X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER (Özel Haber) Soma Madeninden Yaralı Kurtulan İşçi İHA’ya Konuştu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

(Özel Haber) Soma Madeninden Yaralı Kurtulan İşçi İHA’ya Konuştu

  • Giriş Tarihi: 21.4.2015 09:18 Güncelleme Tarihi: 21.4.2015 09:32

Soma’daki maden faciasında yüzlerce arkadaşını kaybeden ve yaralı olarak kurtulan maden işçisi Veli Kabak, yer altında iki kere patlama yaşandığını belirterek, hedef haline getirilen mühendis Mehmet Efe için, "Keşke herkes Mehmet Efe gibi olabilseydi" dedi.
’in Savaştepe ilçesinde yaşayan maden işçisi Veli Kabak, Soma’da meydana gelen maden faciasından yaralı olarak kurtuldu. Maden şehidi işçilerin aileleri ile bir araya gelen Kabak, olay günü yaşadıklarını İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine anlattı. Kabak, "Benim 3 vardiyam var. ben bacacıydım, ilerlemeciydim. Adam, teknikere yetki vermiş. Mühendise yetki vermiyor, teknikere yetki veriyor. Biz 143 kişi falandık aşağıda. A panosundaydık. Ters havadan sonra kurtulduk. Bu iş karmakarışık" dedi.
Mahkemede Mehmet Efe’ye yüklenildiğini kaydeden Veli Kabak, "Keşke hepsi Mehmet Efe gibi olsaydı. Bunlar, Mehmet Efe’nin üzerine atıyorlar ama Mehmet Efe bir şeyler yapmaya uğraşıyordu. Diğerleri ne yaptı? Akın Bey denilen adam kahraman. Ben madenden yaralı çıkarken, adam daha ocağa yeni iniyordu. Akın Bey’i kahraman yaptılar, ben yolda gördüm adamı. Adalı ise Allah bilir neredeydi. Ben doğru bildiğimi konuşurum, suçum varsa ben de yanayım hiç önemli değil" şeklinde konuştu.
Dehşet anlarını anlatan Veli Kabak, "Bu olay 2 buçuk 3 sularında oldu. Ben panonun altındaydım. Mekanizenin içindeydik, 2 kez patlama oldu yerin altında. Ama nasıl oldu ben onu bilmiyorum. Dinamit de atılmış olabilir, belki kabloyu kesmiştir. Dinamit atarsın, ölçümü yaparsın, kabloyu sararsın atarsın. Belki kabloyu kesti bilemiyorum" dedi.
HEM AĞABEYİNİ HEM KOCASINI KAYBETTİ
Kocası Bilal Malkoç ve ağabeyi Sadrettin Güngör’ü Soma’daki maden faciasında kaybeden Mehtap Malkoç, "Eşim bana, ’Maskeleri küften açamıyoruz. Açılıp açılmadığına, çalışıp çalışmadığına bakılması önemli değil, sadece belimizde durması önemli’ dedi. Maskeler var mı, var. Eşim kazadan 10 gün önce eve her gün çamaşır getirmeye başladı. Eskiden haftada bir gün ya da on beş günde bir getirirdi. Eşime çok sık çamaşır getirmeye başladın dediğimde, çok sıcak, sen bizim çalıştığımız yeri görsen, çok değişti dedi. Mahkemede o 8 kişiyi korudukları kadar 301 kişiye değer vermediler. Kime yanayım, ağabeyime mi, eşime mi yanayım. Onun ikiz çocukları kaldı, benim iki çocuğum kaldı. Mahkemede biz kontrol ettik diyorlar. Ben maskenin belinde olduğuna mı bakacağım, çalışıp çalışmadığına mı bakacağım? Eşim küften açılmıyor diyordu" şeklinde konuştu.