X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Masalcı Beste
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Masalcı Beste

  • Giriş Tarihi: 4.1.2014

Oyuncu Beste Bereket, çocukları çok ciddiye alıyor! Bu nedenle kendisi eğitim alıp, bir çocuk kitabevinde çocuklara her ay masal anlatıcılığı yapıyor. Çocuk sahibi olmak içinse doğru kişiyi bekliyor

Şu sıralar atv'nin Doksanlar dizisinde izlediğimiz oyuncu Beste Bereket'in yaptığı enteresan bir iş daha var. Farklı yaş gruplarına masal anlatımları da yapılan Kidsnook adlı çocuk kitabevinde, her ay bir cumartesi günü masal anlatıcılığı yapıyor Bereket. Onun masallarla da çocuklarla da ilişkisi çok iyi. Anneanne ve babaannesinden masallar dinleyerek büyüyen oyuncu, çocuklarla ilgili ise "Onları bazen büyüklerden daha çok ciddiye alıyorum" diyor. Kendisiyle masal anlatıcılığını ve çocuklara bakışını konuştuk...
- Masalları hep sever miydiniz?
- Bu topraklarda doğmuş tipik bir insan olarak, anneannemden ve babaannemden masallar dinleyerek büyüdüm ben. Özellikle babaannem, acayip kara mizah anlayışı da olan bir insandır, bazen çok karanlık masallar da anlattığı ve benim salya sümük ağladığım olurdu. Ben de uzun zamandır çocuklarla ilgili bir şey yapmak istiyordum. Bir süre önce TEGEV'le bir proje yapmıştık mesela. Türkiye genelinde tiyatro temsilleri yapmıştık başka oyuncularla. Ben de o zaman Etimesgut'a gitmiştim.

"CİDDİYE ALIYORUM"
- Çocuklarla aranız iyi yani...
- Çocuklarla ilişkim büyük insanlarla olan ilişkim gibi. Çocuklara karşı, sadece çocuk olduğu için bir yükselme durumum söz konusu değil. Hatta onları çoğu zaman büyükleri aldığımdan daha fazla ciddiye alıyorum diyebilirim. Kirlenmemiş oldukları için daha net bir hissiyatları olabiliyor. Aura'larla ilgili kitaplar okuyordum. Orada şunu gördüm. Mesela bir çocuk beni seni pembe çizebilir. Çünkü o çocuk senin gerçekten sahip olduğun enerjinin, duygunun varlığını net olarak ayırt edebiliyordur. Büyüdükçe ne kadar çok yargıya sahip olursan, insanlarla ilgili objektif olma durumunu o kadar kaybediyorsun. Yani bir çocuk seni pembe görüp öyle tasvir ediyorsa bence kendini mükemmel hissedebilirsin.
- Nasıl ilişki kuruyorsunuz çocuklarla?
- Onlara hiç agucuk gugucuk diye yaklaşmıyorum. Ama bu bir teknik bilgi filan değil, hissiyatımla ilgili bir şey. O bana çok gerçek gelmiyor ve çocukların onu algıladığını düşünüyorum. Biraz kendini tanıttığın ve sohbet ettiğin zaman, gerçekten çok şaşırabileceğin şeyler söylüyor çocuklar. Özellikle bu son jenerasyon var ya, ben onları tanımlayamıyorum bile. Sanki bilgiyle doğmuş gibiler. Aileleriyle ilgili inanılmaz saptamalarda bulunuyorlar mesela. Tabii şunun da etkisi var herhalde: Ataerkil aileden, özellikle büyük şehirlerde 'çocukerkil' ailelere doğru evrilen bir durum var. Bence bir çocuğa ne söylediğinden ziyade, onu söylerken ne hissettiğin daha önemli.
- Masal anlatıcısı olma fikri nasıl ortaya çıktı?
-Bu mekan iki öğretmen kız kardeşin mekanı. Ayşegül'le bu projeden önce tanışmıştık. Ben de o sırada çocuklarla ilgili bir şey yapmayı çok istiyordum. Ayşegül de bana kendi projesinden bahsetti. Ben hep masal anlatılan kişi olmuştum aslında ama mesleki olarak buna yatkınlığım olabileceğini düşündüm.