Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Nefes al, yavaşla ve hisset

Başkaları için yaşamayı bıraktığınız andan itibaren hafiflediğinizi, hayatın değiştiğini göreceksiniz. Anahtar kelime: Hissetmek

Şimdi derin bir nefes alın, yavaşlayın ve okurken kendinize şu soruları sorun: Ben kimim? Ben neredeyim? Ben neyim? Ben niye böyleyim? Ben nasılım? Bu soruları kendimize soralım ki önce kendimizi, ben kavramını hissedelim. Her birimiz koşturmanın, bize ait olmayan hayatların, gerekliliklerin, sahte mutlulukların, evliliklerin ya da ayrılıkların, sahte zevklerin esiri olmuş durumdayız. Hepimizin hayattan ne istediğimize dair ilk cevabı sağlık, huzur, sevgi ve mutluluk olur. Peki mutluluk ve sevilmek nasıl bir şey? Mutlu olmak için nasıl bu kadar koşturup, yoruluyoruz? Bu kadar yorulurken mutlu olabilir miyiz? Bir bebekle annesinin arasındaki ilişkiye hiç dikkatlice baktınız mı? Anne ya da babasının kucağındaki bebek, hiçbir şey yapmadan sıcacık bir sevgiyle sevilir, beslenir. Eğer bir bebek hiçbir şey yapmadığı halde sevilebiliyorsa, biz neden hiçbir şey yapmasak bile sevilmeye değer olduğumuzu fark edemiyoruz? Çünkü zamanla her şey değişirken mutluluk ve sevgi kavramımız da değişti. Başkaları için giyinir, yemek yer, spor yapar olduk. Çünkü onlar gibi olur ve onları beslersek daha çok sevileceğimizi, ilgi göreceğimizi, mutlu olacağımızı sandık. Ancak kendi benliğimizden uzaklaştıkça mutsuz ve hastalıklı olduk. Farkında olmadan güdümlenmiş hayatlar yaşıyoruz. Başkalarına ait doğrular, bağımlılıklar ve kalıplaşmış şartlanmalar, hayatın içinde başımıza gelen birçok şeyin temelini oluşturur. Düşüncelerimiz ve bakış açılarımızla yaşadığımız durumları oluşturuyoruz. Size ait olmayan şartlanmalar, bedeninizi unutmanıza ve duygularınızı kaybetmenize neden oluyor.

SAĞLAM ZİHİN ŞART
Düşünen zihinler ile yaşadıkça da hayatı ve aldığımız nefesi hissedemiyoruz. İşte tam burada hastalıklar, aşırı kilo ya da zayıf olma, antidepresanlar, kazalar, intiharlar, kavgalar, egolar su yüzeyine çıkıyor. Halbuki tabulaştırılan yaşamlardan çıkıp benliğimize dönebilsek sağlam bir kafamız ve sağlam bir vücudumuz olacak. Sağlam bir vücuda sahip olmak için, zihnimizi de sağlam tutmalıyız. Peki o halde sağlam vücudu ve sağlam kafayı nasıl yapacağız?

Sağlam kafa ve vücudun formülü
Her şeyden önce kendimizin farkına varacağız ve 'ben'i seveceğiz.
Söylenilenleri duyup dinleyeceğiz.
Önyargılarımızdan arınarak kendimizi riske atmayacak şekilde deneyeceğiz.
Cesaretli olacağız.
Kendi aklımıza güveneceğiz.
Ayşe ya da Fatma'ya göre değil de, bize göre doğru ya da yanlışı bulacağız.
"Ben ne istiyorum?", "Bu benim düşüncem mi?" diye sorgulayacağız.
Tek bir doğru ve yanlış olmadığının farkına varacağız. İşte o doğruyu ve o yanlışı kendimiz için keşfettiğimiz andan itibaren, başkalarının doğru ve yanlışlarından kurtulmuş olacağız. Çünkü o zaman kendimiz olacağız ve gerçek bizin farkına varacağız. Beyin o kadar enteresan bir organ ki bize her türlü ihtiyacımızı hem dürtüsel hem fiziksel hem de ruhsal olarak gösterir. Bedeninizi hissetmenin en kolay yollarından biri beş duyumuzu kullanmak: Koklamak, görmek, dokunmak, duymak ve tatmak. Danışanlarıma "Yediğiniz besinin ne olduğunun farkına varın. O yemeği yerken düşünceleriniz mi onu istiyor, yoksa bedeniniz mi?" diye soruyorum. Bunu kendimize sorduğumuz zaman zihinsel yeme eylemenin önüne geçeceğiz. Bu nedenle yemek yerken önce gör, kokla, dokun, tadına var ve hisset. O zaman daha kolay doyacağız ve birçok olumsuzluktan kurtulacağız.

Bayram için ipuçları
Su içmeyi unutmayın. Su bedeninizin ve ruhunuzun en önemli temizleyicisidir.
Tatlı, bir bayram geleneğidir. Tabii ki abartmadan yenebilir. Ama ısrar edildiği ve sürekli gözünüzün önünde olduğu için tatlı yiyorsanız, bu bedeninize zarar verir.
Tatlı yediğinizde yanında sütlü, kafeinsiz kahve içerek kan şekerini dengede tutabilirsiniz.
Bitki çayları içerek sindirime yardımcı olmaya çalışın.
Hareketli olun ve tatilin keyfini yürüyüş yaparak çıkarın.
Bu bayram tatilinde hastalık, kilo, kaza, sınav, ekonomik koşullar gibi sizi yoran sohbetleri yapmayın.
Sebze ve meyve tüketmeye özen gösterin.
Yemek yerken keyif alın ve hızlı yemeyin.
Yediklerinizi iyice çiğneyerek yutun.
Ağır et yemeklerinden sonra taze limon suyu sindirime yardımcı olabilir.
Uzun süre aç kalmayın.
Şekerli ve gazlı içeceklerden uzak durun.

Sevdiklerinizle beraber olun
Bayramlar sevdiklerinizle beraber olmak için önemlidir. Siz de bu bayramı sevdiklerinizle geçirin. Hatta uzun süredir görüşmediğiniz arkadaşlarınızı arayın. Kırgın olduklarınızla gönül bağını tekrar kurun. Mutlu olmak iç huzurunuzu artırır. Beyinde oluşan serotonin (mutluluk hormonu), mutluluk ve doygunluk hazzı verir. Bayramı sevdiklerinizle geçirmek serotoninin daha fazla salgılanmasını ve kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olur. Kendinizi iyi hissetmeniz, mutlu olmanın yanında sağlığınız da olumlu etkileyecektir.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Nefes al, yavaşla ve hisset
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz