X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kadınlar, erkekleri ayakkabısından anlıyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kadınlar, erkekleri ayakkabısından anlıyor

  • Giriş Tarihi: 16.2.2013

Romantik Komedi 2: Bekarlığa Veda filminin parlayan yıldızı Gürgen Öz: "Söz konusu karşı cins olunca biz Türk erkekleri çok gururluyuz, kadınlar da sürekli defans yapıyor. Aramızda hep bir gerilim var. Bu film ilişkilere dair çok şey söylüyor"

İki yıl önce vizyona giren Romantik Komedi filmi seyirciden o kadar ilgi gördü ki, devamının çekilmesi adeta farz oldu. İlk filmdeki Yiğit karakteriyle seyirciyi en çok güldüren oyunculardan biri olan Gürgen Öz, devam filmi Romantik Komedi 2: Bekarlığa Veda'da daha büyük bir görev üstlendi ve adeta filmin lokomotifi oldu. Eski arkadaşım Öz ile yeni filmini konuşmak için bir araya geldik. Bu söyleşimizde seyircinin daha çok 'komedi oyuncusu' olarak tanıdığı Gürgen Öz'ün farklı yönlerini de göstermek istedim. Umarım benim tanıdığım Gürgen'i bir parça size de yansıtabilirim...
- Romantik Komedi'nin devam filminde rol almanda, canlandırdığın Yiğit karakterini sevmen de etkili oldu mu?
- Birinci film benim Yiğit karakteriyle doğaçlama yapabilmeme ve ona istediğim yorumu katmama olanak sağladı. Yapımcı, yönetmen ve senaristlerle bu konuda çok iyi anlaştığım ve kendimi çok özgür hissettiğim bir proje bu. Bir oyuncu için çok keyifli bir ortam.
- Yani 'Yiğit'i sevmemle alakası yok, ortamı sevmemle alakası var,' mı diyorsun?
- İkisi birlikte tabii ki... Ortam çok eğlenceli olabilir, fakat siz istediğiniz yorumu yapamazsınız; o zaman olmaz. İstediğiniz yorumu yaparsınız, ama çalıştığınız ortam çok keyifli değildir; o zaman da o pozitif enerji çıkmaz. Bu, her ikisinin birleştiği bir çalışmaydı. Ayrıca tabii ki Yiğit karakterini seviyorum, çünkü kadın-erkek ilişkisi adına çok şey söylüyor. Bu karakter üzerinden kadın-erkek ilişkilerini rahatça hicvedebiliyorsunuz. O yüzden bence önemli bir karakter. Sözünü esirgemeyen, özgüveni tam, Türkiye'deki toplum kurallarının dışında davranan, aykırı bir karakter olduğu için Yiğit'i oynamak çok keyifli.
- Belki gerçek hayatta yapamadıklarını Yiğit'le yapıyorsun...
- Aslında gerçek hayatta birçok erkeğin kadınlar karşısında sergileyemediği rahatlığı, ben bütün erkekler adına bu karakterde sergiliyorum. Gidip bir kadınla tanışabilmek, bir kadınla istediğin gibi flört edebilmek, bir kadından ters tepki alsan bile hiç umursamamak... Biz Türk erkekleri çok gururluyuz bu konuda, kadınlar da çok defanslı; o yüzden bir gerilim var aramızda. Yiğit bu kodların hiçbirini umursamıyor ya da reddedildiğinde buna çok aldırmıyor. Ben bütün erkekler adına oynuyorum Yiğit'i.

KADINLAR ERKEĞİN AYAKKABISINA BAKIYORMUŞ!
- Seyirci de karakterini çok sevdi. - Evet, mesela sokakta kızlar gelip 'Bu ayakkabıyı mı giysem verirsin, bunu mu?' esprisini çok yaptılar filmden sonra. Her seferinde karşılıklı kahkahalara boğulduk. O espri o kadar tuttu anlayacağın... Tabii burada senaristlerin başarısı var. Kadınların, bir erkekte ayakkabıya baktıklarını ve ayakkabıdan bir erkeğin karakterini çıkarttıklarını gösterdiler bize. Bana da onu doğru zamanlamada ve doğru üslupta oynamak düştü ve çok güzel bir etki yarattı.
- Kadınların ayakkabı hassasiyetini fark ettikten sonra giydiğin ayakkabılara daha çok dikkat etmeye başladın mı?
- Evet, başladım ve bunda bir doğruluk payı olduğunu da görüyorum! (Gülüyor.)
- Peki, Yiğit karakterinin bu kadar ilgi göreceğini tahmin ediyor muydun?
- İlgi göreceğini tahmin ediyordum ama bu kadar ses getirmesini ben de beklemiyordum. Toplum normlarının dışında bir karakter çizdik; hiçbir şekilde tipik Türk şablonuna uymuyor, ama içi tamamen Türk erkeği karakterinde aslında.
- Devam filminde Yiğit'in rolü büyümüş, filmi neredeyse o götürüyor...
- Karakterin bu kadar ilgi görmesi neticesinde Yiğit için yeni durum komedileri yazıldı. Çünkü Yiğit, kadın-erkek ilişkilerini anlatmak için harika bir dinamo karakter. O yüzden bu filmde çok daha komik sahneleri var.

ŞOV DÜNYASINDAN BİRKAÇ KARAKTERİN KARIŞIMI
- İzleyici, karakteri izleyip oyuncu hakkında da fikir sahibi olmaya çalışıyor. Senin de çapkın olduğunu düşünen çok...
- Ben de tabii ki 20'lerimde birçok ilişki yaşadım; üzüldüğüm aşk ilişkilerim de oldu, çok hızlı bir dönemim de... Ama 30'larımda çok sakin yaşıyorum artık. Çok nadir gece dışarı çıkarım, sosyalleşmem daha ziyade sinemaya gitmek, arkadaşlarla buluşmak, 40 yılın başında iyi bir kulübe gidip konser dinlemek, yurtdışına falan gitmektir. Onun dışında evde oturur kitap okur, film izlerim. Ama tabii ki kadın-erkek ilişkilerindeki tüm durumları biliyorum, çünkü bunları zamanında yaşadım.
- Referansların mı var?
- Evet, referanslarım var. Şov dünyasında ben, Yiğit gibi davranan ve yaşayan birkaç tane çok ünlü isim tanıdım ve bunları harmanladım haliyle. Bu adamlar hâlâ yaşıyor, şov dünyasında hâlâ varlar.
- Peki, sence kadın-erkek ilişkileri ne zaman içinden çıkılmaz bir hal aldı, bizim nesil neden bu kadar çok kafayı taktı bu konuya?
- Bu, toplumsal yapımızla alakalı bir şey. Kadın-erkek ilişkileri, büyük şehirlerin belli bölgeleri ve Ege, Akdeniz kıyıları dışında çok rahat yaşanamıyor Türkiye'de. Çünkü bu konuda bir toplum baskısı var. Kadın-erkek ilişkisini çözememiş bir toplum; hiçbir şekilde ileriye gidemez, her zaman yarım kalacaktır. Çünkü insanlar gergin, kafa hep meşgul!