Gece'nin öteki yüzündeki Türkiye!

Giriş Tarihi: 19.7.2014

Nurgül Yeşilçay, Altın Portakal kazandığı Vicdan'ın yönetmeni Erden Kıral ile Gece filminde yeniden birlikte. Köyünden göç ettirilen Kürt bir ailenin dramını anlatan filmi, Yeşilçay ile Kıral birlikte oluşturmuş. Mert Fırat'la başrol oynayan Yeşilçay "Gece, Vicdan'dan daha iyi film olacak" diyor

Yıl 2008... Usta yönetmen Erden Kıral, Nurgül Yeşilçay'ın başrol oynadığı Vicdan'ı çekiyor. Atlayıp gidiyorum İzmir'e, sıcak mı sıcak. Çekimler Basmane'deki bir pavyonda yapılıyor. Böylece hayatımda ilk defa pavyona girmiş oluyorum... Aradan altı yıl geçti. Erden Kıral yine bir film çekiyor, Nurgül Yeşilçay yine başrolde. Ekip yine Basmane'deki bir pavyonda çekim yapıyor ve ben yine oradayım. Bu sefer filmin adı Gece. Vicdan zamanı pavyonu ararken canım çıkmıştı. Sabahın köründe pavyon arayan birinin başına ne gelirse benimkine de gelmişti. Bu sefer güya tecrübeliyim. Basmane'yi de biliyorum. Fakat Saray Night Club'ı bulmak zor oluyor! Çünkü film nedeniyle tabela değişmiş adı da olmuş Sürtük Night Club. Pavyondan içeri girince dejavu yaşamadım desem yalan olur. Kıral monitörün başında. Yeşilçay bir masada oturuyor. Duvardan duvara aynalar, kırmızı, yeşil rengarenk ışıklar... Niran Ünsal'ın Farzet parçası eşliğinde bir sahne çekiliyor. İlyas Salman, pavyon sahibi olarak kurulmuş bir masaya. Mert Fırat, barda ayakta bıçkın bir delikanlı olarak etrafı kesiyor. Sessizce izliyorum. Kıral'ın "Çok güzel, tamam" komutuyla çekim bitiyor. Üstat "Hoş geldin" diyor. Yeşilçay ise selam veriyor ve gülerek esprisini yapıyor "Yine pavyona düştük, yine sen geldin." Ben de "Acaba kötü gün dostu muyum?" diye karşılık veriyorum. İzmir sıcak, hem de çok sıcak... Ama pavyonun içi daha da sıcak. Ekip alışmış sıcağa, önlemler alınmış. Çaycı abimiz bol bol su taşıyor sahne aralarında. Yeşilçay beni uyarıyor: "Bol su iç." Kıral, 72 yaşında ama setin en enerjik insanı. Üstadın enerjisi herkesi etkiliyor. Açıkçası seti ayakta tutan iki şey var. İlki çaycının dağıttı sular. İkincisi de Erden Kıral'ın bu enerjisi. Yeni bir sahne için hazırlıklar yapılırken Kıral'a "Ekibin en genci sizsiniz galiba?" diyorum, tebessüm ediyor... Malum akranları havlu atsa da o film çekmeye devam ediyor. Kıral "Kızımın dinlediği müzikleri dinliyor, izlediği filmleri izliyorum. Yani genç kalmaya çaba gösteriyorum. Toplumla birlikte sinema da değişti, buna ayak uydurmaya çalışıyorum" diyor. "İşte gençliğin sırrı" diyorum kendi kendime...

RÜYA TAKIMI İŞBAŞINDA
Gece
, yazar Hasan Özkılıç'a Orhan Kemal Roman Armağanı kazandıran Zahit romanının sinema uyarlaması. 90'larda köyleri boşaltıldığı için İzmir'e göç etmek zorunda kalan bir Kürt ailenin parçalanış öyküsünü anlatıyor. Kıral "Çağdaş bir yaprak dökümü. Aile fertlerinden kimi bu büyükşehir cangılında kayboluyor, kimi cezaevine düşüyor, Nurgül'ün oynadığı Süsen ise konsomatris olduğu için eve dönemiyor... Çok trajik bir hikaye. Ön planda ise Süsen ile Mert Fırat'ın oynadığı Yusuf'un aşkı var. Birbirinden kopamayan ama yavaş yavaş birbirini tüketen bir aşk onların ki. Büyük soru da şu: Mutlu olmadan sevmek ne demektir? Varoşu anlatıyorum, karanlık bir dünya. Ama bu dünyanın içinde de renkler var. Ekibe bir Brezilya filmi çekiyoruz diyorum. Canlı renkleri, canlı müzikleri kullanıyorum. Bakalım bir Brezilya filmi mi yoksa Türk filmi mi olacak hep birlikte göreceğiz" diyor. "Pozitif bir hava var sette?" diyorum Kıral'a "Kendimi çok vererek çektiğim bir film Gece" diyor usta yönetmen ve devam ediyor "Burada bir rüya takımı kuruldu. Nurgül Yeşilçay, Mert Fırat, İlyas Salman, Vildan Atasever, Ayça Damgacı, Hakan Karahan, Hakan Yufkacıgil, Nur Sürer. Görüntü yönetmeni de tarzını çok sevdiğim Feza Çaldıran. Kimi dizi tekliflerini bıraktı, kimi film tekliflerini bırakıp, bana inanıp geldiler, sağ olsunlar. Bu takımla bir anlamda uçuyorum."

ARKADAŞINA GÖNDER
Gece'nin öteki yüzündeki Türkiye!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz