X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ken Loach ruh çağırıyor!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ken Loach ruh çağırıyor!

  • Giriş Tarihi: 30.3.2013

Uzunca bir süreden sonra Ken Loach belgeselle karşımıza çıkıyor: '45 Ruhu. Loach'u belgesel çekmeye iten neydi? Kendisine sorduk

Hayatını ve kariyerini emekçi sınıfına adayan İngiliz yönetmen Ken Loach'un son filmi '45 Ruhu begeseli, İstanbul Film Festivali'nin dikkate değer belgesellerinden biri. Üstadın, belgeselin imkanlarından yararlanması ilk değil belki, ama uzun zamandır bu koridorda dolaşmıyordu. '45 Ruhu belgeseli, 2. Dünya Savaşı sonrası yıkıntı bir ülke olan İngiltere'nin dayanışma ve birlik ruhuyla nasıl bir refah ülkesi haline geldiğini anlatıyor. Sözü kendisine bırakıyoruz.

- Siz '45 ruhu'nu nasıl hatırlıyorsunuz?
- Çocuktum ama herkesin yarış halinde değil paylaşım içinde olduğunu hatırlıyorum.

- Peki neden şimdi bu belgesel?
- Benim gibi yaşlı bir adam için (itirazlar), set karmaşası yerine elimde kahve, sıcacık arşiv odasında çalışmak bulunmaz bir nimet. Şaka bir yana, bunu kurmaca yapsaydım herkes 'romantik' bulurdu. Oysa işte belgeleriyle ortada. Ayrıca o dönemden hâlâ hayatta olan insanlara söz vermek istedim.

- 45 ruhu ne yapmıştı ve şimdi ne yapmak gerekiyor?
- 1945'deki İngiliz İşçi Partisi'nin reformları maalesef günümüzde hatırlanmıyor. Oysa 'birlik ruhu'nu şahane temsil ediyordu. Üstelik ruh olarak kalmamış, hayata geçmiş, başarılmıştı! Emekçiler zaten savaş öncesi, 30'larda sefil durumdaydı. 2. Dünya Savaşı'nda faşizme karşı nasıl örgütlenip savaştıysak barışta da ortaklaşa çalışmamız gerekiyordu. İşçi Partisi de refahı dağıttı. Sağlık, madenler, ulaşım, enerji kamulaştırıldı ve herkese başını sokacak bir ev projesi başladı. Günümüzde zengin daha zengin fakir daha fakir! Çoktan iflas etmiş sistemden hâlâ bir şey bekliyoruz, niye hâlâ beklemedeyiz, aklım almıyor.

- Muhafazakar Thatcher gibi iktidarların en büyük günahı nedir sizce?
-
Bir insanın ekmeğine göz dikmek en büyük suçtur! Özelleştirme numarasıyla, halkın malını ve hakkını 'satarak' geçici kaynak yaratılır. O da kodamanların cebine gitti. Her zaman böyledir. Herkese iş, ev, araba, refah vadetti ki, feci traji komik!

- Siz hapşırıyorsunuz, biz grip oluyoruz. Biz de Türkiye'de 'anahtar' meselesini 90'larda yaşadık.
- Maalesef kapitalizm kimseye acımaz ve 'yayılmacı' anlaşıyla diğer ülkeler sadece bir 'kaynaktır', ne denli zarar verdiğimiz umurlarında olmaz. Üstelik bu 'refah vaadiyle' yapılır. Müthiş bir kandırmaca. (Söyleşinin devamı Sinema dergisinin nisan sayısında)