X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Duruşumuzla muhalifiz!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Duruşumuzla muhalifiz!

  • Giriş Tarihi: 29.3.2014

Küfürlü ve cinsel içerikli karikatür çizmiyorlar. Çünkü onlara göre alışılmışın dışında bir mizah mümkün. Yedinci yaşını kutlayan mizah dergisi Cafcaf'ın çizerleriyle biraraya geldik

Türkiye'de mizah dergilerinin sayısı çok fazla olmasa da bir sadık okur kitlesinden bahsetmek mümkün. Gülerken düşündüren, olaylara eleştirel bir gözle bakan ve sorgulayan bu dergiler arasında bir tanesi var ki yaptığı mizahla diğerlerinden ayrılıyor. 60. sayısını yayınlayan Cafcaf, karikatürlerde küfre ve cinsel içerikli esprilere yer vermiyor. Dergi çalışanları kendileri gibi bir mizah yaptıklarını söylüyorlar. Yedi yıl önce mizah dünyasına adım atan Cafcaf, nisan ayıyla birlikte daha zengin bir içerik ve farklı bir formatta okurlarının karşısına çıkacak. Derginin genel yayın yönetmeni Faruk Günindi, derginin nasıl bir mizah anlayışı olduğuna ilişkin sorularımızı yanıtladı.

- Cafcaf, ne kattı mizah dünyasına?
- Başlarken uzun soluklu bir dergi olacağını düşünmüyorduk. Ama birbirinden habersiz dindar çizerler, Cafcaf sayesinde kendilerini gösterebilecek bir alan buldu. Cafcaf, kendi mizahını yapan bir merkez haline geldi. Yedi yılda 150 çizer ve yazarla çalıştık. Hem başka bir mizahın olabileceğini hem de özgür bir dergi yapılabileceğini gösterdik. Farklı görüşlerden kişiler bir arada dergide.

- Sizi diğer mizah dergilerinden farklı kılan nedir?
- Teknik olarak ayrı değiliz, ama içeriğe baktığınızda diğerlerinden özeliz. Son 20 yılda pek de alışık olunmayan bir mizah anlayışımız var. Bize uzun zaman "Küfür etmiyorsunuz, aşağılamıyorsunuz, naif çiziyorsunuz, böyle mizah mı olur? Mizah bu değil!" denildi. Mizah yaparken illa küfretmeye, insanları rencide etmeye gerek yok.

CAFCAF BİR OKUL GİBİ
- Dergide nasıl bir dil kullanıyorsunuz?
- Benzersiz bir dil kullanıyoruz. Ama bunun için kendimizi zorlamadık. Kendi aramızda başkalarının sınırlarına nasıl saygı gösteriyorsak, öyle mizah yapıyoruz. Cafcaf sofistike düşünen bir dergi, sığ bir düşünce yapısı yok. Bir esprinin iki-üç yönü oluyor. Dergide birini eleştirirken hem eleştirdiğimiz kişiyi hem de ona saygı duyanları göz önünde bulunduruyoruz, ama eleştirimiz hem doğru hem de komik oluyor. Örneğin bir arkadaşımız sahih olmayan bir hadis alimini 'hadislerle Anadolu' esprisiyle eleştirdi. Bunu Türkiye'de yapabilecek adam bulamazsınız. Tehlikeli bir mecradır din. Dinle dalga geçmeden, ince düşünüp eleştirimizi yapıyoruz.

- Usta-çırak ilişkisi var mı?
- Bir okul gibi oldu dergi. Cafcaf Mizah Okulu adıyla yeni bir çalışma da başlattık, ders veriyoruz. Cumartesileri de amatörlere 'Gelin, işlerinizi gösterin, konuşalım!' diyoruz. Usta ve çırak ilişkisi kardeşlik bağıyla sürüyor. Dergide yeni çizerler de var.

'MIŞ' GİBİ YAPMIYORUZ
Yusuf Kot - Karikatürist (Kılavuz):
"Dindarlar 28 Şubat'ta baskılandı, evlerine çekildiler. Dünyevi olandan feragat ettiler. Sonra o baskı ortamı kalktığında bir nevi sokağa çıktılar. Kendi içlerinde yaşadıkları mizahı dışa vurdular. Aslında mizah kültürümüz hep vardı, ama mizah dergiciliği kültürümüz pek yoktu. Şu an bir altyapı oluştu. 10 yıl sonra bizim gibi mizah dergileri çoğalacak. Çünkü öyle bir gençlik geliyor ki, inanılmaz zekiler ve süper işler yapacaklar. Çünkü mizah derdini anlatmak için bir dil. Biz de dünyadaki bazı akım ve fikirlere mizahımızla karşı koyuyoruz, bu duruşumuzla muhalifiz. Birçok dergi şu an Cafcaf kadar muhalif de değil. Başka fikirleri de kendimiz gibi olanları da eleştirebiliyoruz. Yeri geliyor şirketleri ya da toplumsal sorunları mizahla ele alıyoruz. İnsanı rencide etmeden, yalan söylemeden, 'mış' gibi yapmadan iyi bir mizah ve muhalefet yaptığımızı düşünüyorum. Tek bir bakış açımız yok. Çünkü birçok mizah dergisinde çizen grupların hiç bilmediği hayatları da gördük biz."

İSLAMİ MİZAH YOKTUR
Ahmet Altay - Karikatürist (Nefretim Everest, Metrobüsmen, Hesap Adamı):
" İslami mizah yoktur, mizah mizahtır! Sadece mizah yapanların hayat görüşleri farklı olabilir. Din hayatın içerisinde ne kadar varsa, mizah da o kadar var. Yaşantımda üslubuma nasıl dikkat ediyorsam, mizahta da bu böyle. Yaratıcılığımı da kısıtlamıyor bu. Amacım insanları sadece güldürmek değil, çizgiyle derdimi anlatabilmek. Dikkat ettiğim noktalar var. Sinirlendiğimde küfrediyor muyum? Evet! Ama bunu sosyal bir alanda göstermem. Gençlere hitap ettiğim için örnek olmam gerekiyor. Peygamber efendimizi ve melekleri de çizmem... Bu özgürlüğümün kısıtlandığı anlamına gelmez. Ayrıca Cafcaf ortaya çıkana kadar bu kadar çok karikatür çizen dindarın olduğunu bilmiyordum."

GENÇ KADINLARIN İLGİSİ FAZLA
Elif Büşra Doğan - Karikatürist (Bana Elif De):
"Lisede Cafcaf alırdım. Dergiye gidip çizimlerimi gösterdim ve sonra karikatürlerim yayımlanmaya başlandı. Genelde başörtülü genç bir kadının başından geçenleri, örneğin güzel sanatlar fakültesinde nelerle karşılaşabileceğini mizahla ele alıyorum. 'Müslüman genç kadınların hayata tutunma rehberi' diye küçük bir köşem de var. Erkek çizerler kadınların dünyasına fazla hakim değil, ben de genç kadınların hayatıyla ilgili konuları çiziyorum. Dindar genç kadınların mizaha, karikatüre ilgisi çok fazla... Dergide çizmek isteyen ve ders almak isteyen çok arkadaşım var. Zaten Cafcaf'ı daha çok genç kadınlar okuyor. Cafcaf'ta pozitif bir ayrımcılık da var. Genç kadın çizerler daha fazla."