X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yakışıklı yerine iyi oyuncu denmesini isterim
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yakışıklı yerine iyi oyuncu denmesini isterim

  • Giriş Tarihi: 2.3.2013

atv'nin iddialı dizisi Benim İçin Üzülme'de rol alan Çağlar Ertuğrul yakışıklılığıyla dikkat çekmişti ama bu durumdan yakınıyor. "Yakışıklılığım için annemle babamı tebrik edebilirler," diyen oyuncu fiziksel özelliği ile değil performanslarıyla anılmak istiyor

Her kanalda, günde iki dizi yayınlanınca, sektörde metrekare başına düşen oyuncu ve oyuncu adayı sayısı da artıyor elbette. Çağlar Ertuğrul da, Benim İçin Üzülme dizisiyle tanıdığımız, Dağ filminde beyazperdede gördüğümüz isimlerden biri. Aslında mühendislik okumuş, eğitime düşkün bir aileden gelen Ertuğrul, eğitimini bir kenara atıp Hopa'da o set senin, bu set benim yaşıyor bugünlerde... Yazdıklarımdan yaptığını onaylamıyormuşum gibi bir anlam çıkmasın ama durumunun beni şaşırttığını söylemek yanlış olmaz. Çağlar Ertuğrul'la bu sohbeti yapmadan aylar önce karşılamıştım. Benim İçin Üzülme dizisinin Hopa'daki galasında, dizinin ilk bölümünü tüm oyuncular ve Boyut Film ekibiyle izlemiş, onların heyecanına ortak olmuştum. Gala sırasında, rol arkadaşları tarafından, Çağlar'ın yakışıklılığına sık sık yapılan vurgu ve tezahürat dikkatimi çekmişti. Dizideki hemen hemen herkesle röportaj yapmama rağmen, onunla röportajı bir türlü kafamda oturtamamıştım, ta ki bugüne kadar... Çünkü dizinin başlamasının üzerinden bu kadar zaman geçip, Çağlar Ertuğrul'un yakışıklılığı basında yeterince tüketildikten sonra onunla konuşmak bana daha doğru gelmişti... Ve Çağlar Ertuğrul'la sohbete başladık. Ben kamera önünden ziyade arkasına dair hayalleri olan, bu hayallere ulaşmak için bir yola çıkan, bu yolda planları olan bir adam tanıdım... Buyrun kendi cümleleriyle Çağlar Ertuğrul'u siz de tanıyın:

KAMERA ARKASI İLGİMİ ÇEKİYOR
"Boyut Film'le görüşmeye gittim. Çok iyi karşılandım ve iyi geçti görüşme. Ama pek umutlu değildim, çünkü o güne kadar çok denemeye girmiş ve çok reddedilmiştim. 'Niye beni reddediyorsunuz?' diye sordum bir gün hatta; fazla yakışıklı olduğumu, reklam 'ürününün' önüne geçeceğimi söylediler. Bir gün önce sakız reklamında oynarken, bir gün sonra Benim İçin Üzülme dizisi için görüşmek gerçekten büyük bir adımdı. Aslında en büyük hayalim kamera arkasına dair, yönetmenlik hayalim var benim."

BU İŞE BAŞLARKEN YAKIŞIKLILIĞIMI KULLANDIM
"Okulda çok popüler değildim ve herkesin yakışıklılığımı konuştuğu falan yoktu. Sürekli saç sakal birbirine karışmış, kitaplar arasında boğuşuyordum. Çocukluğumdan beri yakışıklı olduğum söyleniyordu ama bu kendimi narsizm boyutunda sevmeme yol açmadı. Yalan da söylemeyeyim, 'Aaa yakışıklıymış,' denmesi hoşuma gidiyor. Bu benim elimde olan bir şey değil. Yakışıklılığım için anne-babamı tebrik etseler, onlar gururlanır sanırım. Kadınlarla ilişkimde bu durum bir avantaj olabilir ama her kapıyı açmıyor. Şu net, erkeği her zaman kadın seçer. Ve karşımdaki kadın beni seçmedikten sonra dünyanın en yakışıklısı olsam önemi yok. Benim de reddedildiğim oldu, Türkiye'de yaşıyoruz sonuçta. Benim gibi bir sürü yakışıklı adam var etrafta. Avantajım televizyonda görünüyor olmam. Ben sadece yakışıklı değil, işini de iyi yapan bir insan olduğumu ispat etme çabasındayım şu an. Beni çok gaza getirdiler zamanında, 'Best Model'a gir, kazanırsın,' diye. Ama istemedim, kazanacağıma inanmadım. Benim şanşöhret derdim yok, yoksa Survivor'a da katılırdım. Bir yarışma programı seçip, oradan kolay yoldan keşfedilmeyi hedefleyebilirdim. Benden bahsedildiği zaman, 'Yakışıklı oyuncu Çağlar Ertuğrul,' diye değil de, 'Başarılı oyuncu Çağlar Ertuğrul,' denmesi beni mutlu eder. Ama yakışıklılığımı da kullandım açıkcası bu işe başlarken."

AİLEM OYUNCULUK KONUSUNDA BANA HİÇ GÜVENMEDİ
"İzmir doğumluyum, 26 yaşımdayım. Annem diş hekimi. Hayali ortodontist olmaktı. 40'ından sonra ortodonti doktorası almak için Romanya'ya gitti, bir buçuk sene okudu, Romence öğrendi ve bunu başardı. Babam jeoloji mühendisi ama mesleğini yapmadı, NATO'dan emekli. Ablam Bilkent Üniversitesi Küresel ve Ulusal İlişkiler Bölümü mezunu. Ailemin gazıyla, bende fen kafası olduğu gerekçesiyle, mühendisliğin yolunu tuttum. Ama içime oyunculuk, sinema hevesi düştü. Ailem küçük bir şok yaşadı, hiç kabullenemediler. Oyunculuğa çok idealist yaklaştım, hiç öyle şanşöhret dertlerim olmadı. Ailem oyunculuk konusunda bana inanıp güvenmedi. Ama destek oldular. Bana 'Türkiye'nin en iyi üniversitelerinden birinde okuyorsun, heba etme,' diyorlardı. Ben bu konuda farklı düşünüyorum; Türkiye'de eğitim konusunda gençlerin yanlış yönlendirildiğini düşünüyorum, eğitim sisteminin berbatlığına hiç girmiyorum bile... Yaratıcılığı öldüren bir sistemimiz var. Ben ne Türkiye birincileri, derece yapmış öğrenciler gördüm, daha yatağını toplayamayan, yumurta kırmaktan aciz! Sistem böyle oldukça, makine mühendisliği okudum diye illa onu yapmam ya da oyunculuk için konservatuar okumam gerektiğine inanmıyorum. Bu sektörde hayallerimi gerçekleştiremezsem mühendislik benim B planım. Fiziki olarak anneme de, babama da benziyorum. Dayılarım çok uzun boyludur. Karakter olarak babama çekmişim."

ÜMİDİNİ KESTİĞİM ANDA KADER AĞLARINI ÖRDÜ
"Hem makine mühendisliğini okudum hem de tiyatroya vakit ayırdım. Ama kamera önü ya da arkası bir kariyer planı yapmıştım bile. Üç sene okul tiyatrosunda oynadım. Ama hayat tiyatroyla dönmüyordu. Babamlar da bastırıyordu 'Doğru düzgün bir iş bul, oyunculuktan sana fayda gelmeyecek belli ki,' diye. Ben de tam bırakmak üzereydim, Alper Çağlar'la tanıştım. Dağ filmi projesiyle geldi bana. Kabul ettim. Erzurum'da Dağ filminin çekimleri tamamlanmak üzereydi ki, Mahsun Kırmızgül dizisi için beni denemelere çağırdı."

DİZİ SEKTÖRÜ DIŞARDAN GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİLMİŞ!
"Hopa'da bir otelde kalıyorum. Hopalılar çok sıcak insanlar. Renkli gözlü olduğum için onlara da benzetiliyorum. Her yerde ağırlamak istiyorlar. Kaldığımız otelin sahibi Mehmet Ağabey ve oğulları sosyal hayatımın önemli bir parçası haline geldi. Sohbet edip, tavla oynuyoruz. Ufak ufak hayran kitlem de oluşmaya başlıyor. Güzel bir şey insanların beni beğenmesi ve desteklemesi. Benim de hayran olduğum insanlar var. Ben şimdi hayran olunan konumunda olduğum için gururlanıyorum. İlk zamanlarda 'Bu çocuk kim, nereden çıktı?' diye önyargıyla bakıldı bana, ama zamanla ısındı insanlar. Dizi çekimleri bitince ne yapacağım net değil. Dağ filminin yönetmeni Alper Çağlar'la yaz aylarında çekmek istediği yeni bir film projesi için görüşüyorum. Dizi sektörü dışarıdan göründüğü gibi değilmiş. Çok zormuş! Tüm ekip, tüm enerjisini bu işe koyarak çalışıyor."

AŞIK OLDUĞUMU SONRADAN ANLADIM
"Kadın-erkek ilişkilerini kafamda çözdüm, bir daha da kurcalayıp kafamı karıştırmak istemiyorum. Çok değişken bir durum. Biz birer sabit makine değiliz. Çözülemeyen bir durum var ortada ve sürekli bunu çözmenin derdindeyiz. İşin güzel tarafı da bu. Toplumlar modernleşiyor ve kadın-erkek ilişkilerini çözmek için uğraşıyorlar. Bu, ilişkileri de yozlaştırıyor. Herkes bir arayış içinde, daha iyisi, daha güzeli, daha doğrusu... âşık olunca insanlar depresyona benzer bir hal yaşıyorlar. Tıpkı depresyonda olduğu gibi, o sırada yaşadığı şeyin farkında olmuyorlar. Ben âşık oldum ama sonradan anladım. Çok ilişki değiştiren biri değilim."