X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Türkiye'de konser için salon bulamıyorum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Türkiye'de konser için salon bulamıyorum

  • Giriş Tarihi: 20.4.2013

İrlanda'dan Brezilya'ya, Tunus'tan Amerika'ya kadar dünyanın dört bir yanında konserlere çıkan Aynur Doğan, bir ilki gerçekleştirecek ve bu kez Türkiye'de dizi konserler verecek

Kendiliğinden bir melodisi var sesinin, kendiliğinden bir öfkesi, sevinci, acısı.
Ve o ses ağzından çıktığı anda herkesin gırtlağına yapışıyor sanki, çarpıyor, sarsıyor, okşuyor. 1994'te bağlama öğrenme hevesiyle girdiği yol, o sesin kulaklarımıza dolmasının ilk adımlarıydı. Sonrası kendiliğinden geldi. Dünya çapında bir stara dönüşürken, ses aralığıyla da dünyanın en güçlü seslerinden biri olduğu dile getirildi. Folk Roots'a, The Times'a, The London Times'a kapak oldu. Yavuz Turgul'un Gönül Yarası ve Fatih Akın'ın İstanbul Hatırası:
Köprüyü Geçmek
filmlerinde şarkılarıyla yer aldı. Metin-
Kemal Kahraman, Orient Expressions, Kardeş Türküler, Ahmet-Mikail Aslan ve daha birçok önemli müzisyenin albümlerinde şarkılar söyledi.
Bütün bunlar olurken, albümleri yasaklandı. En son geçen yıl Açıkhava'da ırkçı tepkilerin odağı oldu. Şarkı söylediği sahneye minderler, su şişeleri atıldı. O gün yaşadığı kırılmayı, Almanya'da yaşayarak ve pek çok ülkede konserler vererek iyileştirdi. Aynur Doğan, 19 yıl önce çıktığı müzik yolculuğunda ilk kez ülkesinde bir konserler dizisine başlıyor. Yola çıkmadan önce Doğan'la buluştuk...
- Son yaptığımız röportajda 'Ülkemde konser veremiyorum,' demiştiniz. Üç yıl geçti, şimdi Türkiye'nin farklı kentlerini kapsayan bir konserler dizisi hazırlığındasınız.
- Evet, altı konserlik bir tur olacak. İlk konser Ankara'da, daha sonra Mersin, İstanbul, Mardin, Diyarbakır ve Gaziantep.
Albümlerimde yer almayan şarkılar da söyleyeceğim.
Yurtdışından gelecek bir ekiple çalışacağız.
- Konser programını yaparken hâlâ sıkıntı yaşıyor musunuz?
- Kürtçe söylediğim için, Bursa'da salon bulamadık.
Ekonomik olarak da sıkıntı çekiyoruz. Dünyada bir konser salonunun standart fiyatı bellidir, ama Türkiye'de yapmak istemedikleri zaman çok fahiş fiyatlar söylüyorlar, altından kalkamıyoruz. Çünkü ne sponsorum var, ne de devlet desteği. Yurtdışında böyle değil, konserlere gidiyorum ve şarkılarımı söylüyorum sadece.
- Bu konser programında ilk defa şarkı söyleyeceğiniz şehirler var mı?
- Gaziantep ve Hatay'da ilk kez şarkı söyleyeceğim. Türkiye'deki dinleyiciler konser vermediğim için sitem ediyorlar ama mesele benim isteksizliğim değil, konser verecek salon bulamamak ve karşılaştığımız engeller. O yüzden daha çok yurtdışından gelen talepleri değerlendiriyorum.
- Şimdiye kadar hangi ülkelerde konser verdiniz?
- Dünyanın pek çok yerinde:
Singapur'da, İrlanda'da, Kanarya Adaları'nda, Brezilya'da, Tunus'ta, İspanya'da, İsveç'te, Amerika'da.
- Yani dünyayı dolaştınız ama kendi ülkenizde konser veremiyorsunuz...
- Aslında evet. Bu yüzden dışarıda çok daha büyük bir dinleyici kitlesi oluştu.

Bize politika soruyorlar

- Türkiye'de Kürtçe müzik ile politika bir birine girmiş durumda.
- Çünkü sorun aslında politik. Kürtler değil, Ermeni, Alevi müzisyenler de bunu yaşıyor. Hayattaki ayrımcılık müziğe de yansıyor. Politik süreç iyiyse iyi, kötüyse kötü oluyor. Ama politika ayrı, müzik ayrı şeyler. Bir Türk sanatçıya Türklerin yaşadığı herhangi bir politik sorunla ilgili soru sorulmaz, ama bize sorulur. Yaptığımız röportajların başlığı, hep politikayla ilgili olur. Ben gazetede önce başlığa bakarım, politik bir şey gördüğümde kapatırım, görmek istemem.