X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sağlıkta Akredite Olmayan Konuşmalar, Bilgi Kirliliğini Artırıyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sağlıkta Akredite Olmayan Konuşmalar, Bilgi Kirliliğini Artırıyor

  • Giriş Tarihi: 6.10.2015 09:58 Güncelleme Tarihi: 6.10.2015 10:07

Sağlık-Sen tarafından düzenlenen Sağlık Okuryazarlığı Sempozyumu’nun Sağlıkta Bilgi Kirliliği başlıklı oturumunda, sağlık okuryazarlığının önemi, bilgi kirliliği ve çıkar sağlamak amaçlı bazı kişilerin magazin ve medya figürü haline getirilmesi konuları ele alındı.
Sağlık Bakanlığı Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürü Yrd. Doç. Dr. Hacı Ömer Tontuş, oturum başkanlığı da yaptığı panelde yaptığı konuşmada, bilgi kirliliğini önlemede, akredite olmayan konuşma metinlerinin yapılmamasının önemini vurguladı. Bir kişinin kendi veya bir başkasının çıkarları için bilgisini kullanmasının bir yanıltma olduğunu belirten Tontuş, çıkarın sadece maddi çıkar olmadığını, beğeni, alkış, daha çok yere çağrılma gibi çıkarların da varlığına dikkat çekti. Sağlık okuryazarlığının gelişmesinin zaman içinde çözülecek bir konu olduğunu ifade eden Tontuş, “Tıp fakültesinde sağlık iletişimini okutmak sorumluluğu yerine getirmektir. Bunun hayata geçmesi 8 ile 10 yıllık bir süreçtir. Sivil toplum örgütleri pozisyon aldığı müddetçe bunu başarabiliriz. Bu toplantı çok önemlidir” dedi.
ÇOBANOĞLU: "SAĞLIĞIN EKONOMİK BOYUTU ÇEKİCİ FAKTÖR OLUŞTURUYOR"
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Etiği ve Tıp Tarihi ABD Başkanı Prof. Dr. Nesrin Çobanoğlu da, sağlıkta bilgi kirliliğinin doğrudan hasta haklarını etkileyen sonuçlar doğurduğunu söyledi. Hastaların doğru bilgilenme hakkına sahip olduğunu söyleyen Prof. Çobanoğlu ayrıca hastaların saygı görme hakkına da sahip olduğunu hatırlatarak, sağlıkla ilgili doğru bilgilendirilmenin önemine dikkat çekti. Sağlığın ekonomi olarak da önem taşıdığını ifade eden Nesrin Çobanoğlu, “Sağlığın ekonomik boyutu bazı insanlar için de çekici bir faktör oluşturuyor. Belirli çıkar gruplarına hizmet edenler ya da kendisine çıkar sağlamak isteyen bazı gruplar, şarlatanlar sağlıkta doğru bilgi yerine yalan yanlış bilgilerle yönlendirerek kendilerine çıkar sağlamak için bunu kullanıyor. Bilgi kirliliği tedavi sürecini olumsuz etkileyen sonuçlar ortaya çıkarır.” Dedi. Bilimsel bilginin daha güvenilir bilgi olduğunu ifade eden Çobanoğlu, bunun bir parçasını çekerek vermek ya da bu bilgiyi kendi çıkarları doğrultusunda ekonomik çıkar için kullanmanın etik dışı olduğunu vurguladı.
ELGİZ YILMAZ: "HEKİMLER MEDYA FİGÜRÜ HALİNE GETİRİLMEMELİ"
Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Elgiz Yılmaz da ‘Sağlık Enformasyonunun Önemi’ konulu sunumunda, bazı hekimlerin medya figürü haline getirilmesini eleştirdi. Sağlıkla ilgili yanlış bilgilerin yanı sıra tıbbi temeller ya da kanıta dayalı olmayan bilgiler sunan bazı figürlerin bulunduğuna dikkat çeken Yılmaz, sağlık okuryazarlığının amacının; bilgiyi doğru anlamlandırma yetisi kazandırmak olduğunu söyledi.
YEŞİM SERT KARAASLAN: "MEDYA SAĞLIK HABER DİLİNİ İYİ SEÇMELİ"
Anadolu Ajansı Sağlık Muhabiri Yeşim Sert Karaaslan ise konuşmasında, medyanın sağlık haberciliğinde kullanacağı dili iyi seçmesi gerektiğini söyledi. Aynı konuda birbirine zıt haberleri görmek mümkün olduğunu belirten Karaaslan, haber yazılırken ve tv’lerde işlenirken dikkat edilmesi gerektiğini dile getirdi. Haberlerde toplumsal fayda gözetilmesi gerektiğini de vurgulayan Karaaslan, “Bir uyuşturucu kullanıcısı ile konuşurken, uyuşturucuyu nasıl temin ettiklerine haberde yer verilmemelidir. Haberde kullanılan görseller, yol gösterici olmamalıdır. Bilimsel geçerliliği olmayan haberlere, medyada yer verilmemesi gerekir” ifadesini kullandı.
SERHAT ÖZEREN: "İNTERNETTE ULAŞILAN BİR BİLGİ BAŞKA KAYNAKLARDAN DA TEYİT EDİLMELİ"
İnternet Geliştirme Kurulu Başkanı Serhat Özeren de ‘Sağlıkta Bilgi Kirliliği ve Güvenilirliği’ sunumunda, internet yoluyla elde edilen bilgilerin mutlaka başka kaynaklardan da teyit edilmesi gerektiğini ifade etti. Teknoloji ve internet dünyasının sel gibi üstümüze geldiğine işaret eden Özeren, bundan kurtulmak yerine doğru kullanmayı öğrenmemiz gerektiğini söyledi.