Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Kandıra'da kalsam çoban bile olamazdım

Arap dünyasından Amerika'ya kadar birçok coğrafyada tanınan klarnetçi Mustafa Kandıralı, uzun bir aradan sonra yeniden sahneye çıkmaya hazırlanıyor

1940'LI yılların bası. 13 yasında bir çocuk, memleketi Kandıra'dan Istanbul'a dogru yürümeye baslar. Henüz dokuz yasındayken dinledigi klarnet ustası Sükrü Tunar'ın nagmeleri kulagındadır. Bir hayali vardır: Tunar gibi olmak ister. Gebze'de mola verir. Bir otelde geçirir geceyi. Ertesi gün Istanbul'a kadar gelir. Karaköy'deki 'müzisyenler kahvesi' olarak bilinen Olimpiyat Kıraathanesi'ne girer ve hayatı degisir: Louis Armstrong ile aynı sahnede caz yapar, ABD Baskanı Ronald Reagen'a konser verir, Hafız Esad'ın özel davetlisi olarak Suriye radyosunda da üfler klarnetini... Sükrü Tunar'ı dinledikten sonra, "Vaaay! Bu adam nasıl klarnet çalıyor ya?" diye kendi kendine soran, onun gibi olma hayaliyle Kandıra'dan Istanbul'a kadar yürüyen o çocuk simdi 84 yasında bir efsane. Adı da Mustafa Kandıralı. Biliyoruz, bu isim sizin için hiç yabancı degil. Çünkü Kandıralı demek, çogumuz için bayram sabahları demek, yılbası demek, klarnet demek... Geçtigimiz yıl ilk defa Edirne'de düzenlenen Klarnet Festivali, bu yıl 21-30 Eylül tarihleri arasında Istanbul'da düzenleniyor. Festivalin ilk 'yasam boyu basarı' ödülünü alacak isim de tahmin ettiginiz gibi Mustafa Kandıralı. Kandıralı, 25 Eylül'de Cemal Resit Rey'de düzenlenecek 'Ustaya Saygı' gecesinde bir konser verecek ve ödülünü alacak. Fakat Kandıralı çok heyecanlı. "35 seneden sonra ilk defa sahneye çıkacagım" diyor ve devam ediyor: "O gün orada bir doktor olması lazım. Çünkü çok heyecanlıyım. Heyecan olmazsa hiçbir sey olmaz. Benim için dua edin. Allah'ın izniyle basaracagım."

KARAKÖY'DE İSİM YAPTIM
Kandıralı'nın basarı hikayesi Karaköy'deki müzisyenler kahvesinde baslıyor. Bu kahvede birçok ünlü isimle tanısmıs Kandıralı. "Selahattin Pınar, Saadettin Kaynak, Necati Tokyay, Hakkı Derman... Hepsiyle bu kahvede tanıstım" diyor. Hatta kendisine hayaller kurduran Sükrü Tunar'ı da görmüs bir gün. Fakat Tunar, Kandıralı'yla konusmamıs. "Ben de klarnet çalıyorum ya... Bu yüzden konusmadı benimle. Klarnetçiler böyledir" diyor Kandıralı o günü hatırladıgında. Fakat hemen yanında oturan Serkan Çagrı ile göz göze gelince düzeltiyor, "Bazıları" diye. Müzisyenler arasında isim yaptıktan sonra Çifte Saraylar Gazinosu günleri baslamıs. Kandıralı "O zaman assolist Perihan Altındag Sözeri'ydi" diye anlatıyor. O günlerde de Hamiyet Yüceses, Mefaret Yıldırım, Mustafa Çaglar ve Münir Nurettin'le de tanısmıs üstad. Gazino programından sonra da Perihan Altındag ile farklı islere gitmeye devam etmisler. "10 ise giderdik. Her isten 20 lira alıyordum," diyor: "Genç yasta Mecidiyeköy'den ev, Florya'dan yazlık aldım. Diger müzisyenler kıskanırdı beni."

PARMAKLARIM KORKARDI
Mustafa Kandıralı hakkında birçok efsane var. Bunlardan birine göre ünlü cazcı Miles Davis, Kandıralı'yı dinledikten sonra Atlantic Records'un sahibi Ahmet Ertegün'e bir mesaj yollamıs. Kandıralı'ya bu olayı soruyoruz, "Bilmiyorum. Ne desem yalan olur" diye yanıtlıyor. Fakat bir plak anlasması için Ahmet Ertegün'le görüstügünü dogruluyor: "Anlasamadık Ertegün'le. Az para verdi. Bir baska sirket daha fazlasını verdi. Ben de onlar için plak doldurdum." Üstadının ABD macerası bununla sınırlı degil elbet. Ronald Reagen'a verdigi konser bir yana, Kandıralı, Louis Armstrong'la da aynı sahneyi paylasmıs: "Sen kalk Kandıra'dan gel, Armstrong'la caz yap. Caz da ezberden çalınıyor, uydurma yani... Kandıra'da kalsaydım çoban bile olamazdım. Allah yardım etti bana. O zamanlar parmaklarım benden korkardı."

HALKIN SANATÇISIYIM DEDİM
Mustafa Kandıralı, Istanbul Radyosu'ndan emekli. Simdi Tuzla'da kızı ile yasıyor. Çok güzel bir hayat yasamıs, kimsenin yapamadıklarını yapmıs. Fakat tek bir pismanlıgı var. Süleyman Demirel, Kandıralı'yı devlet sanatçısı yapmak istemis zamanında ama Kandıralı "Ben halkın sanatçısıyım" diyerek kabul etmemis bu teklifi. Kandıralı simdilerde "Ukalalık ettim" sözleriyle pismanlıgını dile getiriyor.

İstanbul bu festivalle nefes alacak
Bu yıl ikinci kez düzenlenecek Uluslararası Klarnet Festivali'nin sanat yönetmenliğini, yeni neslin dikkat çeken isimlerinden Serkan Çağrı üstleniyor. Çağrı'ya göre Mustafa Kandıralı yaşayan bir efsane. "Geçtiğimiz yıl bu ödülü vermek istemiştik ama Kandıralı'yı Edirne'ye taşımak istemedik" diyen genç klarnetçi, festivali ikinci yılında İstanbul'a getirerek hayallerini gerçeğe dönüştürdüklerini anlatıyor. Festivalin teması 'İstanbul Nefes Alıyor' olarak belirlenmiş. Serkan Çağrı "Yurtiçi ve dışından katılımcılarımızla, 21 Eylül'de festivali tüm şehre yayacağız. Her yerde müzik olacak, metroda, tramvayda, vapurda. Bu sayede biz müziği dinleyicinin ayağına getirmiş olacağız" diyor.
ARKADAŞINA GÖNDER
Kandıra'da kalsam çoban bile olamazdım
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz