X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Türofed Başkanı Ayık’tan Turizm Değerlendirmesi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Türofed Başkanı Ayık’tan Turizm Değerlendirmesi

  • Giriş Tarihi: 4.7.2015 14:58 Güncelleme Tarihi: 6.7.2015 09:09

Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman Ayık, kıyı bölgelerinin hepsinde yıl sonunda kayıplar yaşanacağını belirterek, Rusya pazarında yüzde 30’luk kayıp olduğunu söyledi.
TÜROFED Başkanı Osman Ayık, TÜROFED kuruluşunun 10’uncu yılı ve 14 bölgesel derneğin katılımıyla Porto Bello Otel’de basın toplantısı düzenledi. Toplantıya, TÜROFED Başkan Yardımcısı Sururi Çorabatır, Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Yusuf Hacısüleyman ve 14 bölgesel derneğin yöneticileri katıldı.
Toplantıda, Ayık, TÜROFED’in bölgede oluşmuş derneğin biraraya gelerek oluşturduğu bir federasyon olmasının yanında Türkiye’de turizm sektöründe temsil gücü en yüksek olan örgütlerden biri olduğunun altını çizdi.
Temsil etmedikleri tek bölgenin Doğu Anadolu Bölgesi olduğuna dikkati çeken Ayık, Türkiye’nin son 30 yıl içerisinde önemli bir değer olan turizm sektörü oluşturduğunu kaydetti.
Türk turizminin dünyada 6’ıncı sıraya yükselen nadir sektörlerden biri olduğunu ifade eden Ayık, “Bunu yatırımcı işletmeci ve kamuyla yaptırdık. Bu geldiğimiz noktada 80 milyar doların üzerinde her yıl 40 milyar dolar civarında döviz kazandıran toplam istihdamın yüzde 16’sını sağlayan, net ihracat getirisinin yüzde 7’sinden fazlasını sağlayan sektör olduk. Cari açığının da hemen hemen yarısını kapatmaya çalışan namzet sektörlerden bir tanesi haline geldi turizm” diye konuştu.
TURİZM 55 SEKTÖRE İVME KAZANDIRIYOR
Turizmin 55 sektöre ivme kazandıran bir özelliği olduğunun altını çizen Ayık, “Bu sektörde akan para ile diğer sektörleri hareketlendiren yapımız var. Geçen senenin 2014 yılının bugünlerinden itibaren çok ciddi sıkıntılar yavaş yavaş bu sektörle ilgili baş göstermeye baladı. Bu sektörün içinde bulunduğu durum genel durumu değerlendirmek istiyoruz. Turizm sektörü Türkiye’nin belki en milli sektörü Türkiye kendine has bir modelle 80’lerin başında yola çıktı ve bu yolun sonucunda dünya sıralamasında ağırladığı misafir sayısı 6’ıncı, elde ettiği gelir itibariyle de 12’nci sırada. 35 milyar dolara yakın bir gelir seviyesine ulaştık. Bunu yaparken de var olan kaynak pazarları, kendi firmalarını kurdu, en iyi hizmet veren en genç tesislerini yarattı. Ortaya çıkan ürün, alıcı tarafından çok kolay kullanabilen bir trend haline geldi. 15 yıldır aralıksız çift haneli bir ortalamayla büyümeye devam ettik. Önümüzdeki seneden itibaren sektör düşüş trendine girdi. Bu moralleri bozmaya başladı. Sektör bütün bu sıkıntılara rağmen bunları aşacaktır” şeklinde konuştu.
RUS PAZARDA KAYIP SEZON SONU 1 MİLYONU BULABİLİR
2014 yılının eylül ayından başlayan ve bugüne kadar gelen rakamları seyrini aktaran Ayık, “ İlk kriz sıkıntılar şöyle başladı. Türkiye’nin yakın çevresinde coğrafyada yaşanan sıkıntılar, Türkiye’nin güneyinde yaşanan sıkıntılar Kuzeyde Ukrayna -Rusya arasındaki krizler ve bunun başka bir boyuta ulaşması bunun silsile halinde Avrupa ve dünya ekonomisini etkilemesi. Tüm bu olaylar bizim pasif cümlelerle açıklayacağımız boyutun ötesine geçti. Belki siyasi, belki ekonomik, belki de bunların içiçe geçtiği insanların seyahat duygusun etkileyen psikolojik yapıya dönüşmüş olabilir. Bunun sonucunda başta Rusya olmak üzere Türkiye bir çok pazarda ciddi kayıplar yaşamaya başladı. Rusya’da pazarından yüzde 30 civarında kaybımız var. Bugün itibariyle 350 bin civarında olabilir ama sezon sonunda 1 milyon boyutuna ulaşacağını tahmin ediyoruz” dedi.
TURİZME İLK 6 AYDA KAYIP YÜZDE 2.5’LAR SEVİYESİNDE
Almanya ve Orta Avrupa ülkelerinde pazarda artış yaşadıklarını aktaran TÜROFED Başkanı Osman Ayık, “Avrupa pazarında bir çok ülkede ciddi kayıplar yaşıyoruz. Hollanda, Belçika, Fransa, İtalya, İngiltere pazarı başabaş eksilerle seyrediyor ama kayıplarımız var. Fotoğrafın tümüne baktığımızda tek sevinebileceğimiz bizim ana bloğumuz Almanya’da artı devam ediyor. Bize yönelim eğilimlerinde sorun yok. Bunun dışında olan tüm pazarlarda ciddi kayıplar yaşıyoruz. Bunu durdurmamız lazım. Bütün bunların başka faturası da var. Sayısal kayıplara beraberinde fiyat istikrarsızlıklarına götürüyor. Bu nedenle ciddi gelir kayıp söz konusu olmaya başlıyor. İlk 6 aylık rakamlar ürkütücü boyutlara ulaştı. İlk 6 ayda kayıp tüm Türkiye geneline baktığımız zaman yüzde 2,5’lar kayıp görüyoruz. Yıl sonunda ’da yüzde 10, İzmir, Muğla ve diğer bölgelerde yüzde 5 oranında değişen kayıplarımız var. İstanbul sadece artı yapıyor gibi görünüyor. Ama İstanbul’da da ciddi şekilde otel fiyatları ve doluluklarda ciddi düşüşler yaşanıyor” diye konuştu.
YIL SONUNDA RAKAMSAL KAYIP 5 MİLYAR DOLARA ULAŞABİLİR
İstanbul’un yılı belki artı rakamlarla kapatabileceğini aktaran Başkan Ayık, “Kıyı bölgelerinin hepsinde yıl sonunda kayıp yaşayacağız. Türkiye geneli yüzde 1-2 civarında artı ile kapatabilir. Bu Türkiye ekonomisi için ciddi bir kayıptır diye düşünüyorum. Bunun rakamsal boyutlarını ifade etmek gerekirse gelir anlamında ciddi bir kayıp, bu rakamın basit bir hesaplamayla kabaca 5 milyar dolar civarında rakama ulaşması muhtemel gözüküyor. Karamsa bir tablo olarak bunu ortaya koymamak lazım. Bu sektör dirençlidir. Sektör aslında bir başarı hikayesidir. Tüm özel sektör kamunun birlikte yazdığı başarı hikayesidir. Sektör dirençlidir. Sektörün krizleri yönetme ve idare etme çıkma anlamında birikimi ve becerisi vardır. Önemli olan bunları, bir araya gelip konuşmak kamuoyunun bilinçlenmesi, siyasi iradenin kamuoyunun yaşanan olayları değerlendirmesi özümsemesi kısa, orta ve uzun vadede yapılacak bir takım özüm önerilerini masaya yatırıp ciddi bir şekilde konuşup sektörün direncini artıracak destek ve teşviklerle geleceğe hazırlamak ve dolayısıyla Türkiye’nin yarattığı önemli değeri, milli sektörü, konaklama tesislerinin yüzde 95’inden fazlası kendi öz sermayesiyle yapılmıştır. 180 milyarlık sektör kendi öz kaynağımızdır” şeklinde konuştu.
KAMU ÖZEL SEKTÖR İNSİYATİFİ
Ayık şöyle devam etti: “Bu sektör milli sektörlerden birsidir. Hizmeti yerinde ihraç edersiniz. Bir kilo domatesi 50 Cent’te satamıyorsunuz ama salata yaparak 5 liraya satıyorsunuz. Hiçbir sektör bu kadar katma değer yaratamıyor. Var olan sektörün geleceğe taşımamız lazım. Bizden sonraki nesillere taşımamız lazım. Bu bizim en önemli görevlerimizden bir tanesi bence. Sektörü ayakta tutacak bir takım uygulamaları teşvikleri devreye sokmamız lazım. Buradaki en önemli konulardan bir tanesi Türkiye bu noktaya gelirken bir takım eğerlerin üzerinden buraya geldik. Misafirperverlik bizim en önemli avantajlarımızdan bir tanesi. Kaybettiğimiz konulardan birisi kalifiye eleman konusu da sıkıntılarımız var. Yatak arzında sorunlarımız var. Bölgelerdeki genel planlamalarda ciddi sıkıntılarımız var.Çifte standartları ortadan kaldıracak bundan sonraki süreçlerin içerisinde yer alacak mekanizma oluşturmamız lazım. Kamu ile özel sektörün birlikte insiyatif kullanmasını sağlayacak modelleri oluşturmamız lazım.”
İÇ TURİZMDE HEDEFİMİZ 10 MİLYON KİŞİ
İç turizmin en önemli kaynaklardan biri olduğunu işaret eden Ayık, “ Türkiye 70 milyon nüfusa ulaştı. Rekabet ettiğimiz Avrupa ülkelerindeki sayılar ve istatistiki veriler hedeflerimizi içine girmesi lazım. İç pazar orada yüzde 25, bizde yüzde 10 seviyelerinde. Bizim en önemli hedeflerimizden bir tanesi de iç pazarda 10 milyon seyahat eden işletmelerde, konaklayan misafir sayısına ulaşmamız lazım. Kamu ve siyasi otoritenin bunu kolaylaştıracak, hızlandıracak bir takım tatil kredileri, düzenlemeler, okul tatilleri gibi kolaylıklar olmalıdır. Bölgelere şehirlere göre üniversite sınavları zamanlarını farklılaştırılabilirse insanların 2 aylık tatil süresi uzatılmalıdır. Bizde insanlar temmuz ve ağustos aylarında tatil yapabiliyor” ifadelerine yer verdi.
SEKTÖRE KIŞ DÖNEMİNDE DESTEK ÖNEMLİ
Sektörü kalifiye eleman sıkıntısı yaşadığını da kaydeden Ayık, “ Kalifiye elemanı bizdeki mevsimsellik sıkıntı. Özellikle kıyı bölgelerinde yani turizmin yüzde 50’si kıyılarda oluşuyor. Bu yüzde 50’lik dilimde önemli rakamdır. Kıyı bölgelerindeki mevsimselliği aşmamızın en önemli nedenlerinden birisi iç pazardaki büyümenin ve sürekliliğin tesislerin 12 ay yaşamasında katkı olacaktır. Sektörde çalışan elemanların sektöre bağlı kalmasını sağlayacak, kış döneminde yapılacak desteklerin sektörün devamlılığı açısından çok önemli etkiler yapacaktır” şeklinde konuştu.
2015 YILI KAYIP GEÇECEK, GELECEK 2 YILDA ETKİLENEBİLİR
Krizi atlatmaya yönelik bir takım tedbirlerin alındığını aktaran Ayık, “ 6 bin dolarlık uçak başına destek ve tur operatörlerine yapılan destekler açıklandı. Temel görüşümüz şuydu. Bu tür desteklerin belli pazarlarla sınırlı kalmaması tüm pazarları kapsaması, yıllara yayılması. Defalarca söyledik ama bu konuda bir başarı gösteremedik. Sektörün sadece bir kesimi ile tur operatörleri ve seyahat acentalarını ilgilendiren kısmıydı. Temek direk konaklama sektörü bu destek kapsamında unutulmuştu. Misafirlerin gelmesi önemli ama hizmeti verecek konaklama sektörünün direncinin artırılması gerekirdi. Konaklama ayağını da kapsaması lazımdı. Rakamsal büyüklükler bir şekilde olumsuz anlamda gelişirse bu sektörün 2015 yılı zor geçecek kayıp geçek yıl olacak ve gelecek 2 yılı da etkileyecektir. Çok yakın bir gelecekte değişim öngörülmüyor. Türkiye’nin etrafında olan olaylar biranda son bulmayacak.Bunları öngörüp bir takım adımlar atıp turizmi koruma altına almamız gerekiyor. Sektörün işlerini kolaylaştıracak yolunu açacak direnç kazandıracak tedbirleri hızlı bir şekilde devreye sokulması gerekiyor. Karar mekanizmaların içinde sektörün de yer alacağı örgütlenme modelinin de devreye sokulması gerekiyor” dedi.
SEKTÖRDE FİYAT İSTİKRARI YOK
Sektörde fiyat istikrarının ortadan kalktığını savunan Başkan Osman Ayık, “Kapasite kontrolünün mutlaka yapılması gerekir. Arzın bu kadar hızlı büyümesi aslında, yaşadığımı sorunların arkasındaki en temel nedenlerinden biridir. Sektörün tümünde bugün fiyat istikrarı ortadan kalkmıştır. Arz fazlası gelen talep ve arz birbirini karşılayamadığı için bir fiyat istikrarsızlığına neden oluyor. Eğer arz büyümesi bu şekilde devam ettiği sürece, fiyat istikrarsızlığı da devam edecektir. Şuanki sektörde uygulanan fiyatlar sektörü 3 ya da 5 yıl geriye götürmüştür. Sektörün geriye kazanılması 3-4 yıla maloacak. Mutlaka arzın kontrol altına alınması lazım. Karar mekanizmaları içerisinde sektör yer alırsa arzı kontrol etmek mümkün olur. Örnek, Barcelona önümüzdeki belli bir dönem otel yapımını durdurdu. Artık yapılmasın diye karar aldılar. Türkiye’de bu tür yol ve yöntemlere başvurması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
YENİ TURİZM TEŞVİK YASASI GELMELİ
Ayık konuşmasına şöyle devam etti: "Türkiye’nin bir hedefi var. Önüne koyduğu 2023 vizyonu ve hedefi var. 50 milyon misafir sayısı 50 milyar dolar gelir. Bunu yaparken kamu ve özel sektör eşgüdüm içerisinde hareket etmesi lazım. Bir takım tedbirleri birlikte almamız lazım. Türkiye’yi bugüne getiren anayasamız var. Turizm Teşvik Yasası. O yasa Türkiye’yi buraya taşıdı. Bu yasa yazıldığında Türkiye’nin hedefleri çok küçüktü. Bugün rakamlar 50 milyon 50 milyar oldu. Bu yasayı bizi bu geleceğe taşıyacak yeni bir bakış açısı felsefeyle yazmak zorundayız. Bu anayasayı oluşturduğumuz takdirde biz açacağımız yeni vizyonla biz Türkiye özel sektörü olarak sektörü bu hedeflere taşıyabiliriz. 30 yılın birikimi üzerimizde. Bu birikim bizi kolay bir şekilde bu hedeflere taşıyabilir. Kamu otoritesinin siyasi otoritenin bizi bu hedeflere taşıyacak şekilde hukuksal alt yapıyı sağlaması ve düzenlemesi yapılması gerekiyor. Sektör için özel uygulamaların devreye girmesi lazım. İstihdam ile ilgili teşviklerin uygulamaya geçmesi gerekiyor, kış döneminde istihdamla ilgili yüklerin üzerimizden kaldırılması lazım, yatırım planlamasının da teşviklerin de bölge seçerek dikkate alınmasının fayda var. Böylelikle yatak arzının kontrol edileceğin düşünüyorum. Arzdaki büyüme tehlikelidir. Kontrol altına alınmalıdır. Kamu ve özel sektör işbirliğiyle devam etmesi lazım. Birbirinden kopuk hareket etmemesi lazım. Türkiye’nin çok önemli bir tanıtımla ilgili bir yol haritası belirlemesi lazım.”
İMAJIMIZI DÜZELTEBİLİRİZ
‘Şuan için fotoğraf karanlık olabilir ama biz bu fotoğrafı farklı şekilde boyayabiliriz’ diyen Ayık, “Boyamayı becerebiliriz. Geçmişte bunu rahat bir şekilde yaptık. Bugünkü yaşadığımız olaylar geçmişin biraz daha farklı . Bunun da üstesinden gelebilir, kamu ve özel sektörün birlikte hareket etmesi ve yaşanacak süreci daha iyi planlaması lazım. Türkiye’nin çok ciddi şekilde imaj ile ilgili sıkıntılarını bertaraf etmesi lazım. Dışarıya verdiğimiz fotoğrafı farklı şekilde sunmak zorundayız. Savaş bizim hiç sevmediği kelimelerden birisi. Biz hiçbir zaman savaş kelimesini kullanmayız. Bu arzu etmediğimiz bir şey. Komşumuzda yaşanan bu sıkıntılar siyasi istikrarsızlıklar bizi ve tüm dünyadaki turizm hareketliliği etkiliyor. Orada yaşanan bu coğrafyayı ve yakın coğrafyayı etkiliyor. Biran önce orada yaşanan olayların sonlanması ve istikrarın ve huzurun gelmesi gerekiyor. Kıyı bölgelerinde bakarsanız o coğrafyadan oldukça uzak. Türkiye’yi aslında coğrafyada tekrarlayan müşterilerin geldiği ülkelerden birisidir. Türkiye’ye gelen misafir Türkiye’yi iyi tanıyor. Orada yaşanan sıkıntıları bilmesine rağmen bir takım ülkelerin uyarı ve yazılanlara rağmen bu ülkeye geliyorlar. Hem bizim sağlam güvenilen turizm ürünümüz var bu ülkenin genel yapısı iyi bir şekilde kavranmış gibi biliyorlar. Her şeye rağmen yine de geliyorlar” diye konuştu.
7 HAZİRAN SEÇİMLERİNİ SİYASİLER İYİ OKUMALIDIR
7 Haziran seçimlerinin içinde bir çok mesaj olduğunu kaydeden Osman Ayık, “Halk şunu söyledi. Toplumu oluşturan katmanlara, siyasilere mesaj verdi. Önemli olan bunun nasıl okunduğu ve neticelendiğidir. Türkiye istikrarlı devlettir. Tekrar seçime gitmek, belirli süre hükümetin kurulmaması bir takım şeylerin ötelenmesi anlamına gelmez. Turizm sektörünü devlet koruma altına alabilir, karar mekanizmaları içerisinde bunlara yer verebilir. Sektör mensubu olarak çok karamsar bakmıyorum. Erken seçimde olabilir. Türkiye’nin yolunun bu saatten sonra başka tarafa değişeceğine inanmıyorum inanmak istemiyorum. Siyasi aktörlerin de aslında verilen bu mesajları doğru okuması gerekiyor. Bütün katmanlara mesaj verdi, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları seçim sonuçları itibariyle. Burada uzlaşma çağrısı var” dedi.
YUNANİSTAN BİZİM RAKİBİMİZ DEĞİL
Yunanistan’da yaşan ekonomik krize de değinen Ayık, “Biz herhangi bir komşumuzun rekabet ettiğimiz ülkelerin kaybıyla büyüyecek bir sektör değiliz. Yunanistan bizim komşumuzdur geçmiş yıllarda aramızda rekabet vardı. Ama bugün biz Yunanistan’la rakip değiliz. Türkiye’ye 40 milyon civarında misafir geliyor, Yunanistan’a 20milyon civarında misafir geliyor. Bunu o anlamda görmemek lazım. Yunanistan’ın yaşadığı ekonomik kriz uzun vadede bizi de etkileyebilecek. Güneyimizde siyasi istikrarsızlık bizi etkiliyorsa batımızdaki ülkelerdeki ekonomik kargaşada bizi etkiliyor” değerlendirmesini yaptı.
Ayık, iç Pazar ile dış Pazar arasında uygulanan fiyat arasında fark olmadığının altını çizerek, yerli turiste erken rezervasyon yapması önerisinde bulundu.
100 BİNLER İŞİNİ KAYBEDEBİLİR
Sektördeki daralmanın turizmde doğrudan çalışan 1.3 milyon çalışanı da etkileyeceği belirterek, “ Daralma devam ederse yüzbinlere yaklaşan rakamlar işinden olacaktır. Çalışanlar için ciddi bir kayıptır. Bu alanda daralma olduğu zaman başka alanlarda istihdam olmayacaktır” dedi.
Ayık, turizm çeşitliliği açısından Expo 2016 Antalya’nın önemli bir organizasyon olduğunu dile getirdi.