X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Havayı kirletenler sağlığımızı tehdit ediyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Havayı kirletenler sağlığımızı tehdit ediyor

  • Giriş Tarihi: 19.1.2013

Siz de evinizi havalandırmak içinpencereyi açar açmaz, gelen kötü hava yüzünden hemen kapatıyor musunuz? Ya da evden işe giderken bile soluduğunuz hava yüzünden, gün içinde kendinizi halsiz, yorgun hissettiğiniz olmuyor mu? Nedeni hava kirliliği! Geçtiğimiz günlerde Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın hava kalitesi açısından azalan illerle ilgili yaptığı açıklama, bu tespiti doğruluyor. Türkiye'nin 28 ilinde kükürtdioksit oranının artışıyla hava kalitesi giderek azalıyor. Bu nedenle 2012'de Türkiye genelinde 30 milyon 807 bin lira çevre kirliliği cezası kesilmiş. En çok ceza ödeyen il Tekirdağ. Onu sırasıyla Kocaeli, İzmir, Ankara, İstanbul ve diğer 23 il takip ediyor. Bitlis, Kilis, Muş, Siirt ve Muş'a hiç ceza kesilmemiş Hava kalitesinin azalmasından ne mi anlamalıyız? Tabii ki ihtiyacımız olan oksijenin azalması yüzünden yeterince oksijen soluyamadığımızı anlamak zor değil. Asıl soru şu olmalı: Kükürtdioksidin artmasına ve havayı kirletmesine neden olanlara ceza verilse de, sağlığımıza verdiği zararlardan nasıl kurtulacağız? Çünkü bu kirlilik, sağlığımız üzerinde tahmin edebileceğimizden daha fazla hasar bırakıyor. Hava kirliliğinin sağlığımıza verdiği zararlar, ilk başlarda yorgunluk, halsizlik gibi belirtilerle kendini gösterse de uzun vadede çok daha ağır etkileri var. Konu hakkında görüşlerine baş vurduğumuz göğüs hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, kükürtdioksitin kalp ve akciğer hastalıklarını artırdığına dikkat çekiyor: "Kükürtdioksit, fosil yakıtların tüketiminden oluşuyor. İstanbul'da doğal gazın kullanılmadığı yıllarda, kışın gökyüzünde siyah-sarımsı bir bulut olurdu. Bunun nedeni kalitesiz kömür yakmaktı. Doğal gazın kullanılmaya başlamasıyla bu siyah bulut kalktı. Fakat trafik, fabrikaların çok olduğu bölgelerdeki hava kirliliği nedeniyle kükürtdioksit seviyesi hala yüksek. Bu kirlilik, kısa vadede kalp ve akciğer hastalıkları açısından tehlikeli. Kalp krizi, tansiyon yüksekliği, kalp ritim düzensizlikleri yaratıyor. Astım, koa atakları daha çok görülüyor. Özellikle yaşlılarda ölüm artışı oluyor. Solunum yolunda daralma olunca yorgunluk, halsizlik ve nefes darlığı hissediliyor. Uzun vadede kükürtdioksit ve partiküler maddelere maruz kalanlarda akciğer hastalıkları, koa, astım ve akciğer kanserinde risk faktörü yaratıyor."