X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Babamın gözyaşları ilhamım oldu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Babamın gözyaşları ilhamım oldu

  • Giriş Tarihi: 18.5.2013

Dünyanın önde gelen sanatçılarından Shirin Neshat'ın, İstanbul'daki sergisinde, Kahire'de çektiği portreler yer alıyor. Neshat "Babam, 75'inden sonra hep ağladı. Sergide de ağlayan, yaşlı insanları gösteriyorum," diyor

Dünyanın en önemli sanatçılarından sayılan 56 yaşındaki çağdaş sanatçı Shirin Neshat, çok sevdiği İstanbul'da, 1995'te katıldığı 4. İstanbul Bienali'nden sonra ilk kez yeni kişisel sergisiyle ağırlanıyor. Kahire sokaklarından insanların portrelerinden oluşan sergisiyle, Dirimart ve Santralistanbul'da izleyiciyle buluşuyor. Ama sanatçının eserlerinden önce onun hayatını anlatmak gerek. Zira, "Hayatımı sanatımdan ayrı düşünemezsiniz," diyen sanatçının kişisel hikayesi İran'ın geçmişini ve bugününü anlatıyor. Doktor bir babanın kızı o. Tahran'da Katolik okulunda okuyor. Annesi ve kız kardeşleriyle birlikte son modayı takip ediyor, kendi ifadesiyle 'Avrupalı kadınlar gibi' görünüyor. 1975'ten sonra yani İran Devrimi'nin başladığı yıllarda, ABD'ye Berkeley Üniversitesi'ne geçiyor. 17 yaşında ülkesinden ayrılmış bir kız olarak yabancı olduğu Batı kültürüne alışmaya çalışıyor. 1990'da ülkesine döndüğünde ise her şeyin değişmiş olduğunu görüyor: "Büyük bir şok olmuştu. Ülkemden renkler silinmişti. Her şey siyah-beyazdı. Annem ve kız kardeşlerimi son gördüğümde Avrupai kadınlardı. Ama 1990'da karşımda makyajsız, içki içmeyen ve kıyafetleri tamamen değişmiş kadınlar buldum." Sanatçı, sanatının uzun yıllar sert eleştiriler aldığını da belirtiyor: "Batılılar da, Doğulular da eleştirdi. Onun sanatına konu ettikleri, fotoğrafını ve filmini çektikleri sıradan insanlar, bu yüzden sadece sanat dünyasıyla sınırlı kalmanın kendisi için mümkün olmadığını söylüyor: "Ben sıradan insanların fotoğrafını çekiyorum. Eğer bu fotoğrafları onlara değil de sadece sanat dünyasına gösterirsem, ikiyüzlülük etmiş olurum. Benim sanatım sokaktaki insanlara ulaşmalı. Sanat dünyasının benim kim olduğuma karar vermesine izin vermedim. Ben kim olduğuma kendim karar verdim."

Sıradan insanların anlatıcısı
İran kültürünün pek çok özelliğini yansıtan Shirin Neshat, işte tüm bu hikayesi yüzünden geçtiğimiz hafta Dirimart'ın galeri salonundaki açılışta herkesi şaşırttı. Kapıdan girenleri, iri siyah gözlerine kalınca kalem çekmiş, ufak tefek esmer güzeli bir kadın karşılıyor. Herkesin elini sıkıp "Merhaba," diyen bu mütevazı kadın, Shirin Neshat'tan başkası değildi. Sergide bir metre boyunda ve eninde ağlayan yaşlı insanların portreleri yer alıyor. Yakından baktığınızda incecik bir yazıyla Arapça şiirlerin yazdığını görüyorsunuz. Şiirler, İran edebiyatından şairlere ait, Ortadoğu'da yaşananları anlatıyor. Portrelerdeki insanların her biri Kahire sokaklarında mendil satan ya da dilenen fakir insanlar. Onlar Mısır'da, 2011'de başlayan Yasemin Devrimi'ni görmüş, kimi de evlatlarını kaybetmiş. Neshat'ın, bu eserlerine ilham kaynağı, 10 yıl önce kaybettiği babasının gözyaşları olmuş: "Babam idolüm. Çok açık görüşlü, çok dil bilen, sınırların ötesinde bir adamdı. Çok güçlü biriydi. Ama 75 yaşına geldiğinde sürekli ağlıyordu. Bu fotoğraflarda insanların gözlerini bıçakla kesmişim de onların gözyaşlarını dökmüşüm gibi hissettirmek istedim. Çünkü burada yaşlı insanlar var. Ve bana göre insanlar yaşlandıkça duygularını olduğu gibi bırakıyorlar." Shirin Neshat'ın yeni projesi, tüm zamanların en güzel sesli şarkıcısı olarak anılan Mısırlı Ümmü Gülsüm'ün hayatını filme çekmek. Sergisi ise15 Haziran'a dek Dirimart ve Santralistanbul'da sürüyor. Neshat daha uzun yıllar Mısır, İran ve Ortadoğu'dan hikayeleri anlatmaya devam edecek.