X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Artık zehrimi içime akıtıyorum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Artık zehrimi içime akıtıyorum

  • Giriş Tarihi: 19.4.2014

Az Zehir Az da Bal isimli bir single çıkaran Cenk Eren, zamanla olumsuz duygularını kendisine saklamayı öğrendiğini söylüyor: Artık zehrimi kendi içime akıtıyorum

Sizinle genelde bahar aylarında röportaj yapıyoruz; demek ki havalar ısınmaya başlayınca siz bir hareketleniyorsunuz...
- (Gülüyor) Aynen öyle! Kışı kış uykusunda geçirip baharda şöyle bir silkeleniyorum. İki ay önce ilk kez bu şarkıyı dinledim; çok hoşuma gitti. Sözmüzik Ravi İncigöz ve Cüneyt Tek, düzenleme Febyo Taşel, klip ise Kubilay Kasap imzası taşıyor. Baktım çok doğru insanlardan çıkmış çok güzel bir şarkı; hadi bu şarkının üzerine biraz yürüyeyim dedim.

- Bahar aylarında kiminin aşk duyguları kabarır, sizin de iş yapma isteğiniz kabarıyor...
- Aşk olsa o da kabaracak da, bulamıyoruz ki! (Gülüyor) Onu tercih ederim aslında; keşke bir aşk bulsam da aşk duygularım kabarsa. Aşkı bulsak aslında işte daha da bir kabaracağız... Ama daha dur, bahara yeni girdik; her an her şey olabilir.

AŞK ACISI ÇEKENLERE...
- Şarkıya dönersek; Az Zehir Az da Bal'da hoşunuza giden ne oldu?
- Ben genelde albümlerimde ve single'larımda slow şarkı okumayı severim. Bu şarkının sözleri de, müziği de beni çok etkiledi. Bir de ben 'Yazın hareketli şarkı, kışın slow şarkı dinlenir' sözüne inanmam. Yaz başında bir aşka başlarsın, gümbür gümbür oynayıp dans ederken pat diye bir ayrılırsın, ondan sonra dönersin slow şarkılara. (Gülüyor)

- Bu şarkı aşk acısı çekenlere mi hitap ediyor yani?
- Biraz öyle olabilir...

- İstanbul gece hayatı, eğlence deyince akla gelen ilk isimlerdensiniz. Şarkı çıkarmaya ihtiyacınız var mı artık?
- 'Ne yapacaksın şarkıyı' diyorsun yani. (Gülüyor) Doğru. Çoğu arkadaş konser verebilmek, ekstraya çıkabilmek, bir yerde sahne alabilmek için single, albüm yapmak zorunda. Bense artık iyi bir şarkı bulduğum zaman 'Hadi yapalım bunu' diyorum. Yoksa şarkı, albüm yapmasam da bir şey değişmez; ben en fazla ekstraya giden erkek şarkıcıyım. Çalıştığım kendi kulübüm, beş senedir yaz-kış dolup taşıyor. Yani yıllar sonra isteğim zaman, istediğim şarkıyı yapma lüksüm oldu. Tabii bu da çok kolay olmadı. 20-25 senem çok zor geçti; son yedi-sekiz yıldır rahatım artık.

- 'Zamanında ben de tırmaladım' diyorsunuz yani...
- Evet, tırmaladım. Bunu hiçbir zaman inkar etmiyorum. Bana hiçbir şey altın tepside sunulmadı. Her şeyle kendim mücadele ettim.

- Tırmaladığınız o yılların şimdi meyvesini yemek nasıl bir duygu?
- Çok keyifli ve tadını tam alıyorsun. Eğer zamanında tırmalamasaydım; o meyvenin tadını alamazdım, belki o meyve vücuduma ağır gelebilirdi, taşıyamazdım, yerken şaşırırdım. O nedenle sindirmek çok önemli.

- Az Zehir Az da Bal'ı sahnede söylemeye başladınız mı, nasıl tepki alıyor şarkı?
- Tepkiler çok iyi. Mesela bir gecede istek üzerine üçdört kez söylediğim oldu; bu çok önemli bir şeydir. Benim market işlerim çok meşhurdur, her yeni iş yaptığımda markete giderim ve orada nabız tutarım. Geçenlerde yine gittim ve beşaltı kişiyle konuştum. Şarkı daha bir haftalık falandı; orta yaşlı bir hanım 'Cenk Bey bal almaya mı geldiniz?' diye sordu. (Gülüyor) Mesela bu, şarkının beğenildiğine dair hoş bir göstergeydi.

- Markete nabız tutmak istediğiniz zamanlarda mı gidersiniz sadece?
- Ben hayattan kopmadım; markete de, pazara da giderim, elektrik, su faturalarımı sıraya girip kendim yatırırım. Şan şöhret gelip geçici şeyler; hayattan kopmayacaksınız. 'Ünlüyüm' deyip hayattan koparsanız, sonra çok mutsuz olursunuz.

AŞIRI BİR TİTİZLİĞİM VAR
- Beraber çalışılması zor bir insan mısınız?
- Zorum. Çok titizim çünkü. Aşırı bir titizliğim var işimde. Evimde titizliğim zaten fıkra gibi oldu. Arkadaşlarım bana oturmaya gelmiyor artık. Elimde kül tablasıyla peşlerinde geziyorum çünkü. (Gülüyor) İş anlamında da başarılı olmak için titiz olmak gerekiyor zaten.

- Bu kadar titiz ve detaycı olmak zor değil mi?
- Zor olmaz mı; kafa gidiyor. Ondan sonra koş psikiyatriste. Kazan kazan oraya yatır. (Gülüyor)

- Sizin de az bal, az zehir tarafınız var gibi geliyor bana...
- Ee var. Acaba şeker hastası mıyım; şekerim yükseldiği zaman çok sinirleniyorum çünkü. (Gülüyor) Eskiden daha çoktu, şimdi biraz daha törpüledim bazı huylarımı. Artık biraz sakin olmak lazım.

- Zehrinizi bastırıyorsunuz yani...
- Evet, artık zehrimi kendi içime akıtmaya başladım. Önceden biraz dışarıya akıtırdım. Ama bunu da kendi başıma yapmadım zaten. Muhakkak karşı taraftan bir şey görmüşümdür ki, ben de ona zehrimi akıtmışımdır. Akrep değilim, durup dururken gidip birini sokayım.

HER ŞEY HAZIR, AŞKI BEKLİYORUM
- Yeni single'la birlikte imaj değiştirmeye mi karar verdiniz?
- Evet; top sakal bıraktım, biraz saç ektirdim, uzattım. Zaten ben uzun zamandır saçımı, sakalımı boyamıyorum. Bu beyazlık hoşuma gidiyor; Richard Gere, George Clooney gibi. (Gülüyor) Kendimi böyle iyi hissediyorum.

- O zaman gelsin yeni aşklar...
- Her şey hazır! Bekliyoruz kendisini... Köşe başında bekliyorum aşkı.

- Özellikle beklediğiniz biri var mı?
- Var tabii de hiç tanımıyorum.

- Aaa platonik aşk mı?
- Evet, tanışmıyoruz hiç.

- Sizin gibi biri nasıl tanışmadan durabiliyor?
- Bir-iki adım attım ama çok sert karşılandı. Bakalım, kısmet. (Gülüyor) Benim gibi efendi, pırıl pırıl bir çocuk... Bunlar deli, kapmıyorlar beni. Vallahi beni bulmayanlar deli. (Gülüyor)

UKALA DEĞİL, ASLINDA ÇOK UTANGACIM
- Dışarıdan göründüğünüz gibi mesafeli ve ukala mısınız?
- Evet, biliyorum öyle görünüyorum ama alakası yok. Ben küçükken çok çekingen bir çocuktum, hâlâ da öyleyim. Bir sahneye çıkarım, karşımda 500 kişi olur, hiç umrum olmaz. Ama sokakta yürürken, bir yerde 10 kişi duruyorsa, onların önünden geçemem, yolumu değiştiririm. Geçmek zorundaysam da; başım ya öndedir ya da havaya bakarım. İşte insanlar benim bu utangaçlığımı ukalalık zannediyor. Ama size yemin ederim, benim utangaçlığım o.

- Psikolog buna yardımcı olamadı mı?
- Yok, olamadı buna. Sahnenin dışında, kalabalıklar önünde benim elim ayağım titriyor.

ARTIK ZORLAMAMAK LAZIM
- Önümüzdeki günler için plan-program yapıyor musunuz?
- Ben bugüne kadarki hayatımı dantel gibi ördüm. Ama bundan sonra artık plan yapmak istemiyorum. Su yatağında akarmış; ben de bu saatten sonra plan-program yapmak istemiyorum. Bir de Allah bana çok güzel şeyler nasip etti; artık çok zorlamamak lazım.