X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER AK Parti’li Uslu’dan Demirtaş’ın Çözüm Süreci Açıklamasına Sert Tepki
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

AK Parti’li Uslu’dan Demirtaş’ın Çözüm Süreci Açıklamasına Sert Tepki

  • Giriş Tarihi: 5.5.2015 17:08 Güncelleme Tarihi: 6.5.2015 10:06

AK Parti m milletvekili ve TBMM İdare Amiri Salim Uslu, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın, katıldığı bir televizyon programında çözüm sürecinin ‘kalp krizi’ geçirdiğine yönelik açıklamalarına sert tepki geldi.
Çorum Ziraat Odası ziyaretinde sürece ilişkin Demirtaş’ın açıklamaları sorulan AK Parti Çorum Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Salim Uslu, çözüm sürecinin kalp krizi geçirmediğini belirterek, “Muhtemelen barajı aşamayacağız diye HDP kalp krizi geçiriyor olabilir” dedi.
Ortada bir krizin olduğunu ancak bunun AK Parti ile ilgili olmadığını dile getiren Uslu, “Bence HDP burada bir sağlık kontrolünden, yani akıl sağlığı kontrolünden geçse iyi olur. Çünkü sivil siyaset şiddetle arasına mesafe koyar. Oysa yaptığı açıklama da terör olayları devam edecek diyen, saldırılar devam edecek diyen, şiddet devam edecek diyen bir kişinin hele hele siyasi karar süreçlerini Kandil’le endeksli yürüten bir siyasi hareketin bizi itham etmeye, hakkı da yok haddi de değildir” ifadelerini kullandı.
Demirtaş’ın açıklamalarında AK Parti’nin seçim yaptırımı yaptığını iddia ettiğini hatırlatan Uslu, iddia sahibinin hangi gezegende yaşadığını merak ettiğini belirtti.
İktidara geldiklerinde olağanüstü hali kaldırdıklarını anlatan Uslu, “Devlet Güvenlik Mahkemeleri ve Özel Yetkili Mahkemeleri kaldırdık. Milli Güvenlik Kurulu’nu sivilleştirdik. Askeri yargının yetki alanını daralttık. EMASYA protokolünü kaldırıp çöpe attık. Kırmızı kitaptan tehdit sıralamalarını daha rasyonel bir biçimde, gerçekçi bir biçimde değerlendirdik. Ve milletin iradesini ve değerlerini tehdit olarak algılayan bütün metinleri kaldırdık. Çöpe attık. Darbeye dayanak teşkil eden TSK İç Hizmet kanunun 35. maddesini değiştirdik. 1982 Anayasası’nın geçici 15. maddesini yürürlükten kaldırarak darbe yapanların, içerisinde bulunanların hesap verebilirliğini mahkemelerde sağladık. Milli Güvenlik Konseyi üyelerinin yargılanmasının yolunu açtık. İstiklal Mahkemesi zabıtlarını yayınladık ve kamuoyunun takdirine açtık. Kişisel hak ve özgürlükleri geliştirdik. Anayasa Mahkemesine kişisel başvuru hakkı getirdik. Başörtülülerin üniversiteye alınmasını engelleyen uygulamaları ortadan kaldırdık. Genelgeleri kaldırdık attık. Memura toplu görüşme hakkında toplu sözleşme hakkını getirdik. Bunların hiçbirisi seçim ortamında alınmadı. Bunlar seçim ortamı dışında telaşsız ortamlarda düşünülerek alındı” şeklinde konuştu.
Çözüm sürecini 3-5 yıldır konuşan, bu konuda kamuoyunu olgunlaştıran bir siyasal hareketi çözüm süreci ‘kalp krizi geçiriyor’ diye itham etmek için ‘adamın Türkiye’deki bugüne kadar ki gelişmeleri ya yok sayacak kadar bir akıl sorunu olması lazım yada görmezden geliyor olması lazım’ diyen Uslu, Kandil’den bakınca böyle gözükebileceğini ancak Türk halkının AK Parti’nin demokratikleşme konusundaki çabalarını bildiğinin altını çizdi.
Türkiye’nin siyasi partiler çöplüğü haline geldiğini, partilerin kapatılmasını engelleyen düzenlemeler yapılırken bunu söyleyen partilerin nerede olduğunu soran Uslu, “Niye gelip meclise destek vermediler. Bence onun hesabını verecekler. Türkiye partisi olmayı beceremeyenlerin terörü, şiddeti, çatışmayı, gerilimi kendi varlık sebebi sayanların, bize çözüm süreci konusunda ders verme konusunda ders verme ya da itham etme hakkı yoktur” şeklinde konuştu.
Terör bütünüyle durduğu zaman, bütünüyle tehdit olmaktan çıktığında Türkiye’nin toplumsal barışın nimetlerinden daha çok yararlanacağını vurgulayan Uslu, konuşmasında şunları kaydetti:
“Çözüm süreci Türkiye’nin ihtiyacı olduğu için, gerçekten yurtta barış ve cihanda barış söylemini gerçekleştirme çabasında samimi ve içtenlikle davrandığımız için bu adımları atıyoruz. Yaptığımız hizmetlerin gerçekleştirilmesi teröre yapılan harcamaların son bulmasıyla olacak. Akan kan dursun, gözyaşı dursun. İkincisi teröre yaptığımız harcamalar dursun. Milli Savunma Bakanlığı Türkiye’nin bir numaralı bütçesine sahip iken şimdi Milli Eğitim Bakanlığı ülkenin bir numaralı bütçesine sahiptir. Onun için eğitime çok ciddi yatırım yapılmıştır. Yetişmiş insan gücü, nitelikli insan gücü, nitelikli istihdam alanlarının genişlemiş olması bunların hepsi terörün son bulmasıyla atılmış adımlardır. Terör bütünüyle durduğu zaman, bütünüyle tehdit olmaktan çıktığında çok daha günlük, güneşlik olacaktır Türkiye. Toplumsal barışın nimetlerinden daha çok yararlanacaktır. Terörün son bulmasıyla birlikte sağlık harcamalarını da iki katına, üç katına çıkardık. Sağlıkta dönüşüm projesi uyguladık. Her ilçemizde bugün hastane yapılıyor. Yoksa bunlar bomba olarak dağa taşa gidiyordu. Gitmeyecek. Türkiye terör ortamından, tehditlerinden bütünüyle kurtulduğu zaman çözüm süreci daha da iyi daha hızlı işleyecek. Kimsenin bu ülkede canı yanmayacak, yüreği yanmayacak. Ocaklar sönmeyecek. Bu ülkede terörü muhalefet etmek zanneden zavallılar bu seçimlerde gereken dersi alırlarsa telaşları da o. Millet gereken dersi verecek onları. O zaman sivil siyaset yapmak ne demek, şiddetle sivil siyaset arasına kaylın çizgiler koymak, şiddetten uzak durmak, şiddeti övmekten kendini alıkoymak ne demek onu öğrenmiş olacaklar.7 Haziran’daki aldıkları ders sayesinde”