X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Dövmelerim benim hayat hikayem
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Dövmelerim benim hayat hikayem

  • Giriş Tarihi: 11.5.2013

Sosyal hizmet uzmanı, antropolog, sanatçı ve gezgin. Ramon Maiden'ın sıfatları saymakla bitmiyor. Üzerine dövme çizdiği figürlerden oluşan resimleriyle tanınan sanatçı Türkiye'deki ilk sergisiyle karşınızda

Hayatında hiç resim eğitimi almamış bir antropoloji ve sosyal hizmetler öğrencisi düşünün. Memleketi, İspanya'nın Barcelona kenti. Sosyal hizmetler görevlisi oluyor, bir yandan da dünyayı geziyor ve bu sırada New York'ta antropoloji yüksek lisansı yapıyor, aralıklarla ülkesine dönüp sosyal hizmetlerdeki görevine devam ediyor. Ve tüm bunlar olurken dövme yapmayı öğreniyor. Ama o, insanların vücutları üzerine değil, kağıt üzerine dövme yapıyor. Grafik resimler ya da fotoğraflar üzerinde dövme tekniği uyguluyor. Şu anda vücudunda, 20 yaşından bu yana yaptırdığı yaklaşık 60 dövme var. Sanatıyla dünyaca üne kavuşan 41 yaşındaki bu isim, İspanyol sanatçı Ramon Maiden. Türkiye'de ilk sergisini Galata'da bulunan Milk Galeri'de açtı. 18 Mayıs'a dek sürecek sergi vesilesiyle Maiden'la bu kadar işi nasıl bir arada yaptığını konuştuk.
- Hem antropoloji eğitimi aldınız hem dünyaca ünlü bir sanatçısınız. Bunların hepsi nasıl bir arada yürüyor?
- 20'li yaşlarımda seyahat etmeye başladım ve tüm bunlar seyahatlerimin sonucu oldu. Avrupa'yı gezdim. Aynı zamanda da dövme yaptırmaya ve bu tekniği öğrenmeye başladım. New York'ta yüksek lisansımı yaparken sanatımı da geliştirdim. Şimdi yazın New York'ta, kışın Barcelona'dayım. Bu kış aileleri tarafından suistimal edilmiş 14-18 yaş arası gençlerin rehabilitasyonuyla ilgili çalışmalar yaptım. Devlet için çalışıyorum ama sosyal hizmetlerdeki görev saatlerim oldukça esnek. Bu yüzden sanatım için gerekli zamanı buluyorum.
- 60 dövmeniz var. Dövmeye ilgi duymaya nasıl başladınız?
-
Küçükken futbol oynamayı ve çizmeyi severdim. Dövme de çizme merakının bir devamı olarak geldi. Çok sevdiğim çizimleri vücudumda taşımak istedim, hepsi bu. Dövme aslında tüm dünyada çok eski ve pek çok yerde geleneksel kültürün parçası olmuş. Sizin ülkeniz için de yeni bir şey değil. Türkiye'de, Doğu'da bazı yaşlı kadınların, özellikle çenelerinde, çocukluklarından kalma dövmeleri olduğunu biliyorum. Bunlar sanırım anne sütünden yapılıyor. Dövme kültürü üzerine antropolojik bir çalışma da yapmayı planlıyorum yakın zamanda.
- Dövme tekniğini bu şekilde sanatınızda kullanmaya nasıl karar verdiniz?
- Dövme çizimlerini başka resimler üzerinde uygulamak özel bir teknik. Bu yaptığım tekniği Meksikalı bir dövme sanatçısı olan Dr. Lakra'dan öğrendim. Bu tekniği bu şekilde sanatta kullanan dünyadaki birkaç isimden ikisiyiz biz.
- Çizimlerinizde hep, üzerinde dövme görmeyi hiç beklemediğimiz insanların üzerinde dövmeler var. Meryem Ana gibi. Neden?
- Unutulmaya yüz tutmuş güzel resimlerin peşindeyim. Bit pazarında bulduğum resimler üzerine çalışıyorum. Kimse onları istemiyor gibi duruyorlar. Amacım o resimlerin üzerine dövme yapıp modernleştirmek. Böylece onları bugüne kazandırmak ve onları yeniden hayata kazandırmak.