X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 880 şoför arasında tek kadın
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

880 şoför arasında tek kadın

  • Giriş Tarihi: 16.11.2013

İstanbul'a beş ay önce Düzce'den gelip çalışmaya başlayan tek kadın belediye otobüsü şoförü Şengül Tunç "Kadın isterse her işi yapabilir"

Onu ilk, bir akşam gazeteden çıkıp, yakınlardaki duraktan otobüse binince gördüm. İstanbul'da ilk kez bir kadın belediye otobüsü şoförüne rastlamanın şaşkınlığıyla hemen arkasındaki koltuğa oturup, otobüse binenlerin, duraklarda bekleyenlerin tepkilerini izlemeye başladım. Her gören şaşırıyor, yanındakine gösteriyor, hatta fotoğrafını çekiyordu. Beşiktaş'ta indim ama aklım onda kalmıştı. Kimdi bu kadın şoför? İstanbul'da daha çok kadın şoför görmeye alışacak mıydık? Acaba insanı delirten İstanbul trafiğinde otobüs şoförü olmayı neden istemişti? İstanbul Otobüs A.Ş bünyesinde onun gibi başka kadın şoförler de var mıydı? Şengül Tunç'un 39 yıl önce Avusturya'da başlayan, Düzce'de devam eden hayat hikayesi, son beş aydır İstanbul'da sürmeseydi, belki de onu hiç tanıyamayacaktım. İşte onun öyküsü...

AVUSTURYA'DAN DÜZCE'YE
Tunç, Avusturya'nın Hohenems şehrinde doğar ama doğduğu şehri hiç hatırlamıyor: "Babam 70'li yılların başında gitmiş Hohenems'e, krom çelik fabrikasında şefmiş. Beş kardeşiz. Ben bir buçuk yaşındayken annem beni Düzce'deki akrabalarımızın yanına getirdi. Ablam da buradaydı. Babam bir iş kazası yüzünden 1984'te ölünce, annem de kesin dönüş yapıp Düzce'ye geldi. İlkokuldan sonra okumadım. Doğduğum şehre hiç gitmedim ama inşallah bir fırsat çıkar da görürüm." Otomobil kullanmayı çok sevdiği için kendi kendine öğrenmiş. "Ehliyet alacağım" dediğinde ağabeyi inanamamış: "İki otomobilimiz vardı. Ağabeyim biriyle dolaşmaya çıkınca, ben diğerinin anahtarını alıp gizlice binerdim. 'Ehliyet alacağım' dediğimde, ağabeyim 'Yapamazsın' dedi. 18 yaşıma girer girmez baş vurdum ve hemen aldım." 28 yaşındayken şoförlük yapmaya karar verince de önce altı yıl öğrenci servisinde çalışmış. Sonra da Düzce Belediyesi'nin halk otobüslerinde üç yıl şoförlük yapmış. Evliymiş ama eşinden ayrılmış. Hayat mücadelesini "İnsan önce yaptığı işi sevecek. Başarı zaten sonra geliyor" sözleriyle özetliyor. Ama çocuk yaşta başladığı otomobil sevgisi, mesleğe dönüşünce keyif olmaktan çıkmış. Otomobilim yok ama parasını artırabilirse almak istiyor. En büyük hayali bir gün doğduğu şehir olan Hohenems'e kadar kendi kullandığı otomobille gidebilmek.

TIR BİLE KULLANABİLİRİM
Tunç, kadınların istediği her işi yapabileceğine inanıyor. Gerekirse bu uğurda TIR bile kullanmaya razı: "Sonuçta TIR kullananlar da para kazanıyor, önemli olan bu." İstanbul'da çalışmaya başladıktan sonra yolculardan hiçbir olumsuz tepki almamış. Aksine onu her gören takdir ediyormuş: "Herkes çok olumlu davranıyor. Beni görünce seviniyorlar, tebrik ediyorlar, internete koymak için fotoğrafımı çekiyorlar. Kadın yolcular 'Sen bizim gururumuzsun. Demek kadınlar da her şeyi yapabilirmiş' diyor. Bana göre kadınların yapamayacağı hiçbir iş yok. Yaşamak için paraya ihtiyacımız var. Bunun için de her işi yapabiliriz. Sanırım kadınlar belediyeye kadın şoför alınabileceğini bilmiyor. Belki benimle birlikte kadınlar da fark eder ve kadın şoför sayısı artar."

AİLEM ÖNCE KARŞI ÇIKTI
İstanbul' da belediye otobüslerinde şoförlük yapmaya karar vermesi ise hiç kolay olmamış. Ailesi başlarda karşı çıktığı için bir yıl düşünmüş ama sonra ver elini İstanbul: "Annemle ağabeyim karşı çıktı. Annem 'İstanbul zor bir şehir, orada tek başına ne yaparsın?' diye tepki gösterdi. Onları biraz üzdüm ama yapabileceğimden emindim. Bir yıl gelip gelmemek için düşündüm. Bir muhasebe yaptım. Oradaki işimle İstanbul'dakinin zahmeti aynıydı ama İstanbul'da daha çok kazanacaktım. Başvurdum, kabul edilince de altı günlük eğitimden sonra çalışmaya başladım. Ailem yapabildiğimi görünce aramız düzeldi. Düzce'de de tek kadın belediye şoförüydüm, İstanbul'da da tek oldum."

DEPREMDEN KORKUYORUM
Tecrübeli şoför Tunç'un İstanbul'da gözünü korkutansa trafik değil, deprem. Çünkü o, 1999'daki iki depremin de tanığı: "Gölcük ve Düzce depremlerini bizzat yaşadım. Düzce'de komşularımız öldü. Bizim evimiz yıkılmadı ama gördüklerim yeterdi."

Taksi şoförleri kural tanımıyor
"Küçük bir otomobille İstanbul trafiğinde hareket etmek daha berbat. Büyük araçla daha kolay dolaşıyorum. Aslında otobüslerin belirli bir şeridi var ama diğer araçlar hiç buna riayet etmiyor. Özellikle taksi şoförlerinin yüzde 99'u kural dışı hareket ediyor. Trafikte üstüme gelen erkek şoförler, aynı tepkiyi görünce sakinleşiyor. Her gün birçok kazaya tanık oluyorum. İstanbul'da bu kadar otomobil varken kaza olmaması mucize olur. Çünkü bilinçsiz şoför de acemi de çok."

KAÇAK BİNMEYE ÇALIŞAN ÇOK
"Otobüsü kullanırken bir yandan da yolcuların sorularına yanıt vermeye, arkadan kaçak binmeye çalışanlara dikkat etmeye çalışmak insanı yoruyor. Kaçak binmeye çalışanların sayısı çok. Otobüs doluysa, arka kapıları açmamı istiyorlar. Aynadan bakıyorum, bazen altı kişi biniyor ama bana tek Akbil geliyor. Kimse arka tarafa doğru ilerlemek istemiyor. Ben de böyle bir durumla karşılaşınca 'Bu otobüsün arka tarafı da aynı yere gidiyor' diye sesleniyorum. Doğrusu beni çoğu zaman trafiğin yoğunluğu değil, anlayışsız yolcular yoruyor." çalışırken
yemek YİYEMİYORUM "İstanbul'
a gelir gelmez hemen işe başladım. Beş aydır da hiç tatil yapmadım. Haftada bir gün izin yapıyorum. Yıllardır alıştım zaten, bazen 10 saat boyunca hiç yemek yemediğim bile oluyor. İstanbul'u da değişik hatlarda çalışarak tanıyorum."