X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER AK Parti Grup Toplantısı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

AK Parti Grup Toplantısı

  • Giriş Tarihi: 9.7.2015 14:28 Güncelleme Tarihi: 10.7.2015 16:30

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Görevlendirmeyi müteakip hemen ilgili bütün partilerden, genel başkanlardan randevu isteyeceğiz. Muhtemelen gelecek hafta içinde, Ramazan Bayramı öncesinde ilk tur görüşmeleri yapmayı planlıyorum. Bu takvim çerçevesinde usulümüz de açık ve net olacak. Kamuoyundan hiçbir şey gizlemeyeceğiz, şeffaf bir şekilde görüşeceğiz, yapıcı olacağız" dedi.
Başbakan Davutoğlu, partisinin grup toplantısında konuştu. AK Parti hükümeti üzerinden yapılan eleştirilere cevap veren Davutoğlu, "’da hükümet vardır hem de güçlü bir hükümet vardır, alınması gereken kararları her an alır ve uygular. Bu çerçevede Türkiye’nin güvenliği ile ilgili bütün mekanizmaları işletiyoruz. Sürekli istişareler yapıyoruz, her türlü tedbiri alıyoruz. Görevi sürdürdüğümüz sürece de bunu alacağız. DEAŞ terör örgütü sınırımıza dayanmış, PYD’nin faaliyetleri belli, ESAD rejimi her gün hava bombardımanlarıyla daha çok mülteci akınına sebebiyet veriyor. Biz bu durum karşısında sadece izleyen ve yeni hükümet kurulana kadar sorumluluk üstlenmekten kaçınan bir tavır içinde olamazdık" ifadelerini kullandı.
"Yatırımlarımızda hiçbir gecikme olmayacak, bütün projeler anlık bir şekilde takip ediliyor" diye konuşan Davutoğlu, "Bugün de inşallah iftarı 3. köprünün üstünde, oradaki işçilerimizle yapacağız. 3. köprü ve 3. havalimanı üzerinden yapılan tartışmaları engelleme çabalarına karşı işçilerimizle omuz omuza aynı sofraya oturacağız, aynı çorbaya kaşık sallayacağız. Türkiye başbakanıyla, bakanlarıyla, siyasetçileriyle işçileriyle emekçileriyle bir saniye dahi kaybetmeden yoluna devam ediyor" dedi.
"ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA İÇİ İLK TUR GÖRÜŞMELERE BAŞLAYACAĞIM"
Hükümet kurma çalışmaları takvimine ilişkin değerlendirme yapan Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Görevlendirmeyi müteakip hemen ilgili bütün partilerden, genel başkanlardan randevu isteyeceğiz. Yarın ve yarından sonra acı bir yıl dönümü için Bosna Hersek’te olacağız. 11 Temmuz Srebrenitsa katliamının 20. yıl dönümü. Bütün milletimizin acıyla, büyük bir ızdırapla takip ettiği o günleri hepimiz hatırlarız. O günlerden bu yana Bosna Hersek’in kaderini Türkiye’nin kaderi, İstanbul’un kaderinin Saray Bosna’nın Srebrenitsa’nın kaderi olarak gördük. Bir kez daha Srebrenitsa’da katledilen kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Bu tür katliamların bir daha olmaması için bütün uluslararası toplumu basiretle davranmaya davet ediyorum. Cuma ve Cumartesi günü Bosna Hersek’te olacağımız için ve orada dayanışmamızı, Balkanlar’daki mevcudiyetimizi, kardeş Boşnak halkıyla olan kader birliğimizi göstermemiz için orada bulunacağımızdan bu görüşmeler yarın ve yarından sonra olamayacak. Muhtemelen gelecek hafta içinde genel başkanların vereceği takvime göre bugün Cumhurbaşkanımızın görevlendirmesi halinde, İnşallah önümüzdeki hafta Ramazan Bayramı öncesinde ilk tur görüşmeleri yapmayı planlıyorum. Bu takvim çerçevesinde usulümüz de açık ve net olacak. Kamuoyundan hiçbir şey gizlemeyeceğiz. Şeffaf bir şekilde görüşeceğiz, yapıcı olacağız. Usül olarak da bir turda ve hemen bir netice almak yerine detaylı şekilde konuşup sağlıklı ve iyi işleyen bir hükümet ortaklığı için elimizden gelen çabayı göstereceğiz. Buradan muhalefet parti liderlerine, genel başkanlarına çağrıda bulunmak istiyorum. Gelin hep beraber karşılıklı saygı dili kullanalım, karşılıklı ikram dili veya birbirimize görev hatırlatan dil değil herkes diğer partinin kurullarına, usüllerine, teamüllerine saygı göstererek karşılıklı saygı içinde bu süreci yürütelim. İkincisi yapıcı bir yaklaşımı esas alalım. Kapıları kapatmak yerine, açalım. Yolları engellemek yerine, açalım ve her türlü iletişimi sağlayacak şekilde birbirimize yaklaşalım."
"KİMSE TİYATRAL BİR OYUN İÇİNE GİRMEMELİ"
Yapıcı bir yaklaşıma vurgu yapan Davutoğlu, "Baştan önyargılı olmayan, karşı tarafı bir şekilde mahkum etmeyen, ona sınırlar çizmeyen bir yaklaşım. Biz böyle bir yapıcı bir yaklaşım için gerekli hazırlıkları yaptık, dosyalarımız hazır. Kim neyi konuşmak istiyorsa o dosyadan konuşmaya hazırız. Ama tiyatral bir oyun içine kimse girmemelidir. ’Ben öyle hamleler yapayım ki halk karşı tarafı suçlasın’ diye başlayan bir görüşme iyi niyetli görüşme tarzı değildir. ’Öyle hamleler yapayım ki sonunda top karşı tarafta kalsın, herkes onlara bedel ödetsin’ diye bir yaklaşım için girilirse netice alınmaz. Açık yürekli, şeffaf ve empati yapan bir usülle yaklaşırsak sonunda öyle veya böyle Türkiye’yi hükümetsiz bırakmayacak bir formülde anlaşabiliriz. Ama en önemlisi parti çıkarlarımızın üstünde ülkemizin çıkarlarını düşünelim. Partilerimizin kısa dönemli çıkarlarına dayalı bir koalisyon müzakeresi belki kısa dönemde bazı faydalar sağlar ama uzun dönem o partiye fayda getirmez. Geçmiş koalisyon dönemlerinde yaşanan acı hatıraları hepimiz biliriz. Verdiğimiz söze sadakat gösterelim, o sözü verirken çok düşünelim ama her sözde ve her uygulamada parti çıkarlarının üstünde ülke çıkarlarını görelim" ifadelerini kullandı.
"AK PARTİ HER ZAMAN TEK PARTİ HÜKÜMETİNİ SAVUNDU"
"AK Parti her zaman tek parti hükümetinin ülkeye kazandırdıklarına inandı ve tek parti hükümetini savundu. Yine aynı kanaatteyiz" diyen Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Eğer milli irade yine bize tek parti hükümeti kurma görevi verseydi şu anda kolları sıvamış, birçok projeyi başlatmış, daha iddialı şekilde yeni projelere yelken açmış olurduk. Hiçbir zaman hükümet, yönetim boşluğu oluşturmadık ama aynı zamanda da bir koalisyon hükümetinin doğurabileceği zaaflara karşı son derece dikkatli bir yol takip ettik. Aslında koalisyon istemezdik, bunu açık söyledik meydanlarda. Bunun doğru olmadığını da düşünüyorduk. Ama milli irade bunu demişşe, milli irade ’gidin uzlaşın’ demişse bunu tartışmadık, tartışmayız. Şimdi bize düşen görev bütün genel başkanlara, parti teşkilatlarına, parti tabanlarına Türkiye’yi hükümetsiz bırakmamak, bir an önce hükümetin kurulmasını temin etmek üzere sağduyulu bir dayanışma, işbirliği psikolojisini egemen kılmaktır. Bu çerçevede AK Parti olarak her zaman görüşmelere müzakerelere ve her türlü farklı kanaati dinlemeye hazırız. Ama bir şeye hazır değiliz, olmayacağız. Dayatmaya, baskılara ya da şu veya bu yolla yapılacak psikolojik operasyonlarla bizi şu veya bu alternatife zorlamaya dönük baskılara hiçbir şekilde taviz vermedik, vermeyeceğiz. Yürüdüğümüz yolu kendi irademizle yürürüz. Karar aldık mı bu parti grubu kararı alır ve arkasında çelik gibi durur, Meclis Başkanlığı seçimi bunu gösterdi."
"YUMRUKLARIMIZI ÇÖZELİM, TOKALAŞMAYA HAZIR OLALIM"
Başbakan Davutoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
"Ama birileri bize ders vermeye kalkar ya da birileri yukarıdan bir dille ’Şöyle yapsanız iyi olur, şu partiyle kursanız iyi olur, şunu yapmasanız iyi olur’ demeye kalkarsa ona da döner haddini bil, biz ne yapacağımızı biliyoruz, milletin huzuruna da onunla gideceğiz deriz. Yumrukla siyaset yapılmaz. Yumruklarımızı çözelim, tokalaşmaya hazır olalım. Ama bilelim ki bu tokalaşmadan, bu safhada hayır çıkması için herkesin önce birbirine saygı duyması ve karşılıklı anlayış içinde iyi niyetle bir yola çıkması gerekir. Biz bu kritik kavşakta da AK Parti olarak ülkemizin geleceğini düşüneceğiz. Bu kritik kavşakta milletimiz huzur içinde olsun, AK Parti gereğini yapacak ve Türkiye’yi hiçbir zaman krize, buhrana mahkum etmeyecek. Kararlı şekilde yolumuza devam edeceğiz. Kararlı bir şekilde şu ana kadar savunduğumuz ilkeleri savunacağız. Ya Türkiye çok sağlıklı bir hükümet yapısıyla yoluna devam edecek, bütün bu yollar tükenirse tekrar milli iradenin huzuruna gideriz. Ama bütün bu yollar tükenmeden, bize verilen görevi tamamlamadan yeni arayışlar içinde olmayacağız."