilgi sebebiyle tüm insanlık için değer taşır. Günümüzde ülkelerin refah ve kalkınmışlıklarının en önemli ölçütlerinden bir tanesi sahip oldukları üniversitelerin evrensel anlamda bulundukları seviyedir.
Yüksek İhtisas Vakıf Üniversitesi'nin rektörlük görevini yürütmektesiniz. Üniversitenizden bahseder misiniz?
Kurucumuz Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Vakfı'dır. Üniversitemiz kamu tüzel kişiliğine sahip bir vakıf üniversitesidir. 02/08/2013 tarih ve 28726 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6495 sayılı kanunun 11'inci maddesi ile yapılan değişiklikle kurulmuştur. Üniversitemiz, tıp fakültesi, sağlık bilimleri fakültesi, spor bilimleri fakültesi, yabancı diller yüksekokulu, sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu ve sağlık bilimleri enstitüsünden oluşmaktadır.
Üniversiteniz sanki bir sağlık üniversitesi hüviyetini taşıyor gibi...
Tespitiniz doğru, şu an itibariyle YÖK'ün onayıyla üniversitemizin tıp fakültesine 50 öğrencimizi alarak 2015-2016 yılında eğitime başlayacağız. Ayrıca Sağlık Bilimleri Enstitümüzüde eğitim hayatına geçirmek için Tıbbi Biyokimya , Tıbbi Mikrobiyoloji ve Tıbbi genetik Anabilim Dallarında yüksek lisans eğitimine başlamak istiyoruz. Gelecek yıl itibariyle Sağlık Bilimleri Fakültemizi ve Meslek Yüksek okulumuzu da başlamak işitiyoruz. Üniversitemizin tüm enerjisi ve birikimini sağlık üzerine yoğunlaştırmak istiyoruz. Bizler öncelikli olarak Ankara'nın sağlık alanında özelleşmiş en önemli üniversitesi olmak istiyoruz. Tüm enerjimizi bu alana yönelttik. Ayrıca üniversitemizin ismi bu misyonu desteklemektedir.
Üniversitenizin yurt dışı iş birliktelikleri ne boyutta?
ABD, İtalya, Fransa, Almanya ve İspanya'daki sağlık alanına yönelmiş üniversitelerle yazışmalarımız var. Bu konuyu, öğretim üyelerimizin iş birlikteliği, öğrencilerimizin yurtdışında eğitim almaları ve Amerikan ve Avrupa sağlık eğitim sistemini görmeleri bakımından önemsiyoruz. Ayrıca geçen ay AB Eresmus programına başvurumuzu yaptık. Kazakistan Ahmet Yesevi, Azerbeycan Devlet Üniversitesi, Tiflis Tıp Üniversitesi ve Bosna Hersek Devlet Üniversitesi ile yazışmalarımız yapıldı.

NADİR GÖRÜLEN HASTALIKLAR İÇİN MERKEZ KURUYORUZ

Esas hedeflediğimiz alan 'Tıbbi Genetik' olacak. Tıp fakültemizi genetik alanında dünyanın sayılı merkezlerinden birisi haline getirmek istiyoruz. Bu çok büyük veya abartılı bir hedef gibi algılanabilir. İnsan kaynağımızın, fiziki ve laboratuvar alt yapımızın bu alanda en üst seviyeye çıkarmayı planlamaktayız. Büyümeyi düşündüğümüz bir başka alan metabolik ve genetik hastalıklara ilişkili olan 'Nadir görülen hastalıklar merkezi'... Merkezimizin amacı genetik olan ve olmayan, toplumda 1/2000'den az sıklıkla görülen tüm nadir hastalıkların tanı, toplum sıklığı belirleme, tedavi ve diğer araştırmalar için ihtiyaç duyulan klinik, teknolojik uygulamaları kurmak, yeni uygulamalar ve yöntemler geliştirmek,bilimsel çalışmalar yapmak ve bilim adamı yetiştirmek ve nadir görülen hastalıklara yönelik olarak rutin hizmetleri üretmek. Ülkemizde bu alanda çok ciddi bir açık bulunmaktadır. Sağlık alanındaki bu açığı kapatmayı planlamaktayız. 'Nadir görülen hastalıklar merkezimizin' kurulması için YÖK'e başvurumuzu yaptık.

ANKARA ÜNİVERSİTESİ İLE İŞBİRLİĞİ YAPTIK

Üniversitemiz
genetik alanında Ankara'nın en önemli AR- GE merkezlerinden olan İntergen Genetik Merkezi ile protokol yapmıştır. Bu protokolle amacımız tıbbi genetiğin temel uygulamalarından olan klinik genetik, doğum öncesi tanı, postmortem fetal tanı, klinik sitogenetik tanı, moleküler genetik tanı ve kanser genetiği gibi alanlarındaki yenilikleri yakından izlemek. Ankara Üniversitesi Rektörü Erkan İbiş'e teşekkür etmek işitiyorum. Ankara Üniversitesi ile işbirliği protokolümüz geçen hafta yürürlüğe girdi. Benim de üniversitem olan, akademik hayatımın önemli bir bölümünü geçirdiğim Ankara Üniversitesi ile eğitim alanında protokol yapmak benim açımdan büyük anlam taşıyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.