X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER AK Parti Yenimahalle İlçe Teşkilatı Kahvaltı Programı (2)
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

AK Parti Yenimahalle İlçe Teşkilatı Kahvaltı Programı (2)

  • Giriş Tarihi: 9.10.2015 15:38 Güncelleme Tarihi: 9.10.2015 15:49

Eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek, “İstikrar dediğimiz şey dört tekerlekli bir araba gibi. Sadece siyasi istikrar değil ama en önemlisi siyasi istikrar, diğerleri ona bağlı, biri yoksa üçü de olmaz. Birincisi siyasi istikrar, ikincisi ekonomik istikrar, üçüncüsü bürokratik istikrar, dördüncüsü de hukuki istikrardır. Dört tekerlekli bir arabanın lastiğinin biri patlaksa, olsa olsa kenara çekecek kadar arabayı yürütebilirsiniz; arkadan gelen kaza yapmasın, vurmasın diye. İkisi birden patlaksa araba olduğu yerde kalır o zaman çekici çağırmak zorunda kalırsınız. Üçü birden yoksa, Allah o memleketi korusun” dedi.
Eski Başbakan Yardımcısı ve 26. Dönem AK Parti Milletvekili Adayı Ali Babacan, TBMM eski Başkanı Cemil Çiçek ve 2. Bölge Milletvekili adayları, AK Parti Yenimahalle İlçe Teşkilatı’nın düzenlemiş olduğu kahvaltı programında, sanayici ve işadamlarıyla bir araya geldi.
Kahvaltı programında sanayici ve işadamlarına seslenen Çiçek, “7 Haziran seçimleri öncesi Meclis Başkanı olarak yine burada sizlerle bir hasbihal yapmıştık. Ben aday değildim o zaman. Doğrusunu isterseniz ben siyasete noktayı koydum. Ben siyaseti girdiğimden bugüne 50 sene geçmiş oluyor. Siyasi hayatım Ostim hayatıyla aşağı yukarı yaşıt. Türkiye bugün nelere sahip oldu, nelere neden dolayı sahip olmadı, siyasetin içinde yaşayarak, ülkeyi bu noktaya getirmiş, ya da daha ileri götürememiş dönemlerin hepsini kitaplardan okuyarak değil, bizatihi içinde yaşayarak gördüm. 7 Haziran öncesi burada yaptığım konuşmada Türkiye için beklentilerimi, herhangi bir parti ismi zikretmeksizin 50 yılın tecrübesiyle Türkiye bundan sonra ne yapmalı, neleri yapmasa neler oluru, o zaman ifade etmeye çalıştım ama bu endişelerimde maalesef haklı çıktım. İnşallah 1 Kasım seçimleri hepimiz için bir tecrübe olur” ifadelerini kullandı.
“HER SEÇİM YENİ BİR SAYFADIR”
Her seçimin yeni bir sayfa olduğunu belirten Çiçek, “Bu yeni sayfaya iyi şeyler de yazmak var, karalama yapmak da var. Yeni sayfaya iyi şeyler yazacaksak, bir zahmet geçmiş sayfalarda neler var bir bakmak gerekiyor, değerlendirmemiz gerekiyor. Türkiye 1950’de çok partili hayata esas itibariyle geçti. 50’den 2015’e 60 sene. 5 sene darbeleri çık 60 sene. Bu 60 sene içerisinde bir partinin tek başına iktidar olduğu dönemler var. Demokrat Parti, Anavatan Partisi, Adalet Partisi, AK Parti. Ondan sonra da koalisyon dönemleri var. Yeni sayfanın gerisinde, siyasi tarihimiz açısından baktığımızda bunlar yazılı ama bizim için esas olan 1961’dir, 27 Mayıs darbesinden sonra Türkiye ilk defa koalisyonlarla tanıştı. Yani koalisyon nedir? Koalisyon ülkeye ne getirir ne götürür, bunun olumlu olumsuz tecrübelerini hep beraber yaşadık” şeklinde konuştu.
“SİYASETTE ‘SEHİV SECDESİ’ YOKTUR”
“Ben siyasette çok dini terim kullanmam ama namazda, namazın vacibini terk ederseniz ‘sehiv secde’ yaparsınız; inşallah Allah namazınızı kabul eder ama siyasette ‘sehiv secdesi’ yoktur” diyen Çiçek, şunları kaydetti:
“Bir yaptınız belki onu 100 sene sonra bile telefi edemezsiniz. Bugün yaptığınız hatanın bedelini, bir nesil, iki nesil, üç nesil öder o fırsatlar bir daha gelmez. Onun için Türkiye’de bu tabiri, bu ifadeyi yalnızca biz kullanmıyoruz. Devlette taşın altında eli olmuş, sorumluluk taşımış, önemli siyaset bilimcileri, siyaset adamları istikrara çok vurgu yapar. Çünkü biz de istikrara vurgu yapıyoruz. ‘Bu AK Parti de istikrardan başka türkü bilmiyor, hep bunu çağırıyor demeyin.’ Bu yaşanmış acı tecrübelerin sonunda, ‘Acaba Türkiye bu sıkıntıları bir daha nasıl yaşamazın en önemli kavramı istikrardır. İstikrar olmadığı zaman ülkenin başına neler geleceğini hem biz yaşadık, hem de hiç uzağa gitmeye gerek yok Yunanistan yaşıyor. İstikrar dediğimiz şey dört tekerlekli bir araba gibi. Sadece siyasi istikrar değil ama en önemlisi siyasi istikrar, diğerleri ona bağlı, biri yoksa üçü de olmaz. Birincisi siyasi istikrar, ikincisi ekonomik istikrar, üçüncüsü bürokratik istikrar, dördüncüsü de hukuki istikrardır. Dört tekerlekli bir arabanın lastiğinin biri patlaksa, olsa olsa kenara çekecek kadar arabayı yürütebilirsiniz; arkadan gelen kaza yapmasın, vurmasın diye. İkisi birden patlaksa araba olduğu yerde kalır o zaman çekici çağırmak zorunda kalırsınız. Üçü birden yoksa, Allah o memleketi korusun. Dolayısıyla o çekici dediğimiz şey IMF’dir, uluslararası para kuruluşlarıdır, gelir kenara bir tarafa koyar arabayı hurda haline gelir. Türkiye gerçekten yaşadı.”
“SİHİRLİ KELİME ‘İSTİKRAR’”
Türkiye’nin önemli kazanımları olduğunu ancak kat edeceği çok mesafe olduğunu belirten Çiçek şöyle devam etti:
“Şimdi G 20’nin üyesiyiz biz. 2. Lig’den 1.Lige çıktık ama ekonomik büyüklük itibariyle 17’nci sıradayız. Demek ki önümüzde 16 tane ülke var, 17’nci sıra 18’inci sıra sıkıntılı bir sıradır. Arkadan birileri gelebilir, siz geriye düşebilirsiniz. Onun için diyoruz ki; Türkiye bu yarışta geride kalmaması lazım, 2023 yılına geldiğimizde Türkiye dünyanın en iyi 10 ülkesinden biri olsun ki biraz daha rahatlayalım. Bunları temenni ediyoruz peki bunları nasıl temin edeceğiz? Geriye dönüp baktığımızda karşımıza sihirli kelime ‘istikrar’ çıkıyor. İstikrar yoksa kalkınma yok, istikrar yoksa kamu düzeni yok, istikrar yoksa hesaba katılmıyorsunuz. İstikrara bağlı elde edeceğiniz ne kadar başarı varsa, istikrar yoksa yok oluyor.”
“ÇATAL KAZIK YERE GEÇMEZ”
1991’de Türkiye’nin siyasi istikrarsızlığa girdiğini ve 91-2000 arası kurulan hükümet sayısının 10 olduğunu vurgulayan Çiçek, “Koalisyonlar, bak bir sözümüz var: ‘Çatal kazık yere geçmez.’ Arkadaşlar bunu ben söylemedim. Binlerce yıldır bu topraklarda büyük bir medeniyet, büyük bir kültür inşa etmiş olan ve bedelini de ağır ödemiş millet diyor ki: ‘Çatal kazık yere geçmez.’ Geçiremedik işte. 9 yılda 10 hükümet, Allah o zaman da önümüze güzel bir fırsat çıkardı, Sovyetler Birliği dağıldı, hayal ettiğimiz, hamaset konusu ettiğimiz Orta Asya ile ilişkiler açısından önemli fırsatlar çıktı. Biz hamaset yaptık ama 10 tane hükümet, bugün var yarın yok bugün var yarın yok mesela 2 buçuk ay pazarlığı sürmüş olan bir hükümetin bakanıyım ben; 53’üncü Hükümet’in. 3 ay 20 gün hükümet olmuşuz ama bizim gidemediğimiz yere, bizim dolduramadığımız boşluğu Koreliler doldurdu, İsrailliler doldurdu, Avrupa ülkeleri doldurdu, başkaları doldurdu. Bizde mesela Kazakistan’da makarna, sadece makarna satıyoruz, arkasından küçük müteahhitlik hizmetleri başladı ama sen ben kavgası, istikrarsızlık 2002 yılına geldik. Türkiye yeni bir istikrar yakaladı. 2002’den bu yana ne oldu derseniz, 2. Lig ülkesi olmaktan çıktık, 1. Lige geldik. Neler olduğunu sizler yaşayarak biliyorsunuz. Eksiğimiz yok mu? Var. Yanlışımız yok mu? Var ama kastımız olmaz. Hatasız kul olmadığı gibi hatasız hükümetler de olmaz. Her seçim bunların değerlendirilmesi ve bunlardan ders çıkararak medeniyet yolunda yürümemize imkan sağlar” diye konuştu.