X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Beslenmede kime inanacaksınız?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Beslenmede kime inanacaksınız?

  • Giriş Tarihi: 21.9.2013

Modernleşen ve gelişen toplumlarda teknolojiyle gelen en önemli sorun, doğru bilgiye ulaşmanın zorluğu. Günümüzde herkes hekim, herkes beslenme uzmanı

Beslenmeyle ilgili her gün yeni bir bilgi öğreniyoruz. TV'ler, gazeteler, sosyal medya konuya daha fazla yer veriyor. Hangi besin sağlıklı veya zararlı? Nasıl pişirmeli? Hormonlu mu, değil mi? Yemeli mi, yoksa yememeli mi? Ama bugün sağlıklı olduğunu öğrendiklerimiz, yarın kanser yapıyor oluyor. Bir TV kanalında bir uzman, bir konuyla ilgili açıklama yaparken, diğer kanalda başka bir uzman tam tersini söylüyor. Bakıyoruz beslenme uzmanı, hekim sağlık adına doğruyu anlatmaya çalışırken, diğer tarafta sporcu, işletme mezunu, model, aşçı, aktar "Bu sağlıklı, şu değil. Bu besin zayıflatır, şu meyve kanseri önler" diyor. Artık herkes bilim adamı, doktor ya da diyetisyen. Peki, nasıl oldu da beslenme konusunda herkes uzman oldu? Neden gerçek uzmanlar, beş yıl önce söylediklerinin tersini söyler oldu? Ve biz neye, nasıl inanacağız? Beslenme ve diyet uzmanı olarak sağlık önerilerinde bulunurken, kesin yargılı cümlelerden kaçınırım. Çünkü bizleri okuyan ya da dinleyen kişiler yaş, cinsiyet, iş ve sağlık durumunda farklılıklar gösterir. Söylediğimiz bir bilgi, bir birey için doğru ve sağlıklıyken, diğer birey için yanlış ve sağlıksız olabilir. Bu nedenle de yıllarca önemi fark edilmeyen, ama şimdilerde popülerleşen beslenme bilimi, çok önemlidir. Ve her hastalığın hikayesinde ve tedavisinde beslenme yer alır.

EN ÖNEMLİ SORUN DOĞRU BİLGİ
Peki neden sürekli yediğimiz içtiğimiz hakkında konuşulur oldu? Çünkü gıda ve sağlık, bir pazara döndü. Gıda üreticileri, ilaç firmaları, sanayiciler, sağlıkçılar ve diğerleri... Her kesim bu pazardan payını almak istiyor. Pasta büyük olunca da satış ve pazarlama teknikleri devreye giriyor. Bir bakmışız ki herkes uzman olmuş, kendi söylediğinin doğru olduğunu anlatıyor. Sanırım modernleşen toplumlarda en önemli sorun, doğru bilgiye ulaşmanın zorluğu... Bir beslenme uzmanı olarak okuduğum bilimsel araştırma sonuçlarına bile tam olarak güvenemiyorum. Çünkü bu çalışmalar da belirli bütçelerle yapılmakta ve birçok çalışmanın sponsoru, konuyla ilgili markalar olmaktadır. Ya da büyük yatırımcılar, kendi ürününün doğruluğunu ispatlamak için araştırma laboratuvarlarına çıkarları doğrultusunda çalışmalar yaptırıyor. Böyle olunca her kafadan çıkan ses farklı oluyor, insanların da aklı karışıyor. Maalesef artık sağlık üzerinden ticaret yapılıyor. Daha kötüsü kronik hastalık oranı artıyor. Danışanlarım "Bu besin zayıflatır mı? Bu besin, kanseri iyileştirir mi? Hangi suyu içelim? GDO'lu gıda hasta eder mi?" diye soruyor. Bu soruların cevabı o kadar göreceli ki; kime, neye göre yanlış ve doğru, gerçekten bireyselleştirerek cevaplandırılmalıdır.

Bu bilgiler hayat kurtarabilir
Temel beslenme, sağlık ve yaşam kurallarını ezbere biliyoruz, ama uygulamaya gelince yeteri kadar önem vermiyoruz. Kulağa basit gelen bu bilgiler, aslında hayatımızı kurtarabilir. Bunun için:
Ekolojik dengeyi çok iyi koruyalım.
Zararlı tarım ilacı kullanılmadan yetiştirilen sebze ve meyve için pazardaki çiftçiden alışveriş yapalım.
Mevsiminde meyve sebze yiyelim.
Hijyen kurallarına çok dikkat edelim.
Yediklerimizin miktarına ve sıklığına dikkat edelim.
Alkol ve sigaradan uzak duralım.
Şekerli ve tatlı yiyecekleri yerken ikinci kez düşünelim.
Zeytinyağına geri dönelim.
İşlenmiş her besinden uzak duralım.
Bol bol su içelim.
Ne fazla ne de az uyuyalım.
Aile sofralarına da geri dönelim.
Kilo vermek için her söyleneni uygulamayalım ve mutlaka bir uzmandan yardım alalım.