ARKADAŞINA GÖNDER Yusuf Yalkın: Ankara’ya bakalım!..
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yusuf Yalkın: ’ya bakalım!..

  • Giriş Tarihi: 20.9.2016

takımlarını mercek altına alacağız… Bakalım ne yapmışlar, ne yapamamışlar, irdeleyeceğiz… -Osmanlıspor, hem Avrupa hem Süper Lig'de iyi gidiyor. Bunu neye bağlıyorsunuz?
-Öncelikle bu durumlarda rotasyon ön plana çıkar. Geniş kadronuzun olması yeterli değil; önemli olan tüm sporcularınızı fiziksel ve zihinsel olarak hazır tutmanız.
Flaş bir ismin yerine giren oyuncu, en az onun kadar verimli olabiliyor, takıma katkıda bulunabiliyorsa, yaptığınız rotasyonun bir anlamı olur.
M.Reşit Akçay bunu başarıyor! İşin sırrı bu. Ligde bunun bir benzerini de Şenol Güneş Beşiktaş'ta yapıyor! Tabii kulüp yönetiminin futbolculara olan olumlu yaklaşımı da çok önemli başarıda… -Bir ara M. Reşit Akçay'ı 'Bizim için Avrupa değil, lig önemli' dediği için eleştirdiniz.
'Takımın hızını kesme' dediniz.
Görüşünüz değişti mi?
-Yapmayın Allah aşkına… Niye değişsin?
Aklın yolu birdir.
Ben o konuda yüzde yüz haklıydım.
Zaten haklı olduğum ortada. Çok yetenekli oyunculardan kurulu Osmanlıspor, gruplara kaldı biliyorsunuz… İlk maçından sonra medyadaki yer alış oranını hesaplasınlar… Kaç kat artmıştır?
Bir kulübün PR konusunda yapması gerekenler var. Osmanlı bu konuda zayıf.
Kendini tanıtamıyor. Ya da istemiyorlar dışa açılmayı. O zaman kendileri çalar, kendileri oynar…
-Nedir bu PR çalışması?..
-Public Relations'ın (PR) halkla İlişkiler demektir kısacası. PR, çalışmalarının amacı; itibarı korumak, desteklemek, artırmak ve düşünce, davranış biçimlerine etki edebilmektir.
Osmanlıspor bunu pekala yapabilir.
Başkent seyircisini statlara çekebilir.
Yüksek sempati toplayabilir. Taraftar sayısını artırabilir. Medyada geniş biçimde yer alabilir. Popüler kulüp olabilir.
Bunu Steaua Bükreş maçından sonra görmüşlerdir. Sadece yönetim değil, Mustafa Hoca'da vaziyeti anlamıştır… Öyle, 'Bizim için Avrupa değil, lig önemlidir demek' olmaz. Gerçekler ortada… -Son anlarda beraberliğe düştüler.
Gençlerbirliği'ne Konya'da yazık oldu değil mi?
-Ben bu yazık oldu lafını hiç sevmem.
Sen o dakikaya kadar galip olarak gelmişsin, akıllı takımsan 3 dakika daha idare edersin. Bırak beraberliği, G.Birliği Bajic ve H. İbrahim golleri kaçırmasa yenilebilirdi. Bu zaafa düşmemeli bir takım. G.Birliği geçen sezonda buna benzer maçlar oynadı. Durumu idare edemiyorlar. Bu bir eksiklik… -G.Birliği'nin kadrosu Osmanlıspor kadar güçlü değil. Bunu İbrahim Üzülmez de söylüyor. Kadro eksiğimiz var diyor. Campos gönderilmemeliydi diyor. Ne dersiniz bu konularda?
-Hoca haklı. Campos konusunu daha ilk gün yazdım. Yerini dolduramazsanız, sıkıntı yaşarsınız dedim. Bazen özel futbolcu için kesenin ağzını açmalısınız. İkiüç vasat isim almazsınız ama Campos'u tutarsınız. Senelerdir G.Birliği'nde transfer konusunda sıkıntılar yaşanıyor. Çok adam almak demek, başarılı transfer yapmak anlamına gelmez. Trabzon'un durumu ortada. Dünyaları alıyorlar. İşe yarıyor mu? İyi transfer, 'cuk oturan' transferdir. Zaten ben, kenarda oturtmak için özellikle yabancı futbolcu alınmasına karşıyım. Yabancı alıyorsan, direkt 11'de oynamalı…

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.