X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Başbakan Davutoğlu’nun Açıklamaları (2) …
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Başbakan Davutoğlu’nun Açıklamaları (2) …

  • Giriş Tarihi: 22.4.2015 01:08 Güncelleme Tarihi: 22.4.2015 07:23

Başbakan Ahmet Davtoğlu, Batı’nın tarihi olaylara taraflı olarak yaklaştığını belirtip, “Afrika’da hangi kabilelerin, hangi kavimlerin, sömürge idareleri altında nasıl yok edildiklerini konuşalım. Eğer bunlar konuşulacaksa bu sefer dünyada yüz yüze bakacak kimse kalmaz” diye konuştu. Ermeni Diasporası, Ermenistan’a ekonomik yardımda bulunmadığı yönünde eleştiren Davutoğlu, “Ermeni Diasporasının çok ciddi bir ekonomik gücü olduğu söyleniyor. Peki Ermenistan niye fakir?” dedi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, özel bir kanalda katıldığı canlı yayında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Açıklamalarında, Batı dünyasının tarihi olaylara çifte standartlı bakışına dikkat çeken Davutoğlu, “Batı dünyasında maalesef, diğer dünya insanlarının her an yanlışın içinde olduğu, kendisinin ise yanlış içinde olmadığı kanaati hakim. Ben Ermeni meselesi hakkında, söylenebilecek en açık sözlü sözleri sarf ettim. ‘Tehcir insanlık suçudur’ da dedim. ‘Nerede olursa olsun’ dedim. Bu Balkanlar’da olduğunda da aynıdır. Ama eğer tarihi açacaksak, Afrika’da hangi kabilelerin, hangi kavimlerin, sömürge idareleri altında nasıl yok edildiklerini konuşalım. Eğer bunlar konuşulacaksa bu sefer dünyada yüz yüze bakacak kimse kalmaz. Ben bunları Ermeniler’le karşılaştırmak için söylemiyorum. Ermeniler bizimle birlikte bir tarih inşa ettiler. Osmanlı medeniyeti diye bir medeniyet varsa eğer, Ermenilerin çok büyük katkıları var. Ama İstanbul’un birçok semtinin en zenginleri, tahmin edilenin aksine Ermeniler’dir, Rumlar’dır, Yahudiler’dir ve miras dolayısıyla Müslüman kadınlardır. Yani Almanya’da, Avrupa’da olduğu gibi Ermeniler gettolarla yaşamadılar. Ermeniler dışlanmadı” diye konuştu.
“TÜRK ERMENİ İLİŞKİLERİ BİR KANLI TARİH İLİŞKİSİ DEĞİLDİR”
Türkler’le Ermeniler’in birlikte ortak bir tarih yazdığını dile getiren Başbakan Davutoğlu, konuşmasında, “Ermenilerle Türkler birlikte 10 asır boyu savaşmadılar. Aksine, Alparslan’ın ordusu içinde sadece Türkler yoktu. Bizans’tan memnun olmayan Anadolu kavimleri arasında Ermeniler de vardı. Dolayısıyla Türk Ermeni ilişkileri bir kanlı tarih ilişkisi değildir. 19. Yüzyılın son çeyreğinden itibaren başlayan çatışmalarda ise Rusya’nın ve başka ülkelerin savaş esnasında Ermeniler’i kullanma çabaları var. Bunları, acıları unutturmak için söylemiyorum. Bu acılara saygı duymamız, bu acıları taziye etmemiz gerekiyor. İlk Türkçe roman Ermeni harflerle yazılmıştır. Bunları bizim ortak tarihimizi keşfederek yeni çığırlar açmaya yönelik hareketler olarak görüyorum. Ermeniler, bu toprakların asli çocuklarıdır. 2 sene önce Dışişleri Başkanı olarak yaptığım konuşmada, ‘Diaspora bizim için olumsuz bir kavram değil, Anadolu’dan gelen herkes bizim diasporamızdır’ dedim. Ve bunu dinleyen büyükelçiler arasında, eşi ASALA teröründe şehit edilmiş büyükelçiler de vardı. Hiçbirisi de ‘böyle bir şeyi kabul edemeyiz’ demedi. Biz bu anlamda bir çağrıda bulunuyoruz. Bu çağrıya kulaklarını kapatırlarsa, biz yine çağrıda bulunmaya devam ederiz. Ama şu veya bu gerekçelerle birileri, Türk milletini kolektif bir suçla itham etmeye kalkarsa, buna tepki de gösteririz, yok da sayarız bu kararları ve kedi kararlarıyla baş başa kalırlar” ifadelerini kullandı.
“BU MESELE, TÜRKLER’LE ERMENİLER ARASINDA KALMIŞ OLSAYDI ÇOK DAHA RAHAT ÇÖZÜLEBİLİRDİ”
Başbakan Davutoğlu, bir gazetecinin “Üçüncü tarafların konuya dahil olması, Ermeni Diasporasını kışkırtıyor mu” sorusu üzerine, şöyle konuştu:
“Bu mesele, Türkler’le Ermeniler arasında kalmış olsaydı çok daha rahat çözülebilirdi. Türkler’le Ermeniler oturup her şeyi herkesten daha rahat konuşabilirler. 2003 yılında Başdanışmandım. Akademik dönemden Avustralya’dan bir davet gelmişti bana; devlet misafiri olarak. Eşimle birlikte gittim. Büyükelçimiz oradaydı. ‘Burada yaşayan yabancılarla ilgili bir birim var mı?’ diye sordum. Dedi: ‘Var ama başındakiyle görüşmesek daha iyi; çünkü Ermeni.’ ‘Hayır, görüşelim, Ermeni’yse daha iyi’ dedim. ‘Ama Türkiye aleyhtarı ifadeleri var’ dedi. ‘Hiçbir sakıncası yok benim için’ dedim. Bir lokantada buluştuk, eşiyle birlikte. Benim hanım da kendisine Anadolu’dan el işi bir yaşmak hediye etti. Konuşurken kadıncağız ağlamaya başladı. Ailesi Amasya civarlarından göç etmiş herhalde. ‘Hep bu özlemi duymuştum’ dedi ve güzel bir sohbet gerçekleştirdik. Kendinizle barışıksanız, kendi tarihinizle, kimliğinizle barışık bir hal içindeyseniz, hatalarınızı ifade de edebilirsiniz. Ama kendisiyle kavgalı olanlar, başkalarıyla barışamazlar. Şimdi bizim bir barış eli uzatmamızın sebebi; kendimizle barışık olmamız. Artık konuşabiliyoruz, ‘şu şöyle oldu’ diyebiliriz. Ama önyargı ve kibirle bize yaklaşana, kibrinin karşılığını veririz.”
“ÜÇÜNCÜ TARAFLAR BU MESELEYİ SÜREKLİ KAŞIYOR”
Amerika’daki Ermeni Diasporasını, Ermenistan’ın ekonomik kalkınmasına destek olmamakla eleştiren Davutoğlu, “Bu üçüncü taraflar bu meseleyi sürekli kaşıyor. Ermeni Diasporasının bütün meselesi de bir intikam almak. Ermeni Diasporasının çok ciddi bir ekonomik gücü olduğu söyleniyor. Peki Ermenistan niye fakir? Mesela, Yahudi Diasporası İsrail’i zengin kılmak için bütün gücünü seferber eder, İsrail’in başarısını kendi başarısı olarak görür. Ama Ermeni Diasporası, başarılı bir Ermenistan’ı istemez; çünkü hep başarısızlığın sebebi olarak 100 yıl önceki olayların hatırlanmasını ister. Ermeni Diasporası büyük kaynaklar aktararak Ermenistan’ı ayağa kaldırabilir, niye kaldırmıyor? Bu tarihi olaylar üzerine yaptıkları araştırmalara ayırdıkları kaynakla Ermenistan’da işsizliği bitirebilirler” şeklinde konuştu.