X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bakan Yıldız’dan Seçim Güvenliğine İlişkin Açıklama
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bakan Yıldız’dan Seçim Güvenliğine İlişkin Açıklama

  • Giriş Tarihi: 2.6.2015 20:08 Güncelleme Tarihi: 2.6.2015 22:00

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, seçim günü elektrik kesintisi olmaması için daha çok Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bazı çalışmaların olduğunu ve özel kolluk kuvvetlerinin ayrıca gönderileceğini belirterek, “Biz teknik olarak herhangi bir sıkıntı öngörmüyoruz. 21 tane dağıtım şirketimizin hepsinin online bağlandığı Gölbaşı’ndaki enterkonnekte (Interconnect) sistemle alakalı merkezin orada başlarında bizim bulunduğumuz bir ekiple beraber çalışacağız” dedi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Kayseri’de TGRT Haber ve İhlas Haber Ajansı (İHA) Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar’ın sorularını cevapladı.
7 Haziran akşamı elektrik kesintisi yaşanırsa CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun ‘sandıkların üzerine otururuz’ açıklaması ve esprili dille söylediği ‘HDP Güneydoğu’da sandıkların başına silahlı adamlar diker herhalde’ açıklamasına ilişkin değerlendirmede bulunan Yıldız, “Ben tavsiye etmiyorum. Sandıkların üzerine oturmak hem kanunen bir suç hem de ağırlık itibariyle kırılabilir sandıklar. Sandıklar eskisi gibi tahta değil, şeffaf ve plastikten yapılmış durumda. Döküm ve sayımla alakalı işlemlerde saat 17.00’den sonra sandıkların etrafının boş bırakılması lazım. Bırakın üstüne oturmayı sandığın yerini bile değiştiremezsiniz. Yüksek Seçim Kurulu (YSK)’nın size zimmetlediği, orada sandık kurulu başkanlarına zimmetlediği bir mal. 3 ile 5 yıldan başlıyor yani bir kamu malına zarar vermekten. Bu işin öyle şakası yok. Sayın Kılıçdaroğlu bunu söyledi ama ben hiç mi hiç tavsiye etmiyorum. Bunu yapmasınlar. Bunu yapmalarını gerektirecek herhangi bir durumda inşallah olmayacak. Hiçbir vatandaşımızın oyu zayi olmadan oyların sayımı, dökümü her türlü işlemleri yapılacak. Ben sabah Kayseri’de oyumu kullandıktan sonra kriz merkezine gideceğim. Gölbaşı’nda Ankara’da bütün bunların organizasyonu, bütün yapılanmasını sağlayacağız. Şuana kadar yaptığımız hazırlıklarda da böyle bir sıkıntı, problem öngörmüyoruz” ifadelerini kullandı.
“BİZ TEKNİK OLARAK HERHANGİ BİR SIKINTI ÖNGÖRMÜYORUZ”
Bütün Enerji Bakanlığı personelinin seçimlerin yapılacağı pazar günü izinlerinin kaldırıldığı hatırlatılarak, trafo güvenliğinin sağlanmasına ilişkin kolluk kuvvetlerinden ek yardım istenip istenmeyeceği sorusuna Bakan Yıldız, şunları kaydetti:
“İçişleri Bakanlığımızla yaptığımız bir çalışma var. Özellikle güvenliğiyle alakalı tartışma çıkartılan bir kısım yerlerde, enerji hatlarıyla alakalı söylüyorum, trafo merkezleriyle alakalı söylüyorum, daha çok Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde. Bunlarla alakalı bazı çalışmalarımız oldu. Oralara özel kolluk kuvvetleri ayrıca gönderilecek. Bizim için kritik merkezler var. Onlar için de gönderilecek ama biz teknik olarak herhangi bir sıkıntı öngörmüyoruz. 1.2 milyon kilometrelik bir alandan bahsediyoruz. Bunlarla alakalı herhangi bir problem öngörmüyoruz. 21 tane dağıtım şirketimizin hepsinin online bağlandığı Ankara Gölbaşı’ndaki enterkonnekte (İnterconnect) sistemle alakalı merkezin orada başlarında bizim bulunduğumuz bir ekiple beraber çalışacağız. Kimse sandığın arkasına sığınmaya kalkmasın. Kimse çam ağaçlarının arkasına sığınmaya kalkmasın. Eğer vatandaşımız rağbet ediyorsa o seçimlerdeki aldığı oy oranı sonuçları tahvil edilecektir. Niçin böyle bir kaygı ve endişe içerisindedirler bir kısım partiler? Almış oldukları anket sonuçları kendilerini bu tür mazeretlerin arkasına daha çok sığınmayı gerektiriyor. Biz bunların her birisini doğru şekilde okuyoruz. O yüzden elektrikle alakalı ben bir problem öngörmüyorum. Arkadaşlarımızla aldığımız tedbirler sonucunda bir sıkıntı yaşanmayacağı kanaatindeyim. 174 bin sandıkta 50 milyonun üzerindeki seçmenimizin kullanacağı oylar bundan önceki seçimlerde de, hiçbir seçimde, hiçbir vatandaşımızın oyu elektrikten dolayı sayılmamış olsun. Öyle bir şey yok. Bu işin algısının gerçeğinin çok daha önünde gösterilmeye çalışılmasının maksatlı olduğunu söylemem lazım. Ben burada açıkça beyan ediyorum; önceki seçimlerde muhalefet partilerinin söylediği gibi bir olay mı var, yoksa bir adet benim oyum sayılmadı denilen bir yer var mı? Ben bunu araştırdım baktım, böyle bir şey yok.”
“‘BENİMKİ ELEKTRİK KESİLDİĞİ İÇİN SAYILMADI’ DİYECEK BİRİSİ VARSA LÜTFEN BUNU AÇIKLASIN. BÖYLE BİR ŞEY YOK”
Kılıçdaroğlu’nun ‘Hangi trafolara hangi kediler girecek’ yönündeki açıklamasına ilişkin Yıldız, “Kendilerini küçültüyorlar. Bunun aleyhinde bir cümle kullanabilecek birisi varsa lütfen yarına bırakmasın. ‘Benimki elektrik kesildiği için sayılmadı’ diyecek birisi varsa lütfen bunu açıklasın. Böyle bir şey yok. Yokken nasıl böyle bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Buna olan ihtiyacı hissediyorum. Partilerin bir şeyin arkasına sığınma, muhalefet partilerinde ben yapmadım, o yaptı tarzında bir ihtiyaç hissetmelerini anlayabiliyorum. CHP’nin hala istenilen beklenilen yükselişi gösteremeyişini, bunları anlıyorum ben. Siyaseten izah edebiliyorum. Arkasına sığınacakları başka bir şey bulsunlar, bir kalas, bir ev bir şey bulsunlar. Elektrik bunun arkasına sığınılacak bir şey olmayacak. Sabotaja uğrarsa bir trafo merkezi bir elektrik direği bunlar yaşandı. Şırnak Silopi arasında 154 kilovatlık bir direk sabotaj yapıldı. Bir direği yıktığınızda elektrikler kesilir. Bir trafo merkezine saldırı da bulursanız orada elektrikler kesilir. Direk yıkılır buna rağmen elektrik kesilmez diye dünyada bir şey yok. O yüzden sabotajlar benim söylediğim teknik bütün gerekçelerin dışındaki olan gelişmelerdir. Ben HDP’ye de arkasına sığındığı hangi güç varsa onun da böyle bir şeye tenezzül etmemesi lazım geldiğini, onların sıkıntıya uğratacakları yapının devletten daha ziyade güya haklarını savundukları benim Kürt kardeşimin yapısı olacaktır. Ona giden hizmeti engelleyeceklerdir. Vatandaşımıza giden hizmeti engellemiş oluyorsunuz” değerlendirmesinde bulundu.
“ALDIĞIMIZ EN ÖNEMLİ ÖNLEMLERDEN BİR TANESİ BAKIM VE ONARIM ÇALIŞMALARINI SEÇİMDEN SONRAYA BIRAKTIK”
Geçtiğimiz günlerde Hollanda’da ülke çapında 8 saate yakın elektrik verilmemesi hatırlatılarak, Türkiye’de yaşanan uzun süreli elektrik kesintisiyle ilgili soruşturmada netice alınıp alınmadığı ve bilgisayar hackeri olduğu bir kişiyle ilgili soruşturma başlatıldığıyla ilgili soruya Yıldız, “O elektrik kesintisinden sonra ABD’de 1.6 milyar insanın canlı yayında izlediği bir yayın sırasında dahi Beyaz Saray’ın elektriği kesildi. Ben bir mühendis olarak bunların izahını çok rahat yapıyorum. Atmosferi açık işletmelerde bu tür aksaklıklar olabiliyor. Bizden sonra İngiltere’de, Hollanda’da, Rusya’da ve Almanya’da geniş çaplı elektrikler kesildiği anlar oldu. Kimi 8 saat, kimi 15. Tam 36 saat kesilen yer var. Teknik olarak bizim izah ettiğimiz bir yapı var. Doğudan Batıya bizim 11 tane otobanımız var enerji sektöründe. Otobanların ikisinde üçünde bakım yapılırken bu oluyor. Biz şimdi bakımları kaldırdık. Herhangi bir bakım yapılmayacak. Aldığımız en önemli önlemlerden bir tanesi bakım ve onarım çalışmalarını seçimden sonraya bıraktık. Yılda iki kez bunlar yapılır” cevabını verdi.
“TEİAŞ’TA ÇALIŞAN BİR ARKADAŞIMIZ DEĞİL. O HİZMET ALIMI YAPILAN ŞİRKETTE ÇALIŞAN BİRİSİ”
“Mevcut hatların risklerini en aza indirecek yapıyı kurgulamak lazım” diyen Yıldız, “Biz enerjide mühendis olarak bunların nasıl gerçekleşeceğini kendi kendimize izah edebiliyoruz. Ama muhalefetin ne kadar çok ihtiyacının olduğunu buradan daha fazla anlıyorum. Yurt dışında benzer olaylar o kadar fazla oluyor ki ama kamuoyunda bu kadar yer etmiyor. Anormal şekilde görülmesini doğru bulmuyorum. Biz görevimizi yapacağız. Her türlü bu hizmeti sağlamak için şuanda 8 bin kişi Pazar günü hafta sonu da çalışacak. Bununla alakalı bir sıkıntı öngörmüyoruz. Bugünkü gazetenin bir tanesindeki yazı bir hackerin kamuda bulunup bulunmadığıyla alakalı. Zaten o TEİAŞ’ta çalışan bir arkadaşımız değil. O hizmet alımı yapılan şirkette çalışan birisi. Bugün soruşturma başlatıldı açığa alındı kendisi de. Olayla ilgisi var şeklinde görülmüyor. Çünkü o hizmet aldığımız şirket bir yaptırımı ve direktif olan bir şirket değil. Ancak gösterilen yerlerde belirli işlemleri yapabiliyor” diye konuştu.
“MUTLAKA ÇEŞME FALAN KOYMAYI DÜŞÜNÜYOR HERHALDE ORAYA. BÖYLE BİR İHTİMAL VAR”
HDP, MHP, CHP’nin seçim vaatlerinde yer alan mazot fiyatlarıyla ilgili soruya Bakan Yıldız, şöyle konuştu:
“Dedi ki Sayın Kılıçdaroğlu, “Ben hesap uzmanıyım. 1,5 liraya satarak kar bile ederim” dedi. Bende buradan söyleyeyim; bende mühendisim, biraz rakamlarla da aram iyi. Siz 1,5 TL’ye nasıl satarsınız ben bir anlatayım. TÜPRAŞ’ta Kocaeli’nde 1.42 TL şuanda mazotun çıkışı. Bunlar dağıtım şirketlerine veriyorlar, oradan bayilere gidiyor. 13 bin 600 bayi vasıtasıyla satılıyor. Edirne’den Kars’a kadar satılıyor. 1,42 kuruştan alabilmeniz için ya bidonlarla gidip TÜPRAŞ’ın kuyruğunda bekleyeceğiz, ben Kayseri’den gideceğim, siz Ankara’dan gideceksiniz, diğeri Van’dan gidecek. Bir bidon doldururuz. Orada perakende satmıyorlar. Büyük tankerler var. Mutlaka çeşme falan koymayı düşünüyor herhalde oraya. Böyle bir ihtimal var. Uygulanabilirliği ne kadardır sizin takdirinize bırakıyorum. Adana’dan çiftçimiz gidecek, traktörüyle dolduracak Bolu’ya gelmeden önce mazotu bitecek tekrar gidecek oraya. Böyle bir komedi yok. Hangi Türkiye’de yaşıyoruz biz. 42 kuruş bunların dağıtım ve bayilik payı var. Ediyor 1.84, KDV’de koyuyoruz üstüne 2.15. burada çok açık bir şey. ‘Ben her mazot kullanana kullandığı mazot litresi başına 65-70 kuruş para vereceğim yeter ki kullanın’ demek lazım. Bunun Türkçesi bu. Vatandaşımızın zekâsıyla dalga geçmemek lazım. Vatandaşımız bunların hepsini görüyor.”
“EĞER İNANACAK OLSAYDI UZAN BAŞTAN BİR KERE İKTİDAR OLURDU”
Çiftçinin vaatlere inanmadığını söylediğini anlatan Yıldız, “Biz mazot ve gübre desteğiyle alakalı 1.8 katrilyon lira her yıl para veriyoruz çiftçimize. O açıdan bunun böylesine bir popülizmle vatandaşımızın kanına girmeye çalışmak yanlış bir şey. Ben sordum bir doktor arkadaşım var. Sağlığa bir zararı var mı dedim bu tür atmaların tutmaların. Sağlığa bir zararı yok dedi. Ancak siyasetin saygınlığının azaltılması adına çok büyük zararları var. Burada tavanına çiğköfte atılan Arjantin’in veya Brezilya’nın Meclisi değildi, TBMM idi. Biz bu saygınlığın korunması adına çok fazla gayret ettik. Bu 13 yıl içerisinde. Çok fedakarlıklar yaptık. İyi ki yapmışız. Cem Uzan vaatlerde bulundu. Çok cazip vaatlerdi. Hiçbir vatandaşımız ona o şekliyle inanmadı. Eğer inanacak olsaydı Uzan baştan bir kere iktidar olurdu. Biz bunları son derece yanlış buluyoruz. Uzan şimdi nerde Fransa’da. Hani bu ülkede kalacaktı ama hapis cezası onaylandı onun. Vatandaşımıza karşı açık, şeffaf, dürüst olalım. İktidara gelmeyeceğini anladıkça bu tip vaatlerin dozunun da arttırıldığını gördük” şeklinde konuştu.
Vaatlerin ortaya atılmasının siyaseten etik olup olmadığı sorusuna Yıldız, şöyle cevap verdi:
“Hem yüzde 35 ile iktidar olamıyorsunuz, hem koalisyon hükümeti kuramıyorsunuz. Bir işin nasıl olmayacağını tarif etmek doğru değil, bir işin nasıl yapılacağını söylemeniz lazım. Ondan dolayı biz vatandaşımıza karşı her zaman olduğu gibi şeffaf dürüst ve açık olmamız lazım. Kendilerini böyle bir tavra davet ediyoruz.”
“BEN DAVA UĞRUNDA KOŞTURMAYA GAYRET EDEN BİRİSİ OLARAK ÇALIŞMALARIMA DEVAM EDECEĞİM”
8 Haziran sonrası ne yapacağının sorulması üzerine Bakan Yıldız, şunları söyledi:
“Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında 10 yıllık, 20 yıllık, 60 yıllık projeksiyonlar yaptık. Plansız ve programsız olmaz ama kendi hayatımda hemen hemen hiç plan yapmayan birisiyim. O kadar fokslandım ki 7 Haziran akşamına, 8 Haziran sabahına. İnanın ondan sonrasıyla alakalı hiçbir şekilde kendimi meşgul etmedim. Öncelikle biz Ak Partimizin başarısı için bunları anlatıp sonucunu almamız lazım. Makamların, mevkilerin bizim için önemli olmadığını söyledim. Ben kendisini (Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı) şuan ki Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’nda olduğu gibi hiçbir şekilde yalnız bırakamam. Çünkü onun hangi maksatla kendilerine neler yapıldığını ben yakinen bilenlerdenim. O yüzden biz dava olarak bakıyoruz buna yalnızca parti olarak bakmıyoruz. Bizde milletvekilliği üç dönem kuralının en hızlı savunucularından birisi olarak söylüyorum; bizim üç dönem sınırı milletvekilliğiyle alakalı. Hizmetle alakalı değil. Ben Allah’ın izniyle ömrümün sonuna kadar bir davası olan ve o dava uğrunda koşturmaya gayret eden birisi olarak çalışmalarıma devam edeceğim.”