X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Moda bana 'Asla yapmam' dememeyi öğretti
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Moda bana 'Asla yapmam' dememeyi öğretti

  • Giriş Tarihi: 12.10.2013

Türk erkeklerini renkli giyime alıştıran usta gazeteci Hıncal Uluç'un giysi odasına girdik, detayları inceledik. Bu odaya girince konu kadınlara da geldi. Kıyafetleri de yazıları gibi rengarenk olan Uluç'u Türk halkı çok yanlış tanımış. İşte gerçekler...

Türkiye'nin tartışmasız en renkli erkeklerinden biri olan Hıncal Uluç, yıllar içinde Türk modasına pek çok yenilik getirdi. Mordan yeşile, kırmızıdan pembeye rengarenk kazaklarıyla da spor giyimin kodlarının temelleri Uluç tarafından atıldı. Gazete binamızda çalışan yüzlerce kişi arasında, en renkli, en canlı, en heyecanlı isim kuşkusuz Hıncal Uluç'tur. Yıllarca Şamdan dergisindeki Pizzass sayfalarında şov dünyasının kadınlarına kılık-kıyafet konusunda notlar veren ve fotoğrafı çekilen her kadının "Aman bu fotoğrafları Hıncal'ın önüne koymayın" dediği usta gazeteci, bu kez moda sayfalarında konuğumuz oldu. Etiler'deki evinin bir odasını tamamen kıyafetlerine ayıran, yüzlerce gömlek, sayısız kazak ve eşarp sahibi usta, giyim kuşam konusunda çok hassas. Gardırobundaki parçaları renklerine göre ayıran Uluç, sıkı kurallarla düzenlediği gardırobunu ilk kez Pazar SABAH'a açtı. Hazır Uluç'un gizli dünyasına girmişken, bir de kadınları sorduk. Etrafında sayısız kadın görmeye alıştığımız Uluç, hakkındaki en büyük yanılgıyı ilk defa anlattı. Hepsi bu söyleşide:



- Tarzınızı tanımlamanızı istesem, tek kelimeyle nedir?
- Benim kıyafetimin temel özelliği rahat olması. Bende bağcıklı bir tane ayakkabı göremezsiniz. Bağlı bir çift ayakkabım var, onu da smokinin altına giymek için bulundururum. Mesela neden bu gömlek hep dışarıdadır? Çünkü pantolonun içine soksam 'Dışarı çıktı mı, bozuldu mu?' diye kontrol etmem gerek. Dışarıda olunca rahatım, kontrole gerek yok.

SADECE KENDİM İÇİN GİYİNİRİM

- Sizce giyiminiz sizi tanımayan birine ne anlatıyor?
- Ben hayatta hiç başkası için giyinmedim. O yüzden 'Başkaları giydiklerimle ilgili ne düşünüyor?' diye de düşünmedim.

- Kıyafetlerinizin çok renkliliği sizin tek eşli olamayacağınız, tek bir kadına bağlanamayacağınız gibi sinyaller veriyor mu?
- Bence bunları kesinlikle anlatmıyor. Sizce benim hayatımda kaç kadın oldu şimdiye kadar? Düşünün, 1957'de flört etmeye başladım. Yani 55 yıldır flört ediyorum.

- 100? 300?
- Üç! İşte Hıncal hakkındaki en büyük yanılgı bu.

- 'Üç kere âşık oldum ya da üç tane uzun ilişkim oldu' demek istiyorsunuz değil mi?
- 'Benim yatağıma üç tane kadın girdi' demek istiyorum. Ben hayatta sevmediğim insanla yatağa girmedim. Önüme geleni de sevmedim. İlk ilişkim 10, sonraki beş, en sonuncu da altı yıl sürdü. Arkadaşlık, dostluk etmek çok güzel. Yani bir kadına 'Ben seninle akşam yemeğe gitmek istiyorum' diyorsam, hakikaten onunla akşam yemeği yemek istiyorumdur. Benim öyle 'Yemeğe götüreyim de şarap içireyim de eve atayım' gibi planlarım hiç olmadı. Öyle olduğu zaman o yemeğin tadını alamazsın.

- Size çok büyük haksızlık edilmiş. Neden tam tersi sinyal verdiniz?
- Birkaç kadın bana 'Hıncal Bey siz efemine misiniz?' diye sordu. 'Nereden çıkarıyorsunuz?' dediğimde 'Beni dördüncü gece yemeğe çıkarıyorsunuz, daha bir kere evinize çağırmadınız' cevabını aldım.


BANA HEP KADINLAR TEKLİFLE GELDİ

- Bu soruyu soran kadınları çağırmadığınızı tahmin ediyorum.
- Çağırmayacağım diye bir iddiam da yok. Olursa olur. Ama benim tarafımdan öyle bir teklif hiçbir kadına gitmedi, onu söyleyeyim. Bana hep kadınlar teklifle geldi. Mesela bir kere bana 'Haydi evlenelim' dendi, onda da evlendim.

- Bu durumda üç kere mi âşık oldunuz?
- Çok âşık oldum, ama bana cevap veren üç kişiydi. Birini çekici bulmam önemli değil, onun da beni çekici bulması lazım. Biri beni iki saat vakit geçirmek için çekici bulabilir. O zaman aklımızda başka bir şey olmadan o vakti geçiririz.

- Daha çok seviliyor olmak istemez miydiniz?
- Sevilmeyi kim istemez? Ama ben hayatımdan memnunum 'Beni böyle kabul eden varsa, buyursun gelsin' dedim hep.

- Şimdi bir kadın çıksa 'Hıncal bu senin çocuğun' dese sevinir misiniz?
- Diyebilecekleri biliyorum, gerisi yalan söyler.