X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Vücudun ve besinlerin gizli dili
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Vücudun ve besinlerin gizli dili

  • Giriş Tarihi: 26.10.2013

Canımız hamburger veya çikolata çektiğinde aslında vücudumuz bize bir şey anlatmak istiyor! Bedenin dilini çözenler kilo almaktan kurtuluyor

Bayram geçti, kurban etleri afiyetle yendi, tatlı ikramları geri çevrilemedi, aileyle, eş dostla oturulan kalabalık sofralarda tüketilenlerin ayarı biraz kaçtı... Sonuç, birkaç kilo fazla. Şimdi bu fazlalıklardan kurtulma vakti. Az yemek, bilinçli beslenmek, diyet, hatta spor yapmak iyi güzel de asıl mesele iştahı bastırabilmek. Herkes başka başka 'zararlı' besinlere özlem duyuyor. Kimi çikolataya hayır diyemiyor, kimi kahveye; kimi patates kızartması görünce dayanamıyor, kimi de makarna. Peki iştah nasıl bastırılabilir? Uzmanlar, iştahın aslında bedenin gönderdiği bir sinyal olduğunu söylüyor, yani "Şu maddeye ihtiyacım var, hemen tedarik et" komutunu veriyor, biz de saldırıyoruz yiyeceklere. İşte iştahın tercümesi...

Değişikliğe ihtiyacınız var
Patates kızartması ve hamburger: Yağlı yiyecekler yemek istememizin sebebi can sıkıntısı olabilir. Zira canımız sıkıldığında dopamin hormonu üretimi düşüyor; vücut sinyal veriyor. Dopamin üretimini tetiklemek için hayatınızda değişiklik yapın, günlük rutinlerden vazgeçin. İşe giderken, başka yol kullanmak, öğle yemeğini başka bir yerde yemek ya da yeni hobiler edinmek... Tabii sporu da unutmamak gerek. Spor yaparak dopamin seviyesini dengelemek mümkün.

Biraz rahatlayın
Cips: Sürekli bir şeyler atıştırma alışkanlığının kaynağı gerginlik olmasın sakın? Isırarak, tırtıklayarak, çiğneyerek stres atmaya çalışıyoruz. Cips yerine, fındık, fıstık, badem, kabak çekirdeği atıştırmayı deneyin. (Ama makul miktarlarda!) Bunlar magnezyum açısından zengin besinler, stres azaltıcı etkileri var. Bir başka alternatif salatalık ve havuç olabilir.

Sorun uykusuzluk ve stres olabilir
Çikolata, makarna: Karbonhidrata özlem duymamızın sebebi serotonin eksikliği. Bu gıdalar, kan şekerini yükseltiyor, insülin salgısı artıyor; serotonin benzeri triptofan beyne daha hızlı ulaşıyor, bu da kendimizi iyi hissettiriyor. Ama bu gıdalar tüketildikten hemen sonra kan şekeri düşüyor, yine acıkıyoruz. Kompleks karbonhidratlar (patates, baklagiller, kepekli hamur işleri) tercih edilmeli. Serotonin eksikliğinin bir nedeni de uykusuzluk ve stres olabiliyor. Uzmanlar yürüyüş öneriyor. Yarım saat yürümek bile üretimi tetikliyor.

Moral bozukluğunun işareti
Kremalı yiyecekler: Fransa'da yapılan bir araştırma, kadınların canlarının en az haftada bir kez pasta gibi kremalı yiyecekler çektiğini gösterdi. Bu isteğin altında yatan, çoğunlukla moral bozukluğu. Peki ne yapmalı? Bir kaşık bal çözüm olabilir. Kendinizi şımartmanız da işe yarayabilir: Müzik dinleyin, dans edin ya da sevdiklerinize sarılın.

Daha fazla özgürlük!
Gece atıştırmaları: Geceleri buzdolabında ne var ne yok süpürenler var bir de! Sorun, kontrol kaybı. Ekstrem durumlarda bu Gece Yeme Bozukluğu olarak adlandırılıyor. Geceleri atıştıranlara uzmanların önerisi: Sakince ne yemek istediğinize karar verin. Üşenmeyin, zaman ayırın ve istediğiniz yemeği hazırlayın. Amaç yemeği hazza dönüştürmek. Ayrıca öğün atlamayın ve disiplinli tavrınızdan ödün verin.

Alternatifi yeşil çay
Kahve: Sürekli kahve içenler, vücutta demiri artırmaya çalışıyor olabilir. Ağız kenarında çatlaklar, solgun ve kuru ten, bu eksikliğin belirtileri. Demir, en çok kırmızı ette bulunuyor; yeşil yapraklı sebzeler, meyve, yumurta, somon, tofu, soya, börülce, fasulye de demir yönünden zengin besinler. Uzmanların önerisi, kahve yerine yeşil çay tüketilmesi. Hem daha uzun süre enerji sağlıyor hem de mide dostu.