X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Maçı kaybedince alışverişe koşarız
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Maçı kaybedince alışverişe koşarız

  • Giriş Tarihi: 5.1.2013

Eczacıbaşı Vitra Kadın Voleybol Takımı'nın yıldız oyuncuları, spora olduğu kadar giyim kuşama da meraklı. Voleybolcular, alışverişte de takım çalışmasının gücüne inanıyor. Beden ölçüleri nedeniyle şık giyinmek onlar için zor, ama en zoru 45 numara ayakkabı bulmak

2012 Londra Olimpiyatları'na katılan Eczacıbaşı Vitra Kadın Voleybol Takımı'nın oyuncuları başarılı oyunları kadar, sahada kullandıkları gece makyajları ve ay yıldız desenli tırnaklarıyla da dikkat çekmişti. Genel boy ortalamasının 1.80, ayakkabı numarasının kesinlikle 40 altına düşmediği, hatta bazı oyuncularda bu oranın 1.90 boy ve 45 numara ayağa çıktığı takımda moda çok ciddi bir konu. Ünleri sosyal medyada çığ gibi büyümeye devam eden 14 yıldız voleybolcuyu, resmi gezilerde, turnuvalarda ve takım olarak katıldıkları her organizasyonda artık Beymen Club giydirecek. Oyuncuların, soyunma odasındaki moda sohbetlerini, takımı temsilen Neslihan Darnel, Esra Gümüş, Maja Poljak ve Buse Kayacan Cumartesi SABAH'a anlattı:
- İşinizin en sıkıcı yönü hep kadınlarla birlikte olmak mı, eşofman giymek mi?
- Neslihan Darnel:
En sıkıcı tarafı yılın üçte birini yurtdışında geçirmek. Herkes 'Sizinle gelsek, gezsek oraları,' diyor ama biz dünyanın dört bir yanında sadece spor salonlarını görüyoruz. Yoksa eşofman işini çözdük, kadınlarla olmak da zevkli.
- 14 kadın bir arada yaşıyorsunuz, eşofmanla yürümez bu iş değil mi?
- Esra Gümüş:
Eskiden antremanlara hep eşofmanla giderdik, bu durum bizim için o kadar sıkıcı olmuştu ki, bakkala giderken bile giyinip gider olmuştuk. Kıyafet alıyorduk, giyemiyorduk, çünkü giyecek yerimiz yoktu. Sonunda hayatımızda eşofman dışında bir şeyler giymek için yer aramaktansa, antrenmanlara gelirken süslenmeye başladık.
- 'Kadınlar erkekler için değil, kadınlar için giyinir,' derler, siz de birbiriniz için giyiniyor musunuz?
- E.G:
Birbirimize hava atmak gibi bir amacımız yok. Güzel giyindiğimiz zaman, takımdan iltifat almak da hoşumuza gidiyor tabii.
- Uzun saatler antrenman yapıyorsunuz. Sık sık duş almanız lazım, kuaföre gitmek zor, bu tempoda bakımlı kadın olmak zor mu?
E.G:
Biz de kendi aramızda, soyunma odasında aynı konuyla ilgili şakalaşıyoruz, 'Bizim kadar çok yıkanan kadın yoktur,' diye. Ama bu kadar antrenman yapmamız, bizi bakımsızlaştırmıyor. Sporcuyuz ama aynı zamanda da kadınız, ayda en az bir kez cilt bakımına gider, makyaj yapmaya, saçlarımızı güzel toplamaya dikkat ederiz. Çünkü bizim işimizde görsellik çok önemli. Olimpiyatlar'a katılınca voleybola olan ilgi çok arttı, insanlar bizi seyretmek için sahaya geliyorlar, onlara güzel görünmemiz şart.
- Olimpiyatlar'ın en bakımlı takımı sizdiniz...
- Buse Kayacan:
Evet Olimpiyatlar'da bakımlı olma olayını biz başlattık. Bizden sonra tüm takımlar makyaj yapmaya, tırnaklarını alışılmadık şekillerde boyamaya başladı. Biz, sporcuların nasıl görünmesi gerektiği konusunda dünyaya öncülük ettik.
- Sosyal medyada on binler tarafından takip ediliyorsunuz, dünya ünlüleri bile sizinle ilgili açıklamalar yapıyor, yani artık 'ünlü'sünüz. Mutlu musunuz bu durumdan?
- N.D:
Türkiye'de bu işler çok abartılıyor, işin magazin tarafından rahatsızız. Evet dünyada da sporcular 'ünlü' ama biz onlar gibi moda çekiminde yarı çıplak pozlar vermeyiz. Biz Anadolu çocuğuyuz, böyle şeyler bize doğru gelmez.