X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER AK Parti Grup Toplantısı…(4)
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

AK Parti Grup Toplantısı…(4)

  • Giriş Tarihi: 10.3.2015 15:08 Güncelleme Tarihi: 12.3.2015 15:45

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Malatya ve Konya’da 9 gün arayla yaşanan F-4 kazalarıyla ilgili, "Her halükarda pilotlarımızın en iyi, en modern uçaklarla eğitim uçuşları yapmaları konusunda alınabilecek her türlü tedbiri de almaya kararlıyız. Bu uçakların bir kısmının zaten envanterden çıkışı önümüzdeki aylarda tamamlanacak diğerleri de eksiklikler tamamlanarak kademeli bir şekilde envanterden çıkartılacak" dedi.
Başbakan Davutoğlu, TBMM haftalık olağan AK Parti Grup Toplantısı’nda partililere seslendi. Malatya ve Konya’da 9 gün arayla yaşanan kazaların ardından F-4 savaş uçakları konusunda önemli açıklama yapan Davutoğlu, "Geçtiğimiz hafta içinde eğitim uçuşları esnasında şehit olan pilotlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Dün Bakanlar Kurulumuzda Hava Kuvvetleri Komutanımız bu kazalarla ilgili detaylı bilgi verdi. Kamuoyuna yansıtılan bazı bilgilerdeki eksiklikleri açık bir şekilde görme imkanı bulduk ama her halükarda pilotlarımızın en iyi, en modern uçaklarla eğitim uçuşları yapmaları konusunda alınabilecek her türlü tedbiri de almaya kararlıyız. Bu uçakların bir kısmının zaten envanterden çıkışı önümüzdeki aylarda tamamlanacak, önceden planlamalarda. Diğerleri de eksiklikler tamamlanarak kademeli bir şekilde envanterden çıkartılacak" dedi.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle Mardin’de açıklanan kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda ulusal eylem planı hatırlatan Davutoğlu, "Bir kez daha 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün bütün kadınlarımız için hayırlı olması dileğiyle kutluyorum. Biz kadınların sosyal hayat içinde en iyi şekilde yer almaları, annelik görevlerini yaparken herhangi engelle karşılaşmamaları için her türlü tedbiri aldık, almaya devam edeceğiz. Anayasada yaptığımız değişiklikle 2010 yılında, 2004 yılında kadın-erkek eşitliği bağlamında yapılan değişiklik 2010 yılında pozitif ayrımcılıkla güçlendirildi ve Türkiye’de kadınlarımız erkeklerle birlikte eşit haklara ve eşit imkanlara sahip olma yönünde hatta pozitif ayrımcılıkla daha da ileri imkanlara sahip olma yönünde önemli adımlar atıldı. Buradan özellikle çözüm süreci bağlamında da bütün kadınlarımıza Doğu’daki Batı’daki Kuzey’deki Güney’deki bütün kadınlarımıza seslenmek istiyorum. Çözüm süreci artık milletimize mal olmuş bir süreçtir ve kim ne provokasyonu yaparsa yapsın, milletimiz bu sürece sahip çıktığını her zaman göstermiştir. Ama herkesten önce çözüm süreci Doğulu Batılı, Kuzeyli Güneyli kadınlarımıza emanettir. Kadınlarımız bu kardeşlik sürecine, milli birlik, beraberlik sürecine sahip çıktıkça önümüz ve istikbalimiz, gençlerimizin hayatı teminat altına alınmış olacaktır. Biz şu anda bu konuşmaları burada yaparken Türkiye’nin her bir ilinde bebekler dünyaya gelir, bu bebeklerin, bu çocukların 20 sene sonra karşılıklı olarak çatışma alanlarında, dini, ideolojik ve siyasi farklılıklarla omuz omuza kalkınma alanında olmalarını istiyoruz. Onlara muhabbeti, barışı öğretecek olan hanımlarımız, annelerimizdir. Annelerimize, kız kardeşlerimize, eşlerimize muhabbetle davranması gerekenler de erkeklerdir. Biz bu muhabbet ortamının hakim olması için kadına yönelik şiddetle mücadele ulusal eylem planımızın üçüncüsünü Mardin’de açıkladık. İlkini biliyorsunuz 2006 yılında açıklamıştır. Daha sonra 2012-2015 yılları arasında ikinci bir kadına yönelik şiddetle mücadele eylem planı açıklamış, bunun etki analizini geçtiğimiz aylarda yapmıştık" ifadelerini kullandı.
"KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE KONUSUNDA 6 ANA BAŞLIKTA KAPSAMLI BİR ÇALIŞMA İÇİNE GİRECEĞİZ"
Davutoğlu, "Bugüne kadar uygulanan diğer eylem planlarını da göz önünde bulundurarak önümüzdeki dönemde kadına yönelik şiddet konusunda 6 ana başlıkta kapsamlı bir çalışma içine gireceğiz. Birincisi yasal düzenlemeler, ikincisi farkındalık oluşturma ve zihniyet dönüşümünün sağlanması, üç, koruyucu hizmet sunumu ve şiddet mağdurlarının güçlendirilmesi, dört, sağlık hizmetlerinin sunumu, beş, kurum ve kuruluşlar arası işbirliği, altı, şiddet uygulanana yönelik hizmetler. Eylem planında yer alan temel hususları da şu şekilde ifade edelim, Ocak ayında açıkladığımız Ailenin ve Dinamik Nüfus Yapısının Korunması Eylem Planı kapsamındaki yasal düzenlemeleri en kısa zamanda hayata geçireceğiz. Önümüzdeki günlerde özgürlüklerin korunması ve iç güvenlik paketi İnşallah Meclisimizden geçtikten sonra bu konuda, bu kürsüden kadınlarımıza verdiğimiz müjdeleri hayata geçirmek üzere İnşallah Ailenin ve Dinamik Nüfus Yapısının Korunmasıyla ilgili yasa teklifimiz görüşülmeye başlanılacak" açıklamasında bulundu.
" VE İZMİR’DE ELEKTRONİK KELEPÇE UYGULAMASI BAŞLATILDI"
"Elektronik kelepçe ve mağdur takip ünitesi kullanılarak şiddet mağdurunun etkin korunması, tedbir kararlarının ihlali durumunda da kolluk kuvvetlerinin anında müdahale etmesini sağlayacağız" diyen Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Denetimli serbestlik gibi bundan sonra şiddet mağduru kadın da şiddet uygulayan da bir elektronik denetimle nerede oldukları ve herhangi bir anda eğer şiddet uygulayacak kişi eğer o kadına yaklaşmışsa o kadının da uyarılmasını sağlayacak bir elektronik denetim mekanizması getiriyoruz. Dün Ankara ve İzmir’de bu uygulama başlatıldı. En kısa zamanda Türkiye sathına bu uygulamayı yayacağız. 6284 Sayılı Kanun Etki Analizi Çalışması çerçevesinde oluşturulan raporla ilgili düzenlemeleri hemen uygulamaya koyacağız. Bu düzenlemeler çerçevesinde kadına yönelik şiddet konusunda ve genel olarak şiddet konusunda ihtisas hakimliği oluşturma çalışmaları yürütüyoruz. Bu konularda ihtisas sahibi olan ve problemin sadece bir cezalandırma yöntemiyle değil aynı zaman bir tedavi yöntemiyle yaklaşacak ihtisas hakimlikleri kurmayı düşünüyoruz. Farkındalık oluşturmak üzere daha önce verdiğimiz eğitimleri hızlandıracağız. 140 bin emniyet personeli ve 35 bin sağlık çalışanına eğitim vereceğiz. Kadına yönelik şiddetle mücadelede farkındalık oluşturan haber, reklam, dizi filmler iyi örnekler olarak ödüllendirilecek. Burada medyamıza da bu çerçevede seslenmek istiyorum. Özgecan kızımızın vefatı -masum olduğu için de şehadeti diyebiliriz- sonrası gerçekten toplumda büyük bir farkındalık oluştu. Çok güçlü bir bilinç ortamı doğdu. Ben hemen ertesi gün Antalya Kadın Kolları Kongremizde de bir seferberlik başlattığımızı ilan etmiştim. Mardin Kongremizde bunu ilan ettik, dün akşam da Cumhurbaşkanımız bu seferberliğe sahip çıktığını, bizzat takip edeceğini ifade ettiler.
Medyamız bu konuda son derece olumlu bir tavır sergiledi, hepsine teşekkür ederim. Ama bir konuda da uyarıcı bir mesaj vermek istiyorum. Bu bilinçlendirme ve farkındalık konusunda olumlu bir tavır sergilenirken cinayetler konusunda bazen o kadar detaylı görsel malzeme kullanılıyor ki ola ki şiddete eğilimli kişiler varsa onları seyrederek kötü bir örnek üzerinden harekete geçebiliyorlar. Toplumda herkesin psikolojik olarak sağlıklı olduğunu düşünemeyiz. Zaten bu şiddet uygulayan kişiler psikolojik olarak hastalıklı kişilerdir. Bir kadına el kaldıran kim olursa olsun psikolojik olarak hastalıklıdır, hangi mevkide hangi makamda hangi ekonomik imkanlara sahip olursa olsun hastalıklıdır. En namert kişi, kadına el kaldıran kişidir. Mertlik zayıfa el kaldırmakla ispat edilemez. Kadına ve çocuğa kalkan el kadar zalim bir el, namert bir el olamaz. Görsel olarak bu tür psikolojik rahatsızlık taşıyabilecek kişilere kötü örnek oluşturacak malzemeleri sürekli işlemek hem onları buna teşvik edici bir rol oynar hem de o acıyı yaşayan ailelere tekrar tekrar o acıyı yaşatmış oluruz. O erdemli insan Mehmet Aslan ve eşi, Özgecan Aslan’ın babası, annesi acaba ne hissettiler, tekrar tekrar kızlarının cinayetleri üzerinde bütün o senaryolar medya üzerinden verildiğinde. Burada medyamızı bir özeleştiriye -tabiri caizse sansür yok, olmayacak da- otosansüre, içdenetime, otodenetime davet ediyorum."
BAŞBAKAN DAVUTOĞLU’NDAN TEBESSÜM SEFERBERLİĞİ
"Hepimiz şiddete uğrayan kadınlarımızın yanındayız" diyen Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Ne kadar yasal düzenleme yaparsak yapalım önemli olan bir zihniyet değişimi ve bunu toplumumuza sirayet etmesi. 14 pilot ilde hizmete açılan şiddet önleme ve izleme merkezleri bugünden itibaren 81 ilimizde hizmet vermeye başlayacak. İhtisaslaşmış kadın konukevi modellerini geliştiriyoruz, artıracağız. Yılsonu itibarıyla yerel yönetimlere bağlı kadın konukevlerinin sayısını yüzde 100 artıracağız. İstanbul Sözleşmesi gereğince cinsel şiddet mağdurları için sağlık alanında özel hizmet uygulayacağız. Şiddet uygulayan veya uygulama ihtimali bulunan kişileri zorunlu rehabilitasyona tutacağız ve gerekli tedbirleri alacağız. Yine bütün bu raporlarda gördüğümüz bir husus, şiddetin en fazla alkol, uyuşturucu ya da uyarıcı madde kullananlar tarafından uygulandığı yönünde. Bu çerçevede de alkol, uyuşturucu ve uyarıcı maddelere karşı mücadeleye de hız vereceğiz.
2015-2020 yıllarını kapsayan toplumsal eşitlik ve cinsiyet eşitliğini sağlayacak ulusal eylem planını uygulamaya koyacağız. Kadına Yönelik Şiddet İzleme Komitesi’ni daha etkin hale getireceğiz. Hem merkezde hem her ilde kadına yönelik şiddet konusunda vali başkanlığında izleme komiteleri oluşturuldu. Böylece yasal, kurumsal, yapısal birçok tedbir alacağız. Ama en önemli tedbir muhabbettir, en önemli tedbir zihniyet değişimidir.
Buradan bu yasal tedbirleri biz bir taraftan alırken bütün toplum kesimlerimize, annelere, babalara, kız çocukları, erkek çocuklara, eşlere, kadına yönelik şiddet konusunda başlattığımız seferberlikle birlikte bir seferberlik teklifinde daha bulunuyorum: tebessüm seferberliği. Hep beraber birbirimize tebessümle selam verelim ne kadar yorgun olurlarsa olsunlar, babalar evlerine gittiklerinde hanımlarını tebessümle selam versinler, hanımlar onu tebessümle karşılasınlar. Ne kadar okullarında zor sınavlardan çıkmış olsunlar kız çocukları, erkek çocukları babalarını, annelerini tebessümler karşılasınlar, babalar ve anneler de çocuklarının başlarını tebessümle okşayarak bağırlarına bassınlar. Muhabbet ortamında büyüyen bir çocuktan şiddet uygulayan yetişkin çıkmaz. En önce tedbir anneler ve babalar tarafından uygulanacak. Evlerimizde, sokaklarımızda, kurumlarımızda tebessümü hakim kılalım. Ama en önemlisi de geçtiğimiz haftalarda yaşanan acı tecrübelerden sonra TBMM’de de tebessümü, muhabbeti, karşılıklı saygıyı hakim kılmak için bütün muhalefet partilerini davet ediyorum. Biz AK Parti olarak hiçbir zaman toplumda şiddet, nefret dilinin takipçisi veya o dile kapılanlarından olmadık. En zor şartlarda AK Parti Grubu her zaman vakur tavrını gösterdi."