X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 40 yıl geçti hâlâ efsane
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

40 yıl geçti hâlâ efsane

  • Giriş Tarihi: 20.7.2013

40 yıl önce, bugün hayatının baharında, 33 yaşında bu dünyadan göçtü gitti Bruce Lee. Ama 1.71'lik boyuyla efsane olması için sadece 33 yıl yetmişti ona. 20. yüzyılın popüler kültür ikonlarından biri oldu Bruce Lee. Ardından gelenleri etkiledi... Lee'nin 40. ölüm yıldönümünde, ABD ve Çin'de pek çok etkinlik düzenleniyor. Türkiye'de özellikle sayısız erkeğin 'çocukluk kahramanı' olan Lee'yi rahmetle anıp, ona olan saygımızı sunalım, efsanenin kısa ömrüne göz atalım dedik.

Her şey bir dayakla başladı
ABD'de 1940'ta San Francisco'nun Çin Mahallesi'nde doğan Bruce Lee'nin yaşamı ABD ve Hong Kong'da geçti. Bir yaşından 18 yaşına kadar Hong- Kong'da yaşayan Lee'nin dövüş sporlarına ilgisi, ilk gençlik yıllarında yediği bir dayak sonrası başlar. Wong Kar Wai'nin merakla beklediğimiz The Grandmaster filminde hayatı anlatılan Yip Man onun hocasıdır.

Kung-fu'yu popülerleştirdi
18 yaşında ABD'ye giden Bruce Lee, üniversitede felfese okurken bir yandan da burada açtığı spor okullarıyla bir Çin sporu olan Kung-Fu'yu ABD'lilere tanıttı ve sevdirdi. Bu, onun Uzakdoğu spor sanatlarını popüler hâle getirmesinin ilk adımıydı. Steve McQueen'den Kerim Abdulcabbar'a kadar pek çok ünlü isim onun öğrencisi oldu. Çinliler tarafından, ata sporlarını ABD'de yaygınlaştırdığı için eleştirilse de o, Jeek Kune Do (Durduran Yumruğun Yolu) adlı kendi tekniğini yarattı.

Dövüş filmlerine gerçeklik kattı
Önceleri TV dizilerinde (Yeşil Eşekarısı, Müfettiş Marlowe) boy gösteren ve özellikle Çin'de çok sevilen Bruce Lee, Hollywood'un ona pek sıcak bakmadığını anlayınca Hong Kong'da film çekmeye başladı. Filmleri yenilikçiydi, çünkü beyazperdedeki fantastik dövüş estetiğine gerçekçiliği getirmişti. Her filmi bir öncekinin rekorunu kıracak kadar seyirciye ulaşan Lee, Uzakdoğu'dan başlayarak Avrupa'dan ABD'ye kendi efsanesini yaratmayı bildi. Son kertede onun için Hollywood'u dövüş sanatlarıyla tanıştıran adam demek abartılı olmaz!

Beş filmle efsane oldu
Bruce Lee'nin yüzlerce filmi olduğu düşünülür. Belki bunun için hepi topu beş filmde (biri ölümüyle yarım kalmış) başrol oynadığını öğrenmek ilk anda hep şaşırtıcı gelir insanlara. İlk başrolü, 1971 yapımı Patron Benim/Big Boss. Bunu Öldüren Karateci/ Fists of Fury izler. İkisi de düşük bütçeli Hong Kong yapımıdır. Bu iki filmin başarısının rüzgarıyla 1972'de kendi yönettiği Dünyada Benden Büyük Yok /Way of the Dragon filmini çeker. Chuck Norris'le, Kolezyum'daki ünlü dövüşü bu filmdedir. Bu filmle gelen başarı ona Hollywood'un kapılarını açar, Warner Bros'un yapımcılığında Ejder'in Üç Fedaisi/ Enter the Dragon filmini çeker. Fakat film gösterime girmeden Lee yaşamını yitirir. Kerim Abdulcabbar'la karşılıklı dövüştüğü, Ölüm Oyunu/ Game of Death ise yarım kalır. Ölüm Oyunu, 1978 yılında ancak seyirciyle buluşur.

Neden öldü?
Lee, aldığı bir ağrı kesicinin alerjik etkisi nedeniyle beyninde oluşan ödem sonucu yaşamını kaybetse de, ölümüyle ilgili efsaneler türlü çeşitlidir. Bu efsanelerin çıkmasının nedeni bir dövüş ustasının 'inanması zor' bir sebeple ölebileceğini kabullenememek olsa gerek. Küçükken onun yüzlerce kurşunla öldürüldüğüne inanırdık. Hatta, Haldun Dormen'in sunduğu bir sinema programında onun ölüm nedeni sorulmuş ve gelen cevaplar karşısında Dormen şaşkınlığını gizleyememişti.