X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Dekorasyon oyunları
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Dekorasyon oyunları

  • Giriş Tarihi: 12.4.2014

Dekorasyon bir yerleştirme işi değildir. Eşya seçmenin keyifli bir iş olduğunu, her evin bir ruhu olması gerektiğini unutmayın

Geçtiğimiz hafta çok yakın bir arkadaşımın kızını internette bir dekorasyon oyunu oynarken gördüm. Elinde tabletiyle kırmızı bir kanepeyi odanın köşesine yerleştirmeye çalışıyordu. Daha sonra bir yastığı döndürüp uygun açıya getirerek kanepenin üstüne yerleştirdi. Halıyı yere serdi. Lambaderi köşeye koydu. Tavan lambasını yerleştirdi. Televizyon da unutulmamıştı. Kara delik gibi salonun başköşesinde yerini aldı o da hemen. Eşyaların birbirlerine uyması bile düşünülmemişti oyunda. Yukarıda beliren objeyi mecburen seçip odaya yerleştirmekten ibaretti oyun! Tabii bittiğinde sonuç berbat oldu. Çocukcağız marifet yapmış gibi bana gösterdi. Dekorasyon dergisi yapıyor olmasam belki gülüp geçebilirdim ama birden öğreten kadın moduna geçerek çocuğun zihninde oluşan bu korkunç dekorasyon algısını değiştirmek için vaaz verirken buldum kendimi. Dekorasyonun bir yerleştirme işi olmadığını, daha rahat ve konforlu yaşamak için eşya seçmenin çok keyifli bir iş olduğunu, her evin bir ruhu olması gerektiğini anlatmaya çalıştım. Çocuk hayalet görmüş gibi bakıyordu. Annesi duruma el koyup bunun basit bir oyun olduğunu söyledi. Evet, basit bir oyun, ama çocukların ilk beş yılda zihinlerinde oluşan algılar çok önemli. Yalnızca dekorasyon değil, ev ve yaşamı ilgilendiren bütün konularda uzun uzun araştırmak gerektiğinin altının çizilmesi gerekiyor. Etrafımdaki bütün çocuklar iPad, tablet vs ile birtakım oyunlar oynuyor. Mouse'u hareket ettirip tatlısının üstüne pudra şekeri eleyenden ideal kombini yapıp mankeni giydirene kadar sanal bir şekilde çabalayan çocukları görünce dehşete kapılıyorum. Bahar gelmişken sokağa çıkıp mis gibi oksijeni içine çekmek yerine sanallığa mahkum olmak ne korkunç bir şey!

YARATICILIK ÖLÜYOR
Çocukların yaratıcılığı da ölüyor bu oyunlarla. Bir şeyi yapmadan önce onun daha önce hiç yapılmamış olduğunu düşünmek insanın ufkunu açıyor. İlk ben yapacaksam nelere ihtiyacım olur, ne yapmalıyım diye düşündüğünde insan çok daha yaratıcı olabiliyor. Aynı zamanda kalıplaştığı için gerekli olduğunu sandığımız bir sürü gereksiz ayrıntıdan da kurtulmuş oluyoruz. Kıyafet alışverişini internetten yapan insanlar da beni çok şaşırtıyor. Evet, vakitsizlik önemli bir problem ama elimle dokunmadan, giymeden, önüme arkama aynada iyice bakmadan bir kıyafet alabileceğimi düşünemiyorum. Alışverişe gitmek, benim için daima çok keyifli bir şey olmuştur. Pazardan sebze meyve seçerken de, ayakkabı, çizme denerken de, perde seçerken de mutlu oluyorum. Şeftali almak gerektiğinde nasıl bunu sanal bir marketten birinin benim için yapmasını istemiyorsam perde seçerken de dokusunu görmek, elimle dokunup hissetmek istiyorum. Yanılmak, hata yapmak, evdeki hesabın çarşıya uymaması bile güzel aslında. Çünkü hayatın içinde hepsi var. Olmadıysa, 'undo' deyip (ctrl+z) iki tuşa basıp olmamış gibi yapmak mümkün değil hayatta. Çocuklar hayatı kendilerine dayatılan sanal oyunlardaki gibi sanıyorlar. Oysa gerçekte tabanların patlayıncaya kadar dolaşmak, perdeciyle tartışmak, marangozla pazarlık etmek, tesisatçıyla lahmacun yemek var dekorasyonun içinde.

Ayın burcu: Koç
Hareketli, enerjik ve coşkulu Koç burcu, gelişmiş egosuyla dikkat çeker. Dekorasyonda sabırsızlık yüzünden hata yapabilir. Koç burcu birine ev hediyesi alacaksanız kırmızı objeleri tercih edin.

Tuvalet fırçası out!
Klozetin iç kısmındaki girintili alanlar olmasa temizliği ne kadar kolay olurdu değil mi? İnanmayacaksınız ama hayaliniz gerçekleşmiş. Vitra'nın inovatif ürünü Rim-ex'in kanalsız yapısı sayesinde tuvalet fırçası tarihe karışacak.