X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bisiklet üstünde dünyayı gezerek büyüyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bisiklet üstünde dünyayı gezerek büyüyor

  • Giriş Tarihi: 7.9.2013

Bir anne, bir baba, bir çocuk ve bir de köpek... Bisikletle dünya turu yapıyorlar. Şimdiye kadar onlarca ülkeyi gezip, binlerce kilometreyi pedal çevirerek aşan maceracı Sarıhan ailesi, Kuzey ülkeleri turundan yeni döndü

Bazen öylesine şaşırtıcı yaşamlar çıkıyor ki karşımıza, imkansız diye bir şey olmadığını anlıyorsunuz. "İnsan yeter ki istesin..." diyorsunuz. Herkesin hayatın rutininden çıkmak istediği zamanlar oluyor ama bunu ancak biraz daha cesur olanlar başarıyor. İznikli öğretmenler İnci ve Soner Sarıhan da macerada sınır tanımayan çiftlerden. 2005'ten bu yana her yaz bisikletle dünyayı geziyorlar. Yeterince çılgınca değil mi? Sıkı durun, 2009'da dünyaya gelen oğulları Tibet Çınar da onları durdurmamış. Çocuklarını yollarda, doğayla iç içe büyütüyorlar. Bir bebekle bisiklete atlayıp dünyayı dolaşmak... Günümüz anne babalarının onlardan öğreneceği çok şey var. Bu maceracı ailenin durmaya niyeti yok. Dünyanın dört bir yanını dolaşmaya kararlılar. Bisikletle dünya turuna çıkmak istediklerini söylediklerinde kendi çevrelerinde de kimse inanmamış bunu yapacaklarına... İlk yıllar her ikisinin de ailesi "Bir hevestir geçer gider" demiş.

KÖPEKLERİ DE YANLARINDA
Tibet Çınar 22 aylıkken çıktıkları ve altı ülkeden geçtikleri yolculuk sonrası, artık çevrelerindeki herkesin onların ne kadar kararlı olduğunu anlamış. Her yaz bir rota belirliyorlar kendilerine. 2007'de İran, Pakistan ve Hindistan; 2008 yılında Almanya'dan Hollanda, Belçika ve Fransa'ya uzanmışlar bisikletle. 2011'de ise Tibet Çınar henüz 22 aylıkken, Almanya, Fransa, İsviçre, Avusturya, Slovakya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti turu yapmışlar. Geçen yaz da TEMA Vakfı sponsorluğunda, Hollanda'dan Türkiye'ye 10 ülkeyi geçip, 3 bin 660 kilometre pedal çevirmişler. Bu temmuzda yine yollara düştüler. Bu kez köpekleri Olive de onlarla birlikteydi. Son rotaları, diğerlerine göre biraz daha zorlu bir etap olan Kuzey Kutup Dairesi'ydi. Bu gezi için temmuz ayında Almanya Hamburg'dan start alan Sarıhanlar, sırayla Danimarka, İsveç, Norveç ve Finlandiya'yı dolaşıp geçtiğimiz pazar günü geri döndü. Bu keşif ve macera dolu yolculuklarını etap etap sosyal medyada paylaştılar. Takipçilerinden cesaret aldılar. www.minikgezgin.com adlı bir internet siteleri, Facebook'ta Minikgezgin adlı bir sayfaları var. Twitter'da ise 1minikgezgin adıyla onlara ulaşmak mümkün. İnci ve Soner Sarıhan bir de kitap yazmış. Piyasaya yeni çıkan Pedalımda 5 Ülke adlı kitap ailenin geçmiş yolculuklarında yaşadıkları maceraları anlatıyor. Bisikleti bir hayat tarzı olarak benimseyen ve herkese sevdirmeyi amaçlayan Sarıhan çifti, zorlu yolculukları başarmanın büyük mutluluk olduğu görüşünde. Oğulları Tibet Çınar'ın doğada büyümesinden de çok memnunlar. Çünkü bu yolculuklar sayesinde çocuklarının farklı kazanımları olduğunu düşünüyorlar. Doğa dostu ulaşım aracı bisikletle seyahat ederek çevre sorunlarına da dikkat çekmek isteyen Sarıhanlar, yanlarında çocukları olmasına rağmen tüm zorlukları göğüsledi ve birlikte mümkün olan tüm vakitlerini doğada geçirdi. Minik gezgin Tibet Çınar, sadece akşam ve öğle uykusunda bisikletin arkasındaki römorkunda kapalı kaldı, geri kalan tüm vaktini bir nehrin kenarında, bir ağacın altında, çimenlerin üzerinde oynayarak geçirdi. Duş yapmak için bahçelerinde çadır kurdukları kişilerin banyolarını kullandılar.

GÜNDE 80 KM YOL YAPIYORLAR
Çocukları biraz daha büyüyene kadar daha güvenli rotalar belirliyorlar ama en büyük hayalleri Güney Afrika ve oğullarına adını veren Tibet topraklarında pedal çevirmek. Günde ortalama 80 km yol yaptılar. En zorlandıkları etaplar, trafik olduğu yerler. Araç sürücülerinin bisikletlileri görmediğinden şikayetçiler. "Fırtınada bisiklet sürmek, çamurlanmak, ağaçlarla kaplı patikalarda kaybolmak yolculuğun en eğlenceli bölümleri" diyorlar.

Kuzeyden notlar
İnci ve Soner Sarıhan seyahatleri sırasında yaşadıklarını minikgezgin.com'da, oğulları Tibet Çınar'ın ağzından yazıyor:
Kuzeye yaklaşırken havalar gittikçe serinliyor, fakat bisiklet aşkı hava dinlemiyor. Buralar çok sulak ve yemyeşil, güneş bazen kendini bulutların arkasına saklıyor bazen görünüyor.
Hemen hemen her yerde rüzgar tribünleri var. Güneş ve rüzgar enerjisini ülkemizde de daha çok kullanılması dileğiyle. "Harekette bereket var," diyerek sürmeye devam ediyoruz.
Yol boyunca her şeyi ayrıntılı olarak görebiliyoruz. İşte bisikletin de güzelliği bu, yavaş yavaş geçiyoruz ve çevremizdeki her şeyi inceleyebiliyoruz. Çok sık olarak kule ve başındaki pervaneli şeylere rastlıyoruz. Bunların adı rüzgar türbüniymiş, fakat babam bunlara 'temiz enerji' diyor. Rüzgardaki enerjiyi elektriğe çeviriyormuş, bu şekilde de doğaya zarar vermiyormuş. Zarar vermeyen bir şeyse, ben de çok sevdim bunları.
Artık İsveç ormanlarındayız. Yaz kış arasındaki sıcaklık farkı ve kesintisiz orman kuşağı bölgenin karakteristik özelliği. Güneş batar batmaz anında düşen sıcaklık ve üstü kapalı olmayan her şeyin birkaç dakika içinde nemlenmesi çok ilginç. Yol kenarları ağaçlandırılmamış, ormanların içinde sadece bu yollar var. Çoğu yerine girmek dahi imkansız gibi. Akıl almaz bir yeşillik denizinde bazen onlarca km hiçbir ev görmeden ilerliyoruz. Derelerden su içmek güvenli çünkü yakınlarda kirletecek kimse yaşamıyor. Son bir ayda sadece üç kere kapalı bir çatı altında uyuduk. Kuzeye doğru devam.