X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Benden havalı bir Süreyya yaratmaya çalıştılar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Benden havalı bir Süreyya yaratmaya çalıştılar

  • Giriş Tarihi: 21.9.2013

İlk günden itibaren onunla ilgili efsaneler aldı, yürüdü. O kadar zengindi ki, köpeğine milyarlar harcıyordu. Sahip olduğu para, giydikleri, köpekleri hep başkalarının aklını yordu, belli ki konuşulanlar da onu yormuş

Süreyya Yalçın... Türkiye'nin gündeminden düşmeyen, babasından kalan serveti ile hep çok konuşulan bir isim... İddialı giyim tarzı, pahalı mekanlarda ödediği iddia edilen hesaplar, Bodrum ve Çeşme tatilleri, binlerce liraya tuttuğu localar ve daha böyle pek çok konu ile birdenbire bir magazin figürü haline dönüşen Yalçın ile Türkiye'de ilk röportajını yapmış biri olarak benim de herkes kadar önyargılarım vardı. Ancak onu tanıdıktan sonra bambaşka bir yüzle karşılaştım. O bir imajın içine hapsedilmiş genç bir kadındı ama kendisini anlatmak için çok da çaba sarf etmiyordu. Süreyya, geçtiğimiz yıllarda kaybettiği babası Faruk Yalçın'a çok düşkündü. İnsanın hayatından baba figürünün eksilmesi hiç kolay bir şey değil. Kendinizi bir anda kolsuz, kanatsız hissedebilirsiniz. Hele bir de gençseniz ve de babanızdan size müthiş bir miras kaldıysa... Bu röportajda medyadaki Süreyya Yalçın'ı değil, Süreyya'yı konuştuk.

- Zürih'te geçen çocukluğun ardından ne oldu da bir anda İstanbul'a gelmek istediniz?
- Zürih'te dünyaya geldim. Ve bütün çocukluğum orada geçti. Bu yüzden açıkcası oraya her gittiğimde nostalji yaşıyorum. Aklıma sokaklarında eğlendiğim, güldüğüm, çocukluk arkadaşlarımla birlikte vakit geçirdiğim zamanlar geliyor. Benim için özel bir şehir. Ancak ilkokulu okumak için İstanbul'a geldim. Sonra özel bir koleje yazıldım, ortaokulun hazırlık sınıfını burada okuduktan sonra ortaokulu ve liseyi Cenevre'de okudum.

- Okul bittikten sonra Türkiye'ye döndünüz ve bir anda magazin gündeminin tam ortasında yer aldınız. Medya ile tanıştığınızda kendinizi nasıl hissediyordunuz?
- Yurtdışındayken Türkiye'deki magazin gündemini takip eden biri değildim. Yurtdışındaki dünyam, okul, dersler ve birkaç yakın arkadaş üzerine kuruluydu. Türkiye'ye geldikten sonra bir anda objektiflerin üzerime çevrilmesi elbette ki önce şaşırmama, sonra da rahatsızlığa neden oldu. Ben herkesin yaptığı işe saygı duyuyorum. Ama hakkımda yazılan asılsız haberleri gördüğümde ilk başlarda çok üzülüyordum.
beni tanımak isteyene açığım

- Dışardan bakıldığında maddi sıkıntısı olmayan, tüm hayatını gezip tozarak geçiren bir imajınız var. Gerçek Süreyya nasıl biri?
- İlk zamanlar benim için yapılan yakıştırmalar garip geliyordu. Medyanın beni olduğumdan farklı biri gibi gösterme çabasına da anlam veremiyordum. Evet, kabul ediyorum, giyim tarzım farklı ve çok iddialı. Ama benim dış görüntüm içimi yansıtmaz ki! Giyim tarzım ya da sahip olduğum hayat beni mütevazılıktan uzaklaştırmaz ki...

- Genç yaşta babanızı kaybettiniz, sizi en çok ne zorladı?
- Düşünün ki gözlerinizi ilk açtığınız anda karşınızda gördüğünüz insan babanız. Ve hayatınız boyunca arkanızda hep gölge olmuş, size karşılıksız ve koşulsuz sevgi veren şefkat gösteren bir varlık var. Kendinizi ne zaman güçsüz, savunmasız hissetseniz ellerinizi tutup sizi düştüğünüz yerden, eleştirmeden kaldıran bir güç kaybedilince ne hissediliyorsa ben de onları hissettim. Hayatımdaki her şey ama herşey çok değişti. Hayatım kesinlikle çok ama çok ağırlaştı.