X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Erkekler 'erkeksi' olmaktan vazgeçti
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Erkekler 'erkeksi' olmaktan vazgeçti

  • Giriş Tarihi: 12.1.2013

İtalya'da, dünyanın en prestijli erkek modası fuarı Pitti Uomo'nun 83'üncüsü gerçekleştirildi. Türkiye'den sadece Cumartesi SABAH'ın izlediği fuardan çıkan sonuç: Artık moda, cinsiyete göre değil, karakterlere göre belirleniyor

Kadınların erkeklerin gardıroplarından parçalar kullanmaları ilk olarak 1990'larda, kadınların iş hayatında yükselmesiyle başlayan, 2000'lerde ise 'rahatlık'tan pay alma derdiyle devam eden bir trend. Moda dünyasında 'erkek arkadaş pantolonu' veya 'erkek arkadaş ceketi' gibi konseptler, artık sadece kadınların tekelinde değil. Hatta bazılarına göre, gardıroplar ve beğeniler öylesine karıştı ki, şimdilerde cinsiyetsiz bir dönem yaşanıyor. Bu yıl Türkiye'den sadece Cumartesi SABAH'ın izlediği, Floransa'daki Pitti Uomo fuarında trendlerin yoğunlaştığı noktalar cinsiyetlerdi. 1000'in üzerinde markanın katıldığı ve 2014 sonbahar-kış erkek modasının tanıtıldığı fuarda defile sergileyen iki tasarımcı, İtalyan Andrea Pompillo (Beymen Club için de tasarım yapıyor) ile İsveçli Erik Bjerkesjö ile konuştuk…

ERIK BJERKESJÖ

CİNSİYETSİZ BİR DÖNEMDEYİZ
- Kendinizden bahseder misiniz?
- İtalya'da yüksek lisansımı ayakkabı tasarımı üzerine yaptım. Mezun olduktan sonra, el yapımı ayakkabılar tasarlayıp kendi markamı yarattım. Kısa zamanda dünyanın moda başkentlerinde koleksiyonum satılmaya başladı. Floransa'da bir performans sanatçısıyla kendi ayakkabılarımı sergilerken Pitti Uomo'nun dikkatini çektim. Fuar, dikkat çeken tasarımcılar yarışması olan Who's is on Next? için bir koleksiyon hazırlamamı istedi. Bu koleksiyonla birincilik ödülü aldım ve bu sene ikinci koleksiyonumu sergiliyorum.

- Koleksiyonlarınızda nelerden etkilendiniz?
- Benim kariyerimin başlangıcı ayakkabılar olduğu için, hazır giyim koleksiyonlarımda da ayakkabı zanaatkarlarının hayatını kolaylaştırmak için kıyafetler tasarladım. Zanaatkarların çalışırken, rahat etmelerini de sağlayan kullanışlı kıyafetler üretiyorum.

- Tasarımlarınızı çok küçük bir zümre için yapmak tehlikeli değil mi?
- Çıkış noktamın zanaatkarlar olmasının nedeni fonksiyonelliğe en ihtiyaç duyan aynı zamanda da sanat yaptıklarını düşündüğüm bir meslek grubu olmaları. Buradan yola çıkarak, bu koleksiyonu, masa başında oturması gereken ve tasarımla birlikte rahatlığa, kullanışlılığa ve uzun ömürlülüğe de önem veren herkes giyebilir.

- 'Herkes' tanımı sadece erkekleri mi kapsıyor?
- Ayakkabılarım da dahil olmak üzere, müşterilerimin yarısı kadın, yarısı erkek. Artık kadın ile erkek arasında ayrıma inanmıyorum.

- Bunun nedeni kadınların maskülenliği benimsemesi mi?
- Bunu, kadınların erkekleşmesiyle değil, cinsiyetsiz bir dönem yaşamamızla açıklıyorum. Özellikle benim ülkem İsveç'te, kadın ve erkek olabilecek en eşit durumdalar. Bence moda dünyasında olan da bu, artık kadın ve erkek ayrımından ziyade, kıyafetlerimizi karakterlerimiz, kimliklerimiz belirliyor.

ANDREA POMPILLIO

GARDIROBA PUANTİYE GİRİYOR
- Şovunuzun sürprizi, bir erkek defilesinde kadın koleksiyonu da göstermeniz oldu. Erkeklerin tepkisi nasıl?
- Evet, büyük bir sürpriz yaparak, defilede kadın ve erkek koleksiyonunu birlikte sergiledik. Şimdiye kadar kendi markam altında ilk kez kadın koleksiyonu sergiliyorum, tepkiler iyi. Zaten anlatmak istediğim hikayede bunu yapmalıydım, çünkü ben kadın ve erkeklerin gardıroplarının karıştığını düşünüyorum.

- Gardıroplar nasıl karışıyor?
- Kadınların erkeklerin parçalarına feminen kullanım alanları buldukları gibi, artık erkekler de kadınların gardıroplarına aynı şeyi yapmaya başlıyorlar. Benim çıkış noktam, kendime pembe bir pantolon aramam ve bulamamam oldu. Bunun üzerine pembe tonda, ama maskülen ve rahatlıkla kullanılabilir bir ceket ürettim.

- Erkekler, kadınların gardıroplarından başka neler aldı?
- Mesela artık erkekler de aynı desenlere sahip parçaları bir arada kullanıyorlar. Kadınlar erkek pantolonlarını kendilerine uygularken, daha bol ve erkeksi parçalar giyerken, erkekler de bol desenli, çizgili, puantiye kıyafetler giymeye başladı.

- Siz hâlâ erkeklere yatırım yapıyor gibisiniz. Doğru mu?
- Erkek moda endüstrisi, kadınlarınkinden çok daha hızlı büyüyor, bu bir gerçek. Bence bunun nedeni, erkeklerin de artık kadınlar gibi güzel olmak istemesi. Erkeklerin yüksek topukları veya makyaj malzemeleri yok. Bu yüzden güzellik için modaya yatırım yapıyorlar.

- Erkek modasında keskin trendler görmek çok zor. Bunun nedeni ne?
- Erkek moda tasarımcıları, müşterilerini yaptırımlardan uzak tutmaya çalışıyor. 'Herkes kendi kimliğine uygun kıyafetler giymeli' olgunluğuna sahibiz. Elimizdeki malzemeyi alternatifli kullanmak çok önemli. Bunun yolu da, modacıların zorlamasından değil, etrafta olan bitene bakmaktan geçiyor; dünya artık çok küçük, enformasyon sınırsız.

ÖRGÜ HER YERDE
* Kumaş, kumaş, kumaş: Dünyanın kumaş konusunda en iddialı ülkesi olan İtalya'da gerçekleşen ve katılımcıların yüzde 65 oranında İtalyan markaların olduğu fuarda, trendlerden de, yeteneklerden de önce kumaşlar dikkat çekiyor. Erkek modası, konu kumaşa geldiğinde geleneksel çizgiler çevresinde dönüyor.
* Aksesuar aşkı: Erkeklerin de kadınlar kadar aksesuarlara yöneldiğini görüyoruz. Artık erkekler de çanta ve deri aksesuarları yanlarından eksik etmiyor.
* İşçiliğin yükselişi: Zanaatkarlık, erkek modasının en önemli öğelerinden. Fuarda en çok ziyaret edilen alanlar, el yapımı giysiler tasarlayan markalar ve zanaatkarların hünerlerini sergilediği şovlar.
* Yün: Erkek modasında öne çıkan bir trend varsa, bu kesinlikle örgü ve örgü hissi veren tasarımlar. Akıllı yünlerle yapılan, maskülen, fonksiyonel örgüler, ceketlerden pantolonlara kadar her yerde var.
* Ayakabılar renkleniyor: 2014 sonbahar-kış sezonunda erkekler gri, siyah ve doğa tonlarına yöneliyor. Bu karanlığı ise, erkeklerin de arzu nesnesi haline gelen ayakkabılar bozuyor. Ayakkabılar tek renk olmaktan çıkıp, dört canlı renk skalası ile kullanılabiliyor.
* Kat kat dönemi: 'Layering' adı verilen ve global ısınma ile artık modaya meraklı olsun olmasın, herkesin hayatına giren akım, modaya da aynı hızla yansıyor. Teknolojik ve ince kumaşlardan üretilen pek çok parçayı üst üste kullanma dönemi gelecek kış da devam edeceğe benziyor.

FUARIN TÜRK YILDIZI
Fuara katılan Türk tasarımcılar arasında öne çıkan isim, bizim de yakından takip ettiğimiz Niyazi Erdoğan oldu. 2014 sonbahar-kış koleksiyonunun çıkış noktası Büyük Hun İmparatoru Atilla. Detayları net ve sade bir koleksiyon hazırlayan tasarımcı, kıyafetlerdeki düğmeleri gizleyip, minimalist yaka ve kapamalara yönelmiş. Erdoğan, kadın ve erkek modasının karışmasına ise şiddetle karşı çıkıyor; "Kadın kadın gibi, erkek ise erkek gibi giyinsin. Kimse kimsenin gardırobuna karışmasın," diyor.